GÖRÜNMEYEN KAHRAMANLARIN ONUR GÜNÜ
Devletin en temel görevlerinden biri adaleti tesis etmek ve toplumsal düzeni korumaktır. Bu görevin büyük bir sorumluluk gerektiren, ancak kamuoyunda çoğu zaman görünmeyen en kritik halkasını ise ceza infaz kurumlarında görev yapan personel yerine getirmektedir. Her yıl 6 Haziran’da kutlanan Ceza İnfaz Personeli “Onur” Günü, işte bu fedakâr insanların emeklerini hatırlamak, parmaklıkların ardındaki sessiz mücadeleyi takdir etmek için önemli bir fırsattır.
Gözden de gönülden de uzak tutulmaya çalışılan ceza infaz kurumları; toplumun derin yaralarının, trajedilerinin ve suçun rehabilite edilmeye çalışıldığı kapalı kutulardır. İşte o kutunun içinde, sadece dört duvarı korumakla kalmayıp, toplumsal barışı sağlayan binlerce infaz koruma memuru, müdür, sosyolog, psikolog ve idari personel görev yapıyor. Gece gündüz, bayram seyran demeden; ailelerinden, sosyal hayatlarından ve kişisel zamanlarından fedakârlık ederek çalışan bu insanlar, adaletin infaz aşamasını sessizce ve büyük bir disiplinle yürütüyorlar.
Güvenlik Duvarlarının Ötesinde Bir İnsan Kazanma Mücadelesi
Bir infaz koruma memurunun mesaisi, sadece bir anahtar sesiyle kapıları açıp kapatmaktan ibaret değildir. Sürekli yüksek stres altında geçirilen saatler, sadece fiziksel değil, muazzam bir psikolojik direnç gerektirir. Onlar, yeri geldiğinde bir öğretmen, yeri geldiğinde bir dert ortağı, yeri geldiğinde ise düzeni sağlayan çelikten bir irade olmak zorundadırlar.
Bugün ceza infaz kurumları, modern infaz anlayışıyla birlikte sadece birer "ceza çekme" yeri olmaktan çıkıp, insanların yeniden topluma kazandırıldığı birer eğitim ve rehabilitasyon merkezine dönüşmüştür. Bu dönüşümün mimarları ise yine infaz personelidir. Bir mahkumun meslek öğrenmesinde, eğitimini tamamlamasında ve nihayetinde topluma uyumlu bir birey olarak geri dönmesinde en büyük pay, onların sabrına, insan ilişkilerine ve mesleki birikimine aittir.
"Adalet sadece mahkeme salonlarında tecelli etmez; asıl adalet, suçlunun topluma kazandırılması sürecinde, o soğuk koridorlarda inşa edilir. Bir toplumun huzuru, kararların hukuka uygun ve insan onuruna yakışır şekilde uygulanmasıyla mümkündür."
Hak Edilen Saygı ve Minnet
6 Haziran, sadece bir takvim yaprağı veya kuru bir kutlama günü olmamalıdır. Bu anlamlı gün; ceza infaz personelinin çalışma şartlarının iyileştirilmesi, özlük haklarının ve toplum gözündeki statülerinin hak ettikleri seviyeye çıkarılması için güçlü bir farkındalık vesilesi olmalıdır. Onlar, adaletin "kesen" kılıcı değil, "iyileştiren" elidir.
Bu vesileyle, ülkemizin dört bir yanında görev yapan tüm ceza infaz personelinin 6 Haziran Onur Günü’nü yürekten kutluyorum. Görevleri başında hayatını kaybeden meslek şehitlerimizi rahmetle, emekliye ayrılan personeli minnetle anıyorum.
Toplum olarak arkamızı döndüğümüz o kapıların ardında, bizim huzurumuz için nöbet tutan tüm personele minnet borçluyuz. Çünkü adaletin kapıları yalnızca mahkemelerde açılmaz; o kapılar ceza infaz kurumlarında fedakarlıkla ayakta tutulur. İyi ki varsınız.