BİRKAÇ SAYFA: YETERLİ

“Keşke daha çok kitap okuyabilsem” cümlesi, birçok kişinin zihninden sık sık geçiyor. Günlük hayatın koşturması, ekranlar, sorumluluklar derken okuma çoğu zaman erteleniyor. Oysa bilimsel araştırmalar, kitap okumanın yalnızca keyifli bir alışkanlık değil; özellikle ilerleyen yaşlarda zihinsel sağlığı koruyan ve yaşam süresine katkı sağlayan güçlü bir araç olduğunu gösteriyor.

Bu konuda dikkat çekici bulgulardan biri, 50 yaş üzerindeki bireyleri inceleyen kapsamlı bir çalışmadan geliyor (Bavishi ve ark., 2016). Bu araştırma, düzenli olarak kitap okuyan bireylerin, hiç kitap okumayanlara kıyasla daha uzun yaşama olasılığına sahip olduğunu ortaya koyuyor. Araştırmacılar, haftada birkaç saat kitap okumanın bile yaşam süresi üzerinde anlamlı bir fark yarattığını vurguluyor.

Bir diğer önemli çalışma Chang ve arkadaşlarının (2021) tarafından yürütülerek kitap okumanın zihinsel işlevler üzerindeki etkisine odaklanıyor. 14 yıl boyunca takip edilen ve 60 yaş üzerindeki bireyleri kapsayan bu boylamsal araştırma, düzenli okuma alışkanlığı olan kişilerin (haftada en az 1 kez kitap okuyanlar), bilişsel gerileme yaşama hızının daha düşük olduğunu gösteriyor. Başka bir deyişle kitap okuma, hafıza, dikkat ve düşünme becerilerindeki yaşa bağlı yavaşlamayı geciktirebiliyor. Araştırmanın en çarpıcı yanı şu: Okuma sıklığı arttıkça zihinsel koruyucu etki de artıyor.

Bu bulgular, kitap okumanın beynin birçok alanını aynı anda çalıştırmasıyla açıklanıyor. Bir kitabı okurken karakterleri takip ediyor, olaylar arasında bağlantı kuruyor, yeni kelimeler öğreniyor ve zihinsel olarak aktif kalıyoruz. Bu süreç, beyni adeta bir egzersiz alanına dönüştürüyor. Nasıl ki vücut hareketsiz kaldığında güç kaybediyorsa, zihin de yeterince kullanılmadığında daha hızlı yavaşlıyor.

Kitap okumanın bir diğer önemli yönü de odaklanma becerisini desteklemesi. Günümüzde dikkatimiz kısa videolar, bildirimler ve hızlı içerikler arasında bölünüyor. Kitap okumak ise zihni tek bir noktada tutmayı, bir düşüncenin içinde kalabilmeyi öğretiyor. Bu da zihinsel dayanıklılığı artırıyor.

Burada önemli olan, düzenli okuma yapmaktır. Roman, anı, tarih, köşe yazısı, deneme… Tür fark etmeksizin, düzenli okuma alışkanlığı zihinsel canlılığı destekliyor. Günde 10–15 dakika bile olsa, bu süre zamanla birikiyor ve etkisini gösteriyor.

Sonuç olarak kitap okumak, ileri yaşlar için geleceğe yapılan bir yatırımdır. Bilim bize şunu söylüyor: Okumak, zihni canlı tutar ve yaşam süresine katkı sağlar. Belki de bu yüzden, her gün birkaç sayfa okumak sandığımızdan çok daha büyük bir anlam taşıyor.

Peki yetişkinlikte okuma alışkanlığını nasıl artırabiliriz?

Okumayı yalnız yapılan bir uğraş olmaktan çıkarmak önemli bir adım. Aynı kitabı okuyan insanlarla bir araya gelmek, kitap kulübü buluşmalarına katılmak ya da okuduklarımızı başkalarıyla paylaşmak okuma motivasyonunu artırır. Okuma, paylaşıldıkça daha sürdürülebilir hale gelir.

Bir diğer nokta, küçük ve gerçekçi hedefler koymaktır. Günde 10–15 dakika bile olsa, düzenli okumak uzun vadede büyük fark yaratır. Okumayı belirli bir rutine bağlamak, örneğin her akşam aynı saatte birkaç sayfa okumak, alışkanlığı güçlendirir.

Son olarak, ne okuduğumuzdan çok düzenli okumaya odaklanmak gerekir. İlgi çekmeyen bir kitabı bırakabilmek ve okuma sürecini keyifli tutmak, bu alışkanlığın devamını sağlar.

Kaynaklar

Bavishi, A., Slade, M. D. ve Levy, B. R. (2016). A chapter a day: Association of book reading with longevity. Social Science & Medicine (1982), 164, 44–48. https://doi.org/10.1016/j.socscimed.2016.07.014

Chang, Y. H., Wu, I. C. ve Hsiung, C. A. (2021). Reading activity prevents long-term decline in cognitive function in older people: evidence from a 14-year longitudinal study. International Psychogeriatrics, 33(1), 63–74. https://doi.org/10.1017/S1041610220000812