BİR GARİP BEDO

ESKİLER İYİ TANIR, YENİLER ÖRNEK ALIR

​Günlerdir şehirde bir mevzu konuşulup duri. Bir iş adamı kendisiyle yapılan röportajda "Benim tanımadığım Elazığlı değildir, beni tanımayan da Elazığlı değildir." demiş.
​Şimdi burda şair ne demek istemiş? Valla gardaş, bir haftadır yazim, çizim, okim, uzmanlara sorim ve hâlâ daha çözemedim. Yani gardaş, bunu daha kısa ve net anlatamaz mıydın?
​Bu cümleyi duyunca benim aklıma kamyonların arkasına yazılan "Eskiler iyi tanır, yeniler örnek alır." sözü geldi. Ne bilem işte, ne alaka ise aklıma bu söz geldi. Herhalde tanıyıp tanınmamadan hareketle bende böyle bir çağrışım yaptı.

Neyse işte, iş adamının söylediği o cümleyi evirdim, çevirdim, düz okudum, tersten okudum, içler dışlar çarpımı yaptım, topladım, böldüm, çıkardım ama tövbe bişe anladıysam. Onun için bir de size soram dedim: Şair burda ne demek istemiş?
​Bence sözün sahibi iş adamımız; sanatın ve sanatçının, sporun ve sporcunun dostu, çok da bonkör olan Veysel Demirci Bey mizah yapmış gibi. Mizah yapmış gibi ama ne demek istediğini doğru ifade edemimiş herhalde. Kalksın bir açıklama yapsın ve desin ki: "Gardaş, ben bunu anlatmak istemiştim ama yanlış bir mizah dili kullandığım için doğru ifade edememişim." Eğer mizahi bir ifadeyse mizah dilinin çok iyi kullanılması lazım.

​Gelelim bizim Elazığlı meşhur iş adamımız Veysel Demirci Bey'le ilgili başka bir mevzuya.
​Veysel Bey, beni tanırsın veya tanımazsın; onu bilemem. Geçenlerde siz "Tekin'le Muhabbet" programına konuk olmuştunuz ya, ben bu programın müdavimi olarak ekran karşısındaydım ve sizi de bu vesileyle izleme imkanım oldu. Sonuna kadar da izledim. Tekin gardaş sık sık mikrofonu size uzattı ve size türkü söyletti. Valla Tekin pek de iyi etmedi zira sesiniz hiç hoş değildi. Bence çıktığınız programlar müzik programı bile olsa türkü söylemeyin.
​Ben de ara sıra bazı programlara katilim ama bana da türkü söyletmeye kalksalar söylemem çünkü sesim çok kötü. İyi bir izleyiciyim ve iyi alkış çalim. Nerde bir türkü, müzik duysam, kalabalık bir yerse sadece alkış çalim. Ha, bazı dost meclislerinde ise ufaktan bişeler söylemeye çalışim ama meclis haricinde kimse duymi, bilmi.

*****

VASİYET

​Hani şu bilbordlara "Benim sevdam Elazığ" diye yazan milletvekilimiz Sn. Gürsel Erol var ya... Geçenlerde bir gazeteye verdiği röportajında ne demiş bilisiz? Ahan da yazim: "Çocuklarıma; benim mezarım Harput'ta olacak, bir tarafı Munzur Dağı'nı görecek, bir tarafı Hazar Baba Dağı'nı görecek demiş."
​Yani vasiyetini yapmış. Tamam da Sn. Vekilim, Harput'ta böyle manzaralı mezar yer mi kaldı? Ha, siz önceden almışsaz onu bilemeyiz. Bir de böyle ölüm, vasiyet konuşmaları olduğu zaman benim aklıma hep Kemal Sunal ile Şener Şen'in oynadığı bir film geli. Filmde Kemal Sunal öli ve Şener Şen onu tabutla toprağa indiri ama ters indirdiği için Kemal Sunal zor bela tabuttan çıki. Gömenler de korkup kaçiler.
​Siz de evlatlarınızı iyi tembihleyin ki yanlış gömmeyeler. Yanlış gömerlerse bi tarafız Kömürhan'a, bi tarafız da Gülüşkür'e bakar ve mezarda rahat etmezsiz; filmdeki gibi mezardan geri çıkarsız.
​Vasiyetinize bir tavsiye de ben yapam. Bana kalırsa vasiyetinize bir ekleme daha yapın ve diyin ki: "Mezarımın üstüne dökülecek su da Munzur ve Karaçalı suyunun karışımı olsun." Son ricam da şu olacak: Mezarızın başına Ağın'dan getirtilen bir badem fidanını diksinler. Sizden sonra ölürsek, mezarınıza sizi ziyarete gelip dua eder, beş on tane de badem kırar yeriz.

*****

İŞTE ELAZIĞ ​KADINI

Hadi gelin size geçen hafta denk gelen çok güzel bir olaydan bahsedem. Dünya kupası heyecanı başlayınca bizim de içimiz kıpır kıpır olmaya başladı ve milli heyecan her yanı sardı. Ben de milli takım formamız ve bayrağımızla fotoğraflar paylaşıp durdum. Sosyal medyada bu paylaşımları takip ederken çok güzel bir paylaşıma denk geldim. Olayın kahramanları belediye kadın meclis başkanı Fehime Dilek Necmioğlu ve kadın meclisinin bünyesinde faaliyet gösteren ESMEK üyeleriydi. Burada kurslara katılan kursiyer hanım Fethiye Dikici bayrak motifli bir elbise dikmiş, Fehime Dilek hanım da elbiseyi giyip poz verip paylaşmıştı. Haberi yakalayınca ben de hanımefendinin fotoğrafını alıp üzerine de işte Elazığ kadını yazıp bir de Mustafa Yıldızdoğan'ın bizim memleket şarkısını ekleyip paylaştım. Buradan kadınlarımızın meslekler edinmeleri için kurslar açan belediyemize ve kadın meclisine teşekkür ederim. Onları sürekli takipteyim. Güzel işlere imza atiler, yeri geldiğinde tekrar yazmaya devam edecem.