FÜ ÖĞRENCİLERİ HİPODROMDA KONSER VERECEK... FÜ ÖĞRENCİLERİ HİPODROMDA KONSER VERECEK...

Birçok özellikleriyle birbirine benzeyen Harput ve Halep, Belekgazi’nin bu bölgede hakimiyetiyle de aynı kaderi yaşıyor. Bugün Harput Fatihi Belekgazi'nin mezarı da Halep şehrinde bulunmaktadır. 

UNESCO, Tarihi Harput şehrine en çok benzeyen şehrin Halep olduğunu kaydetti. UNESCO’nun resmi internet sitesinde yayınlanan yazıda, iki şehrin birbirine benzeyen kriterlerinden bahsedildi. Yazıda şunlar kaydedildi: “Suriye'nin iki büyük şehrinden biri olan Halep, Anadolu'dan Mezopotamya'ya, Akdeniz'den İran'a uzanan ana yolların kavşağında kurulmuştur. Coğrafi konumu nedeniyle Halep kervanlarının uğrak noktalarından biri olmuş ve tarih boyunca birçok devletin işgaline de uğramıştır. Benzer bir durum ise Harput'ta yaşamaktadır.

Ş L K U Y R S X C V BHarput'un coğrafi zenginliği ve korunaklı yüksek konumu nedeniyle birçok devletin ilgi odağı olmuş ve önemli kervan yollarının uğrak noktası haline gelmiştir. Harput'un Osmanlı hakimiyetine girişi 1514 yılında Yavuz Sultan Selim Çaldıran'ın seferi ile gerçekleşmiş ve bu hakimiyet sonrasında şehir büyük bir gelişme göstermiştir. Halep'te Yavuz Sultan Selim, 1516'da Merc-i Dâbik savaşını kazandıktan sonra Memlüklerden Osmanlı idaresine geçti. Osmanlı hakimiyetiyle birlikte şehrin geçmişinde yaşanmamış büyük bir gelişim döngüsü başlamış ve bu dönem birçok açıdan Halep tarihinin en parlak dönemini oluşturmuştur. Halep Kalesi çevresinde de benzer bir hendek sistemi Harput Kalesi çevresinde bulunmaktadır. Harput Kalesi de Halep Kalesi gibi bir sur sistemine sahip olup, bu sur etrafında demografik duruma göre uygun mahalleler oluşturulmuştur. Halep'in iç kesimlerine ait camiler, su sarnıçları, zindanlar, evler, işlikler, saray kalıntıları da Harput Kalesi'nde bulunmaktadır. Harput, XIX. yüzyılda aynı zamanda bir kültür ve ticaret merkezidir. Tıpkı eski Halep Şehri gibi. XIX. yüzyılda Müslümanların büyük bir kısmını oluşturduğu dönemde Harput'ta olduğu gibi Halep de farklı inançlara sahip insanlarla hoşgörü içinde yaşamıştır. Harput'ta kurulan Amerikan, Fransız ve Alman Kolejleri ile aynı faaliyetleri yürüten benzer kolejler Halep şehrinde bulunmakta ve eğitimde ön sıralarda yer almaktadır. Harput, Anadolu döneminin önemli ticaret merkezlerinden biriydi ve ünlü ipek kumaşlar uluslararası ticarette önemli bir rol oynuyordu. Bu durum Halep'te de benzer. Halep'te ticari merkez olarak bulunduğu coğrafyada önemli bir yere sahip olduğu ve ticaret akışına yön verdiği biliniyor. 

Harput ile Halep sivil mimari açısından da benzerlikler göstermektedir. Geleneksel Halep evleri, benzer geleneksel Harput evlerinde de görülen, sokaktan yüksek taş duvarlarla ayrılan iç avlu çevresinde yer almaktadır. Halep batıda Adana İli ve Akdeniz, güneyde Beyrut ve Suriye, kuzeyde Diyarbakır, kuzeyde Elazığ ve Sivas ile çevrili olup coğrafi açıdan Harput'a yakınlığı iki komşu coğrafyadır belki de Harput'tur. Fatih Belekgazi'nin Halep'e kadar olan bölgenin egemenliğine bağlanması mümkündür. 1123 yılında Belek Gazi'nin Halep'i kale alarak buraya güçlü bir garnizon yerleştirdiği bilinmektedir. Bugün Belekgazi'nin mezarı da Halep şehrinde bulunmaktadır. Harput, kentte barındırdığı camiler, kiliseler, tarihi çeşmeler, iç kaleler ile karmaşık bir bütünlük sağlarken, eski Halep kenti için de benzer bir durum söz konusu. Ne yazık ki Halep'teki bu karmaşık yapı, Suriye'deki iç savaş sonucunda büyük yıkıma uğrayan terkedilmiş bir şehre dönüştüğü için tarih boyunca canlılığını kaybetmiştir. Pek çok açıdan benzerliklere sahip olan Harput, belki de korunabilen farklı coğrafyalarda da benzer şekilde orijinal yapısını sürdürebilir.” 

Editör: İzzet TUMAY