Anadolu’nun Türkleşmesi ve İslamlaşması sürecinde önemli rol oynayan Artuklu hükümdarı Behramoğlu Belek Gazi, şehadetinin yıl dönümünde rahmet ve minnetle anıldı.
Türk tarihinin dönüm noktalarından biri olan Anadolu’nun vatan haline gelme sürecinde, 11. yüzyıldan itibaren Türk beyleri bölgenin dört bir yanında mücadele vererek kalıcı bir hâkimiyet kurdu. Bu süreçte yalnızca fetihlerle yetinmeyen Türk komutanlar, ele geçirdikleri toprakları mamur hale getirerek kendilerinden sonra gelen Türk boylarına yaşam alanları oluşturdu.
Selçuklu hükümdarı Sultan Alparslan’ın komutanlarından Artuk Bey’in torunu olan Belek Gazi de bu mücadelenin öne çıkan isimlerinden biri oldu. Belek Gazi, 1115 yılında Harput’u fethetmeden önce Anadolu Selçuklu Sultanı I. Kılıçarslan’ın oğlu Tuğrul Aslan’ın atabeyliğini yaparak Yukarı Fırat Bölgesi’nde hâkimiyet sağladı. Harput’ta Türk hâkimiyetini tesis eden Belek Gazi, amcası İlgazi ile birlikte Suriye’ye seferler düzenleyerek Haçlı ilerleyişine karşı önemli başarılar elde etti.
Bu mücadeleler sırasında Haçlıların Urfa Kontu Joselin ve Birecik Senyörü Galeran, Belek Gazi tarafından esir alındı. Uzun yıllar Haçlılarla savaşan Belek Gazi, 5 Mayıs 1124 tarihinde Menbiç yakınlarında Haçlı ordusuna karşı önemli bir zafer kazandı.
Zaferin ardından Sur’a yardım etmek üzere harekete geçen Belek Gazi, Menbiç Kalesi’ni kuşattığı sırada 6 Mayıs 1124 tarihinde kaleden atılan bir ok sonucu şehit düştü. Suriye topraklarında defnedilen Belek Gazi, Türk-İslam tarihinin önemli komutanları arasında yer almaya devam ediyor.
Belek Gazi’nin, Anadolu’nun Türkleşmesi ve İslamlaşmasındaki katkıları ile Haçlılara karşı verdiği mücadele, aradan geçen yaklaşık bin yıla rağmen hafızalardaki yerini koruyor. Özellikle Harput ve Elazığ bölgesiyle özdeşleşen Belek Gazi’nin hatırası, bölge halkı tarafından yaşatılmaya devam ediyor.