15 beygir gücünde dalgıç su sistemi ile 2 pompa sayesinde 5 km. mesafedeki 1200 dönümü sulu alana dönüştürdüler…DSİ’nin yılan hikâyesine dönen 45 yıllık projelerini beklemeden Altunkuşak Bölgesi’nde Keban Barajı havzasında kurutmalık ve salçalık domates üretmek için suladıkları 1200 dönümlük alana yaklaşık 6 milyon adet fide kullandılar…

Malatya’nın sulama alanı %80, Elazığ’ın %20” diye konuşan işletme sahibi Mehmet TOSUN; “Elazığ’da tarımsal kalkınmayı düşünüyorsak, sulama, altyapı, konaklama, ulaşım ve enerji gibi imkânların plânlanması lâzım” dedi…

08-FOTO-8-2

Uluova ile Kuzova Sulama Projeleri’nin yılan hikâyesi’ne dönmesiyle âdeta susuzluktan kırılan ve tarımsal üretimi bırakan çiftçinin zorunlu olarak köyünü de terketmesiyle birçok ova köyü boşalan 3 tarafı sularla çevrili ilimiz Elazığ, Devlet Su İşleri’nin (DSİ) devasa sulama projelerini bekleyedursun, Elazığlı hemşehrimiz “Torpak Tarım Gıda İşletmeleri AŞ” Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet TOSUN, Elazığ’a ve üreticimize “örnek” olacak bir sulama yöntemi ve üretime imza attı…    

10-FOTO-10-1

ODA BAŞKANI HACIOĞULLARI’NDAN BÜYÜK DESTEK, TOSUN YİNE TURAN’A ANLATTI…

17 yıldır kurutulmuş domates üretmekte olan Tarım İşletmesi sahibi Mehmet TOSUN, geçmişte yaptığı çalışmalar hakkında geçen yıl hasat döneminde Gazeteniz TURAN’a bilgi verirken, yeni üretim dönemi için uygulamaya koydukları örnek bir modeli de hasat döneminin hemen öncesinde yine TURAN’a anlattı…
04-FOTO-4-7
Altunkuşak Köyü yakınlarında Keban Barajı havzasında yapılan üretime en büyük desteği arazi temini, ve elektrik tesisatı çekimi konusunda Elazığ Ziraat Odası Başkanı İbrahim HACIOĞULARI sağlamış.
İşte sulama sorunu yaşayan Elazığ’a her bakımdan “örnek” olabilecek üretimi, Elazığlı hemşehrimiz “Torpak Tarım Gıda İşletmeleri AŞ” Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet TOSUN, TURAN’a anlatırken şu ifâdelere yer verdi…

SİVRİCE 02.04’DE YİNE SALLANDI! SİVRİCE 02.04’DE YİNE SALLANDI!

03-FOTO-3- MEHMET TOSUN    

MEHMET TOSUN; “AMACIMIZ, SULANABİLİR ALANLARDA ÜRETİMİ ARTIRMAK!”
‘’Elazığ’da 17 yıldır kurutulmuş domates üretmekteyiz. Amacımız Elazığ’da tarımsal üretim sağlamak ve katma değere destek olmak, biraz yurt dışına ürün satıp ilimize ve ülkemize para kazandırmaktır. Şu anda ilimizin Altunkuşak Bölgesi’nde olan baraj havzasında domates üretimi yapmaktayız. Çalıştığımız 1200 dönümlük alana yaklaşık olarak 6 milyon adet fide kullandık. Ürünlerimizin ilk hasadını Temmuz ayında alacağız. Çalıştığımız alanda şu anda 12 aileden 130 çalışanımız var. Hepsi bir ziraat mühendisi gibi tarımı biliyor. Bitkinin gelişiminden sonuna kadar bütün safhada gerek hastalık, gerekse biyolojik olaylarda bilgi sahibi olan kişiler. Amacımız Elazığ’da sulanabilir alan içerisindeki Altunkuşak, Yurtbaşı, Aşvan, Alatarla, Kovancılar, Yeniköy gibi bölgelerin tamamında üretimi artırarak daha iyi katma değere dönüşen tarım işi yapmak.”

“ELAZIĞ’IN YARISI BUTİK SULAMA YÖNTEMİ İLE SULANABİLİR!..”
“Üretim yaptığımız konumların, sulama alanlarına yakın olmasındaki tercihimiz ise malum Elazığ’da sulanabilir alanların yokluğu Elazığ’da tarımı bitirmiş durumda. Tam 40-45 senedir ovaların sulanması için yapılan projelerin tamamlanmasını bekliyoruz. Fakat biz karınca kararınca projelerin bitmesini beklemiyoruz. Su yakın ise en etkin biçimde, en bilgili şekilde tarımsal aktiviteye dönüştürebiliriz. Buradaki yaptığımız çalışma bu. Baraj alanı içerisinde 15 beygir gücünde dalgıç su sistemi ile 2 pompa sayesinde yaklaşık 5 kilometre mesafedeki 1200 dönümlük alanı sulama tertibatıyla, sulu alana dönüştürmüş bulunmaktayız. Ben yaptığım iş ile ilgili değil ama devlet büyüklerimize şunu tavsiye edebilirim. Üretici olarak şunu isteyebilirim; eğer büyük projeler zaman veya maddiyat bakımından geç veya sorunlu oluyorsa Elazığ 4 etrafı sular ile çevrili bir alana sahip olduğundan Elazığ’da suya yakın bölgeler butik sulama yöntemi ile sulanabilir. Bizim yaptığımız bu basit sistemin başka örnekleri ile bütün alanlarımız suya kavuşabilir. Bütün alanlar kavuşmasa bile bu şekilde yaptığımız gibi Elazığ’ın yarısının sulanması sağlanabilir”
02-FOTO-2-14

