Elazığspor’u tarihinde ilk kez Süper Lig’e taşıyan efsane başkan Hayrettin Karamazı’nın yıllar önce yaptığı açıklamalar, kongrede açıklanan 167 milyon 600 bin TL’lik borç tablosunun ardından yeniden gündeme geldi. Karamazı’nın “Kulüpleri yönetimler ve başkanlar batırıyor” sözleri bugün camiada daha yüksek sesle konuşuluyor.

Elazığspor’da Olağan Mali ve Olağanüstü Seçimli Genel Kurul’da açıklanan 167 milyon 600 bin TL’lik borç, yalnızca mali tabloyu değil geçmiş dönemlerin yönetim anlayışını da yeniden tartışmaya açtı.

Tam da bu tartışmalar sürerken, bordo-beyazlı kulübü tarihinde ilk kez Süper Lig’e taşıyan efsane başkan Hayrettin Karamazı’nın bir süre önce yaptığı açıklamalar yeniden gündeme geldi.

Karamazı o açıklamasında başarının yalnızca transferle ya da büyük bütçelerle gelmeyeceğini, kulübün ekonomik bağımsızlığının her şeyden önemli olduğunu vurgulamıştı.

“Bir kulübün ekonomik bağımsızlığı yoksa o kulübün geleceği hüsranla sonuçlanır. Başımızda Malatya örneği var, Mersin İdmanyurdu örneği var. Bu duruma kulüpleri getiren yönetimler ve başkanlardır” diyen Karamazı, yıllar önce yaptığı bu uyarıyla bugün yaşanan tabloya dikkat çekmiş oldu.

Kendi dönemini de değerlendiren Karamazı, o günün şartlarında büyük destekler olmadan başarıya ulaştıklarını ifade ederek şu sözleri kullanmıştı:

“Benim başkanlık yaptığım dönem adeta ders kitabı olarak okutulmalı. Kombine bileti bile satamıyorduk. Kimse inanmıyordu. Ama yönetim kurulundaki arkadaşlarımızın desteğiyle büyük işler başardık. Bıraktığımda borçsuz bir kulüp bıraktım.”

Karamazı, bugünkü yöneticilere de net bir çağrı yaparak, şampiyonluk hedefi uğruna kulübün geleceğinin riske atılmaması gerektiğini söyledi.

“Şampiyon olurlar olmazlar ayrı mesele. Ama kulübün ekonomik yapısına zarar verecek işlerden kaçınsınlar.”

Transfer politikalarını da eleştiren Karamazı, sık teknik direktör değişikliklerinin kulübe maliyet oluşturduğunu ifade ederken, altyapının yeniden merkeze alınması gerektiğini savundu.

Bugün Elazığspor’da açıklanan borç tablosu sonrası camiada tek bir soru daha yüksek sesle soruluyor:

Süper Lig’e çıkan, borçsuz bırakılan bir kulüp nasıl bu noktaya geldi?