BİR GARİP BEDO

SEBZE FİYATLARI

​Zenginliğin belirtisi olarak diyiler ya; "Harput’a gidek bi kebap yiyek, pirzola yiyek, üstüne de falan kafede bi demlik çay içek." Artık bu tür hava atmalar tarih oldu. Bundan sonra artık yeni hava atma şekli; pazardan iki kilo dometes, 1,5 kilo biber, 5 tane yumurta alıp menemen yapıp yemek yeni hava atma şekli oldu. Biber, domates, yumurta fiyatları resmen uçmuş gardaş. Allah vere yerli ürünler erken çıka da ağız tadıyla bi menemen yapak yiyek.
​Şimdi, Kanal Fırat'ın Genel Yayın Yönetmeni Zeki Akbıyık aniden çıkıp gelse, "Abicim senin bize güveçte menemen sözün vardı, hadi yap yiyek," derse ben ne halt edecem? Zamanında sözümü tutsadım, fiyatlar uçmadan önce bu işi halletsedim, ucuz bir şekilde sözümde durmuş olurdum.
​Zeki Bey, bugünlerde tahsilata gelmeyesin; kaç senedir beklemişsin, hele birkaç ay daha sabret. Ben civciv alam, onlar tavuk çıksın, yumurtlamaya başlasınlar; dometes biber sediri de ekem yerli sebze çıksın; aldığım dana da büyüsün, süt versin, tereyağı yapam; bahçedeki çalı çırpıyı da toplayıp ateş yakam, sonra da size söz verdiğim güveçte menemeni yapıp ikram edem gardaş. Yalnız biraz bekletecem daha, kusura bakma.

****

HIZLI TREN

​Birkaç arkadaşla oturup sohbet ettiğimiz bir gün konu gelip hızlı trene dayanmıştı. Hızlı tren gelir diyen de oldu, zor gelir diyen de oldu, "Benim ömrüm yetmez göremem," diyen de oldu. Hatta biri de; "Gardaş biz Fırat Nehri'nin üstüne üst üste üç tane köprü bile yapmışız, hızlı tren ne ki? Göz açıp kapayana kadar sekiz on sene geçer ve hızlı tren gelir, görürüz," dedi. Konu trenler olunca benim de aklıma geçmişte yaşadığım trenle ilgili espirili bir olay geldi. Anlatam da biraz gülün.
​Dükkan komşumuz, arkadaşımız Fethi Ahmet Uç bir gün babamın yanına gelip; "Hamdi abe, Hamdi abe; senin oğlun Memet eliyle bahan böle böle yapi," demişti. Hareket de şu: Güya gardaşım elini sağa sola hızlı hızlı hareket ettirerek, herkesin çok iyi tahmin ettiği bir el hareketini Fethi'ye yapimiş.
​Babamı yakından tanıyanlar, onun ne kadar hazır cevap ve nüktedan biri olduğunu bilirler. İşte Fethi Ahmet'in gösterdiği o el hareketine babam; "Oğlum sen yanlış anlamışsın, bizim Memet sahan lokomotifin tekerlerinin nasıl hareket ettiğini göstermiş," diye cevap vermişti. Fethi gardaşla ne zaman bir araya gelip muhabbet etsek bu olayı anlatır. Tren mevzusu olunca benim de aklıma ilk bu olay geldi işte. Cenab-ı Allah bize sekiz on sene daha yaşama fırsatı verirse, zaman hızlı tren gibi hızla gelir geçer ve hızlı treni de görürüz.

****

ADIM ADIM KANYONLAR

​Bu şehirde Karayolları ve Köy Hizmetleri bölge müdürlükleri var, değil mi? Acaba ne iş yapiler, bilmim ki. Hani "akıllı kavşak işleriyle uğraşiler " falan deseler, derim ki işleri çok.Peki bu aralar şehirde akıllı kavşak işleri var mı? Benim bildiğim yok.
​Elazığ'a turizmde patlama yaptıracak Saklıkapı ve Kara Leylek kanyonu yolunun tahminen 5-6 kilometrelik son kısmını niye asfalt yapmiler? Çok mu zor acaba? Kimse kusura bakmasın ama bu bölge müdürlüklerinin şehrimize pek katkısı yok gibi. Valla şu kanyonlara asfalt yol işi bir an önce halledilmezse; geçmişte turistleri kanyonlara götüren traktörcü köylüyü mumla ararız.
​Bazen de diyim ki o traktörcü köylü bir "halk kahramanıymış" da yetkililer boşu boşuna o adama kızmışlar ve ceza kesmişler. Turizme hizmet edimiş de bizim haberimiz yokmuş. Traktörcü gardaş, seni bize yanlış anlatmışlar. Aslında sen bir "turizm kahramanı" olmuşsun ama biz ayıkmamışız. Keşke hep orada dursan; yağmurlu havalarda yerli ve yabancı turistleri taşısan ne hoş olurdu. İnan ki Kara Leylek Kanyonu'na gittiğimiz ve saatlerce yürüdüğümüz gün seni orada görseydik alnından öperdik. Gerçekten orada bir traktörü mumla aradık.
​Not: Geçen pazar Kara Leylek Kanyonu'na zor bela giderken yolumuzu yoldaki yön levhalarına bakarak bulduk. Levhalar nereyi göstermişse o yolu takip ettik. Hani sonra birileri kalkıp demesin; "Gardaş siz yanlış yoldan gitmişsiniz."