Takvimler 2 Temmuz 1993’ü gösterdiğinde, bu toprakların hafızasına kapkaranlık, silinmez bir leke kazındı. Sivas’ta, Madımak Oteli’nin etrafını saran nefret, sadece orada bulunan canları değil; bu ülkenin bir arada yaşama umudunu, hoşgörüsünü ve en acısı da insanlığını hedef aldı.
Tam 33 yıl geçti. Dile kolay, çeyrek asrı aşan bir zaman... Ancak geçen yıllar, ne yükselen dumanların genizleri yakan kokusunu unutturabildi ne de o otelin pencerelerinden çaresizce dışarıyı izleyen gözlerin acısını dindirebildi.
Bu Acının Sağı, Solu, Meclisi Yok…
Madımak’ta yaşanan trajediye dair hâlâ en büyük yanılgımız, bu acıyı siyasi kamplaşmaların, ideolojik sınırların veya mezhepsel kimliklerin arkasına gizlemeye çalışmaktır. Net olalım: Bu dramın sağı ya da solu yoktur.
O gün o otelde yakılanlar sadece Aleviler, şairler, yazarlar, gencecik çocuklar değildi; orada yakılan, bu toprakların ta kendisiydi. Dolayısıyla, Madımak’ı anmak, o gün yaşanan vahşete karşı ses çıkarmak için Alevi olmaya gerek yok. Sadece ve sadece insan olmak yeterli.
"İnsan insan derler idi, insan nedir şimdi bildim..." diyordu Muhlis Akarsu. O gün Sivas’ta can veren o güzel insan, sanki yıllar öncesinden o karanlık günü ve insanlığın uğradığı bozgunu tarif etmişti.
Unutmak, Katliama Ortak Olmaktır!
Katliamın yıl dönümlerinde adalet arayışının hâlâ sürdüğü, vicdanların tam anlamıyla rahatlamadığı bir iklimde yaşıyoruz. Bir toplumun olgunluğu, geçmişindeki karanlık sayfalarla ne kadar yüzleşebildiğiyle ölçülür. Madımak’ı unutmak, unutturmaya çalışmak ya da "ama"lı, "fakat"lı cümlelerle o vahşeti hafifletmeye yeltenmek, insanlık suçuna ortak olmaktan farksızdır.
Bir daha asla böyle bir karanlığın bu toprakları esir alamaması için, o yangını çıkaran zihniyete karşı her zaman amasız ve fakatsız bir şekilde dimdik durmak zorundayız.
Bugün 2 Temmuz…
Yüreğinde insan sevgisi taşıyan, adalete ve barışa inanan her bir ferdin yas günüdür. Madımak Oteli'nde hayatını kaybeden 33 canımızı ve onlarla birlikte can veren insanlığımızı saygı, özlem ve dinmeyen bir hüzünle anıyorum.
Işıklar içinde uyusunlar. Devirleri daim olsun.