BİR GARİP BEDO

​İŞTE ELAZIĞ KADINLARI

​Köşe yazarı olduğum için, her hafta sosyal hayatımda yaşadığım olaylardan ilginç olanlarını sizlere sunmak için gezip dolaşırken gözlerimi kulaklarımı iyice açıp, kendime malzeme bulim. Şahit olduğum ilginç bir olayı görüp duyarsam burda yazıp, sizlere sunim. İşte şahit olduğum memleketimin kadınlarıyla ilgili iki olay.

​Bir abla telefonla konuşa konuşa yanımdan geçerken ve karşısındaki kişiyle çok kibar konuşmaya çalışırken aynen şu cümleyi kurdu: "Tamam canım, tamam CİGERİM." Görisiz değil mi, benim memleketimin kadını ne kadar kibar.

​Gelelim ikinci olaya.
Sabah Gazi Caddesi'nden geçip iş yerime giderken, karşıdan gelen iki abla kaldırımda oturup bir müzik aleti çalan çocuğa hayır için para vermeye kalktılar ve çantalarından para çıkarmak istediler. Biri çıkardığı 10 lirayı verdi. Öbürü de vermek istedi ama çantasında cüzdanının olmadığını fark edip "Anaa, benim cüzdanım evde kalmış" diyerek üzüntüsünü yüzüne yansıttı. Bunu gören arkadaşı "gız anam, dur ben senin yeren de verem" deyip onun adına da yardımda bulundu ve arkadaşını sevindirdi. İşte Elazığ'ın kadını. Anası, bacısı, ezesi, bibisi. Benim memleketimin kadını bu işte.

PİJAMALI ÖRÜMCEK ADAM ELAZIĞ'DA

​Yıllardır çay içtiğimiz, çay ocağımız Sohbet Çayevi, çayını Karaçalı suyundan yapan en istikrarlı çay ocaklarımızdan biridir. Huyundan mı suyundan mı bilmim ama çaylarına diyecek bişe yok. Şimdi çayımız Karaçalı suyundan olunca, biz de misafirlerimize bu çayı içirince ister istemez Elazığlılığı da herkese bulaştırmış olik.
​En son Elazığlılığı bulaştırdığım biri de Türkiye'yi karış karış, ilçe ilçe gezen; kendi deyişiyle 500 ilçe ve 74 şehir gezmiş İzmir/Karşıyakalı, pijamalı Örümcek Adam Ayaz Salih Koç oldu. Otostop yaparak geze geze gittiği yerlerden video çekip reklam yaparak, gönüllülük esasıyla topladığı paralarla gariban çocuklara oyuncaklar alıp dağıtan pijamalı Örümcek Adam iş yerime uğrayınca tanıştık, güzel bir muhabbet yaptık. Fotoğraflar çekip bir Elazığlı olarak kendisine misafirperverliğimizi gösterip Karaçalı suyundan yapılmış çayımızı pijamalı Örümcek Adam'a, hem de maskesini ağzına kadar açtırıp içirdim.
​Bi ara dedim: "Hele gardaş masken çıkar mübarek yüzün de bi görem, belki 35,5'ta (Karşıyaka/İzmir) maskesiz karşılaşırsak Bostanlı'da kumpir yeriz." Utana sıkıla yüzünü de bahan gösterdi va sıkı sıkıya tembihleyip "Kimseye yüzümü gördüğünü söyleme," dedi.
​Bakın ben de kimseye söylemim!.. Görisiz değil mi ne biçim sır tutim. Neyse işte pijamalı Örümcek Adam gardaş, memleketimize hoş geldin. Yaptığın iş güzel bir olay; çocuklara oyuncak alıp dağıtmak için pijamalı Örümcek Adam olup yollara düşmek... İşin gücün rast gelsin, yolun açık olsun.

​HADİ BANA AFERİN DEYİN

​Hadi beni bi öpün ve alkışlayıp kutlayın. Öpüp, alkışlayın dedimse öyle şapur şupur öpüp elleriniz şişene kadar şak şak yapıp şımartmayasız.
​Niye bir aferin istedim bilisiz; 12 Temmuz 2021 yılından, Turan gazetemizin 21864. sayısından itibaren gazetemizde köşe yazıları yazmaya başladım ve bu hafta da 5. yıl dönümünde, hiç ara vermeden, senelik izin bile kullanmadan her hafta yazarak 235. köşe yazımı sizlerle buluşturdum. Valla gardaş, yazılarımı beğenip beğenmemek sizin takdiriniz. Benim görevim yazmak, memleket mevzularını mizahi bir yaklaşımla dile getirmek. Sabırla benim yazılarımı okuyan tüm takipçilerime sonsuz saygı ve teşekkürlerimi sunarım. Sizlerin beğenisi ve desteği şevkimi daha da arttırmakta. İyi ki varsınız.