Turan Gazetesi ekonomi yazarı Veysel Arpaca’nın “Metal Enflasyonu” analizinde dikkat çektiği küresel metal fiyatlarındaki yükseliş ve enflasyon bağlantısı, Türkiye’nin maden borsası adımıyla yeni bir boyut kazandı.

Turan Gazetesi ekonomi yazarı Veysel Arpaca, “Metal Enflasyonu” başlıklı yazısında altın, gümüş ve bakır fiyatlarındaki küresel artışın yalnızca piyasa hareketi olmadığını; bunun doğrudan üretim maliyetleri ve tüketici fiyatları üzerinde baskı oluşturabilecek yapısal bir sürece işaret ettiğini ortaya koydu.

Arpaca analizinde altının daha çok güvenli liman ve enflasyon beklentisi göstergesi olarak öne çıktığını, gümüşün hem yatırım hem de sanayi metali olması nedeniyle çift yönlü talep gördüğünü vurguladı. Ancak asıl dikkat çektiği nokta bakır oldu. Sanayinin temel girdilerinden biri olan bakırdaki yükselişin, enerji dönüşümü, elektrikli araçlar, veri merkezleri ve altyapı yatırımları nedeniyle kalıcı bir talep baskısı oluşturduğunu belirten Arpaca, bunun maliyet enflasyonunu tetikleyebileceğini ifade etti.

Yazıda metallerin artık sadece yatırım aracı değil, ekonomik güç ve stratejik politika unsuru haline geldiği değerlendirmesi yapılırken, fiyatlama mekanizmalarının ülkeler açısından kritik önem taşıdığına dikkat çekildi.

Bu analizden kısa süre sonra Anadolu Ajansı tarafından servis edilen haberde Türkiye’nin bu yıl maden borsası kurulması için düğmeye bastığı duyuruldu. Haberde, Mehmet Yılmaz maden borsasının fiyat şeffaflığı sağlayacağını, referans fiyat oluşumuna katkı sunacağını ve sektörün finansman imkanlarını genişleteceğini belirtti.

Kurulması planlanan yapının Enerji Piyasaları İşletme AŞ koordinasyonunda ve Sermaye Piyasası Kurulu düzenleyici çerçevesinde şekilleneceği, merkez olarak ise İstanbul Finans Merkezi’nin öne çıktığı ifade edildi.

Küresel metal fiyatlarının tarihi seviyelere ulaştığı bir dönemde gelen bu adım, Arpaca’nın analizinde işaret ettiği stratejik metal vurgusunun ekonomi politikalarında da karşılık bulmaya başladığı şeklinde değerlendiriliyor.