Tarım ve Orman Bakanlığınca, 2024 mahsulü hububat alım fiyatlarının (2. gruplar için) ton başına makarnalık buğdayda 10 bin lira, ekmeklik buğdayda 9 bin 250 lira ve arpada ise 7 bin 250 lira olarak belirlenmesini sert sözlerle eleştiren Elazığ Ziraat Odası Başkanı İbrahim HACIOĞULLARI, bu fiyatların üreticiyi bitireceğini söyledi…

Üreticilerin birçok sıkıntı yaşadığını da açıklamalarında dile getiren HACIOĞULLARI, ‘’AK Parti dünyaya hükmetti, ülkeye hükmetti ama maalesef Tarım Bakanı’nı bulamadı’’ diyerek tepkisini dile getirirken, birçok üreticinin alım fiyatlarından kaynaklı önümüzdeki yıllarda ekim yapamayacağını ve bir gıda krizi riskinin oluşabileceğini vurguladı…

LAF’A BAKTIK ‘LAF’ DEĞİL, SÖYLEYENE BAKTIK ‘ADAM’ DEĞİL! LAF’A BAKTIK ‘LAF’ DEĞİL, SÖYLEYENE BAKTIK ‘ADAM’ DEĞİL!

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) hububat alım fiyatları ton başına geçen sene kırmızı ve beyaz sert ekmeklik buğdayda 8 bin 250 TL, makarnalık buğdayda9 bin TL, arpada ise 7 bin TL olarak açıklanmıştı. TMO’nun 2024 mahsulü hububat alım fiyatları ise; makarnalık buğdayda 10 bin TL, ekmeklik buğdayda 9 bin 250 TL, arpada ise 7 bin 250 TL olarak belirlendi. Bu yıl ki fiyatlara tepkiler gelmeye devam ederken Elazığ Ziraat Odası Başkanı İbrahim HACIOĞULLARI, fiyatların masrafları karşılamadığını belirtti.

Huyabggror

‘’BU KADAR DA OLMAZ, İNSAN ALLAH’TAN KORKAR!’’

Konuya ilişkin Gazeteniz TURAN’a açıklamalarda bulunan Elazığ Ziraat Odası Başkanı İbrahim HACIOĞULLARI, çiftçilerin buğdaydan hak ettiği geliri elde etmesi için birlik ve odaların yoğun çaba sarf ettiğine dikkat çekerek şunları kaydetti: ‘’Çelik çubuk oyunlarıyla çiftçiyi bitirdiler. AK Parti dünyaya hükmetti, ülkeye hükmetti ama maalesef Tarım Bakanı’nı bulamadı! Bakın göreceksiniz bu sene çiftçilerimizin yüzde 25’i ekim yapmayacak. Fiyatlar belirlendi, arpa 7 bin 250 lira maalesef bunu biz kabul ettik. Buğday fiyatları acilen revize edilmelidir. Sayın Cumhurbaşkanı'mız Recep Tayyip Erdoğan'a buğday fiyatlarının revize edilmesine yönelik talebimizi de bir mektupla bildireceğiz. Son 10 yılda buğday ekim alanlarında yüzde 13,7 azalma görülüyor. TÜİK verileri hububatta toplam üretimin geçen yıla göre yüzde 5,4 azalacağını, bu azalma buğday üretiminden kaçış olduğunu gösteriyor. Fiyat revize edilmezse, bu yıl çiftçilerimiz buğdaydan ailesinin geçimini sağlayacak geliri elde edemeyecek, üretimden daha fazla kaçacak.’’

‘’LİSANS DEPOLARI ZATEN TÜRKİYE’NİN BAŞINA BELA!’’

Açıklamalarının devamında Toprak Mahsulleri Ofisi’nin Lisanslı depolarında birçok sorun olduğunu gündeme getiren HACIĞOĞULLARI, Lisanslı depoların yapımında yetkililerin üreticilerden fikir almadığını hatırlatarak şunları söyledi; ‘’Mesela sizin arpa ve buğday silolarınız var ve siz bunları devlete kiraya veriyorsunuz, ürünler sizin kantarınızda tartılıyor sonrasında ise ürünleri yüklemek için bir tır yanaşıyor ve işte tüm sorun burada başlıyor. Çoğu zaman arpanın veya diğer ürünlerin nem oranının yüzde 14’ten fazla çıktığını bildiren yetkililer gelişi güzel bir şekilde ürünün bedelini düşürüyor ve bu ürünleri direkt kendi deposuna aktarıyor. Ben gerçekleri söylüyorum. Siz doğrusunu yapın biz o zaman doğrusunu yapalım. Herkes kendine göre bir yol çizmiş gidiyor. Kimse bize danışmadı. Bu kadar olur mu? İnsan Allah’tan korkar! Ben bu lisans depolarındaki sorunları 2 senedir dile getiriyorum çünkü bu depolar Türkiye’nin başına bela. Ne hükümet ne de TMO bizim sesimizi duyuyor. Yetkililer bu sorunları çözmeden, ört pas etmeye çalışıyor. Niye böyle yapıyorsunuz? Gelin bu sorunları çözün. Bizim sıkıntılarımızın çözümü Tarım Bakanın da fakat Tarım Bakanı da ortada yok. Yani Tarım Bakanı’nın çiftçiyle hiç alakası yok. Tarım Bakanı mazot ve gübre parasını serbest bırakacağım demişti vakti zamanında ama bunu da yapamadı. Niye yapmadı? Kim ekecek? Kim ekmeyecek diye kontrol edecekti. Sen şimdi ekeceksin, çiftçi gübresini şimdiden alacak. Şimdi yapmazsan ekim zamanı hem mazot hem gübre zamlanacak.’’ 

‘’TARLALAR HASAT ZAMANINDAN ÖNCE TEMİZLENMEZSE MAHSUL TELEF OLUR!’’

Açıklamasının sonunda hasat sırasında meydana gelen mahsul kayıplarına değinen HACIOĞULLARI, üreticiye hasat konusunda hatırlatmalarda bulunarak sözlerini şöyle tamamladı; ‘’Şimdi tarla başı olunca biçerdöverci kaçar. İkincisi tarla taşlı olursa mahsul telef olur. Mahsul kayıplarında en büyük sebep tarla sahibi kaynaklıdır. Yani tarla sahibi biçme öncesi tarlasını temizlerse mahsul kaybı ciddi oranda düşecektir. Hasat sırasında üründe kayıplar meydana gelebiliyor. Çiftçiler, biçerdöverciler hasat döneminde pazarlık yaparken fiyatla beraber kayıp oranını düşük olması konusunda ısrarcı olsunlar. Çiftçi tarlasını ucuza biçtirmek için biçerdövercilerle fiyatta pazarlık yapıyor. Böylece biçerdöver sahibi kendisini kurtarmak için hızlı çalışmaya başlıyor, birim zamanda daha fazla dekar biçmeye çalışıyor. Bu da biçerdöverin içine aldığı ürünü işlemek için yeterince zaman harcamamasına neden oluyor. Makineye aşırı yükleme yapılıyor ve ürünü işlemiyor. Bu yüzden dane kayıpları artıyor. Türkiye genelinde hasatta yüzde 7 civarında dane kaybı yaşanıyor. Nakliye kayıpları da en az bu miktarda oluyor. Türkiye'de biçerdöverlerce hasat edilen ürün miktarı 45 milyon tondur. Yaklaşık 5 milyon ton kayıp yaşanıyor.’’ Dedi.

Editör: İzzet TUMAY