BİR GARİP BEDO

​ACABA KİMİ SEÇİK

​Çok önceki yıllarda seçim zamanlarında ekranların karşısına geçer, herhangi bir yerden aday olanların konuşmalarını, fikirlerini, yapacaklarını, üslubuyla tartışmalarını izler ve bunun neticesinde başarılı gördüğümüz, beğendiğimiz adaya oy verirdik. Bu adet zamanla kayboldu gitti. Kimse kimseyle karşı karşıya gelmek istemi, halkın karşısında rakibiyle ekranlarda konuşmak istemi. Böyle olunca da biz hakkında hiçbir fikir sahibi olmadığımız kişilerin boyuna posuna bakarak tercihler yapmaya başladık.

​Benim bu konuyu yazma sebebim şehrimizdeki bazı gelişmelerden dolayı. Mesela şimdiye kadar hiçbir milletvekili, başkan adayını adaylık sürecinde veya seçildikten sonra bile herhangi bir programda ekranlarda yan yana bir konuyu tartışıp konuşurken görmedim. Ayrı ayrı çıkıp imalı imalı, üstü kapalı, dolaylı yollardan konuşmaya çalışiler. Bir gün biri çıkıp bişeler ima edi, öbür gün biri çıki cevap veri. Yav niye bizi merakta bırakisiz? Sonra da düşün babam düşün. Acaba bu ne demek istedi? Olayın başı ne, sonu ne, nerden çıktı bu mevzu diye meraktan çatlik.

​Gelelim bu mevzunun yereldeki başka bir boyutuna. Malum şehrimizde belli yıllarda oda seçimleri de yapılmakta. Adaylar aylar önceden adaylıklarını açıklıler ve sahaya iniler. İçlerinde tekrar aday olan ve yeni aday olanlar oli. Mevcut başkanları iyi kötü bilik, tanik. Zira konumundan dolayı sık sık ekranlarda filan gördüğümüz için. Ekranlarda diyim çünkü kazanan adayı seçildikten sonra yakınımızda pek görmediğimiz için ve sadece ekranlarda filan gördüğümüz için. Neyse, dedikodu yapıp başızı ağrıtmayam.
​Diyeceğim şu: Oda seçimleri filan olduğu zaman niye adaylar siyasilerin aksine, hep beraber ekranlara çıkmiler? Karşılıklı oturup memleketin sorunlarını konişmiler, yapacaklarını niye anlatmiler? Anlatırken niye birbirlerinin fikirlerinden faydalanmiler, niye güzel bir programda birbirlerine üstünlük kurmaya ve oy vereceklere "Görisiz işte en iyi benim, beni tercih edin." babında bir davranışta bulunup üçü beşi bir arada bize kendilerini izlettirip "kutsal oylarımıza" talip olmiler?
​Hem bunda çekinecek ne var? Çıkın hep beraber ekranlara karşımıza, biz de sizleri izleyelim ve "Hah, işte bizi en iyi temsil edecek aday bu." diye tercihimizi yapıp seçim günü sandığa gidip, kimse kime oy verdiğimizi görmeden seçimimizi yapalım.

Seçim sonu "Sen bana oy verdin, vermedin." tartışmaları olmadan da beğendiğimiz adayı seçelim.
​Ne dersiz en yakın zamanda yapılacak olan ETSO seçimlerinin adayları? Varmısız ekranlarda hepiniz birden karşımıza çıkıp bize kendinizi göstermeye? En iyi olduğunuzu ispat edip oyumuza talip olmaya? Hangi kanal yayınlarsa reyting rekoru kırar, bilesiz.

*****

ELAZIĞ DA YAZ ETKİNLİKLERİMİZ

​Elazığ'da yazın gelmesiyle başlayan etkinliklerimiz:

Mığıda sünnet, hoşta düğün. Bilmim ki hangisine gidek.

Bahçe bizden, bohça sizden.

Çağırırlarsa gitmeyek, çağırmazlarsa küsek.

​Perçençe dut, Mıllaköy'e kavun, Harput'a kiraz yemeye gidek.

​Göle gidek çimek.

​Bahar temizliği yapak.

​Cip Barajı'na mangala gidek.

​Yılan videosu çekek.

​Sünnet şöleni yapak.

​Cam terastan Elazığ'ı seyredek.

​Buzluk Mağarası'na serinlemeye gidek.

​Hüseynik'ten Telgrafçı Akif'in yolundan Harput'a çıkak.

​Alt geçitlerde, ışıklarda durup, arabalardan inip halay çekek.

Kapalı çarşıdan taze peynir alıp basak.

Taze peynir alıp bi peynirli ekmek yapak.

Hele gidek bi fişne dondurması yiyek.

Karaçor, keban biberi alıp, tel kebabı yapak.

Işkın alak, ışkınlı yumurta yapak...