BİR GARİP BEDO

LATİF DOĞAN

Ne zaman iş yerimin bitişiğindeki, meslektaşımın dükkânından bir türkü sesi gelse diyim ki, ‘’Ahanda Küstüm Abe gelmiş.’’ Onu en çok ‘Küstüm Türküsüyle’ tanıdığımız için ben ona hep ‘Küstüm Abe’ diyim. Gerçekte ise sanatçımızın adı herkesin bilip tanıdığı Latif DOĞAN’dır. Elazığ’da çok sevdiği dostları olunca Latif Gardaşın bir ayağı da Elazığ’da oli işte. Senede birkaç sefer şehrimize geli. Gelişinden kesin haberim olur çünkü çok samimi arkadaşını görmeye diğer arkadaşı sanatçımız Ömer Çapar la beraber gelince benim iş yerimin önünden geçiler. Artık sık selamlaştığımızdan ötürü Latif Gardaş ile bayağı bir samimi oldum. Latif DOĞAN mütevazi yapısıyla kısa sürede dost kazanmayı kendisini sevdirmeyi bilen bir sanatçımız. Geçen gün yine komşumun dükkânından Türkü sesi gelince içimden tamam ‘Küstüm Abe’ gelmiş deyip gidip baktım.

Gerçekten Latif DOĞAN ve Ömer ÇAPAR birlikte gelmişler, ufaktan Türkü söylilerdi. Yanlarında birkaç kişi daha vardı onun için rahatsız etmedim. Sadece ‘’Gardaş çıkışta benim de yanıma uğrarmısınız’’ diye seslendim ve davetime yanıma uğrayarak cevap verdiler. Amacım duyduğum bir şeyi kendisine teyit ettirmekti. Mevzu da şuydu, Latif Gardaşın geçtiğimiz sene rahmetli olan Annesinin cenazesi için Elazığ’dan Adıyaman’a cenazeye giderken trafik kazasında hayatını kaybeden dostunun oğlu Eren ÜLKER için Cumhuriyet Mahallesi’nde yaptırdığı bir çeşmenin açılışına katılacağını duymuştum işte onu teyit ettirdim. Allah hayrını kabul etsin. Çeşmeyi yaptırmıştı ve açılışı içinde gelmişti. Bundan sonra artık onunda Elazığ’da bir dikili taşı oldu. Yolumuz düşende gider yaptırdığı çeşmeden kana kana suyumuzu içip rahmet çıkarırız. Teşekkürler Latif DOĞAN…

***                                                                                                                                                                                                   

AĞIN    

Türkiye’nin en yaşlı ve sakin ilçesi olma yolunda ilerleyen Ağın, bu unvanlarına yeni bir unvan daha ekleme yolunda emin adımlarla ilerliyor…

Ağın’ın yeni unvanı merak ediyor musunuz? Ben size söyleyeyim; “Sahipsiz İlçe…”

6. Bölge teşvikleri kapsamında Elazığ’da 9 ilçenin cazibe kapsamına alınması ve Ağın’ın kapsama alanı dışında kalmasına başta Ağın Belediye Başkanı Ali USLU ve Ağınlılar bu karara tepki gösterip, bu yanlıştan dönülmesini istediler. Ağın’ın teşvik bölgesine alınmama sebeplerini kimse bilmi ama!

Acaba yaşlı ilçe diye mi? Ya da sakin diye mi?

Sakinlikten olabilir aslında…

Bakın herkes sakin sakin izli ve hiç kimse de sebebini bilmi…

Ağınlı Bedrettin KELEŞTİMUR Ağabeyimiz de işin peşine düşmüş, köşe yazısında bu konuyu dile getirmiş. Bende moda deyimi kullanıp ‘Sehven olmuştur!’ diye cevap yazdım ama inanırlar mı bilemem!

Şu ilçelerimiz nedense bugünler de hep sehvenlere kurban oli!

Daha önce de Palu ilçemiz, bir kitapçık mevzusuyla sehven kurban olmuştu. Sonrasında gelen tepkiler üzerine ‘’Sehven Böyle Oldu’’ diyerek düzeltildi. Lütfen dikkatli olalım. Hatırlarsanız Atatürk Stadyumu’nun tabelası da asılırken sehven mevzusu yine sahneye çıkmıştı. Ben de bu ‘Sehveni’ bir yere not edem, lazım olursa kullanırım. Bakın işte “Sehven” lazım oldu, bende Bedrettin KELEŞTİMUR Ağabeyime yazdım!

***                                                                                                                                                                                                  

MÜLAKAT!

İftardan sonra, sahurdan önce kendimi bir kulisin tam ortasında buldum. Hem de ne kulis…

Eski bir Milletvekili (Adı bugünler de tekrar aday olabilir diye sıkça söylenen adaylardan biri) ve gazetecilerle beraber gayet güzel bir muhabbetin ortasındaydım. Ortamda yeni biri olduğum için fazla konuşmadan dinledim ve sadece merak ettiğim konuları sorup cevaplarını kafama yazdım. Merak edip sorduğum sorular içinde verilen cevaplardan en ilgincini sizin için seçtim ve anlatmaya başlayayım. Mevzu aday adayların mülakatlarıydı. Çok merak ettiğim için koskoca adamlara acaba ne sorilerdi ve süre ne kadardı işte eski Milletvekilimize sordum. Mülakatlarda sorulan sorular şöyleymiş, ‘’Kimsin? ‘’Niye aday oldun?’’ gibi kısa ve öz sorular soruluyormuş. Görüşme süreside yeni aday adayları için 30 saniyeyle iki dakika arası, eskiler içinde üç dakika ile beş dakika arasında değişiyormuş. Eskilerin mülakatının uzun sürmesinin sebebi de genelde birbirlerini tanıdıkları için ayak üstü hal hatır sorup hasret gidermelerindenmiş. Gözümüzde çok büyüttüğümüz mülakat öyle korkulacak bir olay değilmiş. Adayı dünya gözüyle görüp tanımakmış!

***

ŞOK!

Birinci Şok! Ali ÖZCAN, Bağımsız Milletvekilliği için Cumhuriyet Meydanı’nda Elazığlılara seslendi.

İkinci Şok! Prof. Dr. Bilal ÇOBAN, Milliyetçi Hareket Partisi’nin 28. Dönem Milletvekili adayları arasında yer almadı.

Elazığ iki olayla adeta şok oldu! Ardından sandığı kapan, halkın kararı için Cumhuriyet Meydanı’na koşmaya başladı. Anlayacağınız seçim üstüne seçim yapacağız bu dönem. Önce bağımsız olup olmalarına karar verip sonra da kararımızın takipçisi olacağız. En çok neyi merek edim bilimisiz? Bağımsız adaylardan biri Ağarın rekorunu kırabilecek mi? Bu sefer ki seçimlerde ekmek aslanın ağzında. Listelere girmek öyle kolay değil. Ankara’da çok kuvvetli adamının olması gerekli. Artık halkın iradesini kimse takmi. Adaylarında ellerinde tek koz kalmış “hım’’ deyip bak liste bir yapmazsanız bağımsız aday olurum demek.

HAFTANIN FOTOĞRAFI: