Geçtiğimiz günlerde Hazine ve Maliye’de “30 bin TL seyyanen zam” tartışması, haberlere “sessiz protesto” görüntüleriyle yansımıştı. Kamu personel rejiminde ücret adaleti elbette meşru bir tartışma; fakat vergi idaresi bakımından mesele sadece “çok çalışma” söylemiyle açıklanamayacak kadar sonuç odaklı bir alana temas ediyor: Vergi denetimi, doğrudan mülkiyet alanına müdahale eden, yüksek “kamu gücü” içeren bir faaliyettir. Bu nedenle denetimin başarısı, düzenlenen rapor sayısıyla değil, hukuka uygunluk ve ihtilaf üretmeyen kalite ile ölçülmelidir.
Bugün vergi yargısının verdiği sinyal, “yoğun denetim = kamuya net katkı” denkliğinin otomatik olmadığını gösteriyor. 2024 verilerinde, seçilmiş dava türlerini içeren tabloda toplam 54.251 dosya içinde iptal 24.695, kısmen iptal 5.169. Yani bu örneklemde, mükellef lehine sonuç (iptal+kısmen) toplam dosyaların %55’i. Daha çarpıcı olanı şu: Usulî/prosedürel kararlar ayrılıp yalnız esas hakkında bakıldığında (ret+iptal+kısmen), mükellef lehine sonuç %73,6’ya çıkıyor.
Bu oranların pratikte anlamı şudur: İdarenin “denetim sonucu tesis ettiği işlem” çok sayıda uyuşmazlıkta ya tamamen ya kısmen hukuka aykırı bulunuyor. Üstelik bazı başlıklarda tablo daha da keskin: “Özel esaslar (kod listesi)” satırında iptal 7.513 ve kısmen 23 iken ret 969; yani esas kararların neredeyse tamamı mükellef lehine.
Bu noktada “kamuya katkı” tartışmasını, yalnız tahakkuk üzerinden değil net mali sonuç üzerinden yapmak gerekir. Çünkü uyuşmazlık yargıya taşındığında, kamunun önüne ikinci bir kalem daha gelir: yargılama giderleri ve karşı vekâlet ücreti. TBB’nin 2025-2026 tarifesinde, idare ve vergi mahkemelerinde duruşmasız takipte maktu ücret 30.000 TL olarak duyurulmuştur. (Vergi davalarının önemli bir kısmının duruşmasız yürüdüğü bilinen bir gerçekliktir; dolayısıyla bu kalem, “istisna” olmaktan çok “olağan” bir risk hesabına dönüşür.)
Şimdi tabloyu birlikte okuyalım: Eğer denetim süreçleri çok sayıda uyuşmazlık üretiyor ve bu uyuşmazlıkların büyük kısmında işlem iptal/kısmen iptal oluyorsa, “yoğun çalıştık” söylemi tek başına kamu lehine bir bilanço doğurmaz. Tam tersine, kamu iki kez kaybedebilir:
1. Hatalı işlem nedeniyle tahsilatın gecikmesi / iade-faiz riskinin doğması,
2. Kaybedilen davalarda karşı vekâlet ücreti ve diğer giderlerin bütçeye yük olması.
Buradan hareketle, “seyyanen zam neye dayanarak haklı olur?” sorusunun cevabı şudur: Zam, hukuka uygun işlem üretme kapasitesini artıran ve ölçülebilen bir kalite hedefiyle birlikte gelirse kamu yararı bakımından meşruiyet kazanır. Aksi halde, kamuya “verimlilik” değil, uyuşmazlık ve gider üreten bir döngünün ücretlendirilmesi eleştirisi güçlenir.
Bu nedenle, eğer gerçekten üst düzey uzman/denetim kadrolarına seyyanen iyileştirme yapılacaksa, dayanağı şu üçlü zeminde kurulmalıdır:
Kanunilik ve kamu yararı: Mali haklar keyfî değil, ölçülebilir kamu yararı hedefleriyle gerekçelendirilmelidir.
Kalite göstergeleri: İptal/kısmen iptal oranlarını azaltacak iç kontrol, gerekçe standardı, içtihat uyum rehberi, ikinci göz inceleme, riskli alanlarda “ön hukuki değerlendirme” gibi mekanizmalar.
Net etki hesabı: Tahsilat artışı – (yargılama giderleri + karşı vekâlet ücretleri + iş gücü kaybı).
Kısacası: Kamu katkısı, açılan dava sayısına rağmen değil; açılan davaya rağmen “yargıdan dönmeyen işlem” üretebilmektir. Zam tartışması, bu kalite çıpası olmadan sadece “hak talebi” başlığında kalır; oysa vergi idaresi için asıl mesele, “haklı talep” ile “haklı kamu sonucu”nu aynı cümlede buluşturabilmektir.
Kaynakça : T.C. Adalet Bakanlığı, Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü. Adalet İstatistikleri / Justice Statistics 2024 (Rapor). (Erişim: 12.01.2026). T.C. Adalet Bakanlığı, Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü. “2024 Adalet İstatistikleri yayınında yer alan idare ve vergi mahkemeleri istatistiklerine ilişkin 2015-2023 yıllarına ait tablolar revize edilmiştir”. (Erişim: 12.01.2026). Türkiye Barolar Birliği (TBB). “2025-2026 TBB Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) Resmî Gazete’de yayımlanmıştır” 10.12.2025. Kanmaz, Gökçe Sarısu & Haraçci, Görkem. “2024 Yılı Adalet İstatistikleri: Vergi Yargısı Özelinde Bazı Tespit ve Değerlendirmeler” (Mondaq), 25.04.2025.