“HAZIR ÇORBA, PİZZA, ÜLKELERİN YEREL DAMAK TATLARINA UYGUN İHRAÇ ÜRÜNÜ!..”
“Bu alanda yapacağımız iş kurutmalık domatestir. Ayrıca bu domates salçalık olarak da kullanılabilir, uzun, sanayi domatesi ya da Bursa domatesi olarak adlandırılıyor. Bizim işimiz güneşte doğal kurutulmuş domates işidir. Bu ürün yurt dışında piyasası olup, hazır çorba sanayi, pizza, çeşitli katkı maddeleri ya da ülkelerin yerel damak tatlarına uygun kendi mutfak yapısında kullanılan ürünlere dönüştürülüp ihraç edilen marjinal bir üründür. Domates son yıllarda dünya üzerinde un, şeker, yağdan sonra olmazsa olmaz bir gıda maddesidir. Gerek işlenmiş gerekse kurutulmuş hatta dondurulmuş olarak bütün mutfakların olmazsa olmazıdır. Dünyanın ortak yerel ürünüdür domates. Farklı coğrafyaların tanımladığı ürünlerden değildir. Bu ekonomik değerin ne kadar yüksek olduğunu gösteren bir değerdir. Bizler de bu 1200 dönümlük yerde yaklaşık 15 bin ton yaş domates hedefliyoruz. Bu 15 bin ton yaş domatesten, 1200 ton kuru domates elde etmeyi hedefliyoruz.”
01-FOTO-1-16

“İŞ GÜCÜMÜZ 130 KİŞİ, KURUTMA VE TOPLAMA DÖNEMİNDE 500-600 KİŞİLİK İSTİHDAM!..”
“İş gücümüz şu anda 130 kişi olsa da, domatesin olgunlaşıp kurutulma dönemine geldiğinde hem kurutma hem de toplama döneminde 500-600 kişilik bir istihdam oluşturacağız. Bizim bu işi yapmamızdaki, 17 yıldaki tecrübemiz Elazığ’a bir şeyler katmaktır. Katma değerli tarım ürünlerini insanların öğrenmesini istiyoruz. Elazığ bu konuda biraz eksik kaldı. Bunun nedeni bizim çiftçilerin olaylara duyarsız kalması, özenmemesi, merak duymaması ya da üretip para kazanma durumunda kendisini görmemesidir. Bizim burada 15 ton domates üretmemiz önemli değil, asıl önemli olan Elazığ coğrafyasının tarımsal aktivitesinin güçlü olmasıdır. Bir Adana, İzmir, Aydın, Bursa, Kuzey veya Güney Marmara’daki tarım alanları gibi buradaki çiftçinin aktif olması lazım. Eğer aktif olursak sulamayı da daha kısa sürece getireceğiz veya kendi bilgi ve becerimiz ile kendi sulama alanlarımızı oluşturacağımızı düşünüyorum.”
05-FOTO-5-7

“SULAMA, ALT YAPI, KONAKLAMA, ULAŞIM VE ENERJİ GİBİ İMKANLARIN PLÂNLANMASI LAZIM!”
“Devlet bürokrasisinden bizim talebimiz maddi olarak değil. Fakat Elazığ’ın sulama ve sulama alt yapısında, tarım işçisinin konaklamasında, barınmasındaki sorunların çözümüdür. Bizim Keban Barajı ve Karakaya Barajı’ndan sonra köyler arasında barajın getirdiği yollar ya da köy nüfusunun şehir geçişinden sonra, bağlantı yollarının hiçbirinin taşıma konusunda, buradaki tarım ekonomisini kaldıramayacağı konusunda hemfikiriz. 1200 dönümlük üretiminin yapıldıktan sonra taşıma için tonajlı tırlar lazım. Doğuda Altunkuşak, güneyde Körpe veya Koruk köylerinde hiçbir köy ulaşımı büyük tonajlı tırlar için elverişli değil. Tarım için bu da bir dezavantajdır. Yani biz Elazığ’da tarımsal kalkınmayı düşünüyorsak sulama, alt yapı, konaklama, ulaşım ve enerji gibi imkanların planlanması lazım. Fakat ne acıdır ki Elazığ’da böylesi bir planlama yok ve biz her şeye talibiz. Fakat bunlar bizi engelleyemez. Bizler üretici olarak, ticaretçi olarak üretip, taşıma, sulama konusunda kendi alternatifini koyarak Elazığ ekonomisine ve bizim ile çalışan işçilerimize, üreticilerimize gerekli desteği sağlayacak planlamayı da oluşturmuş bulunmaktayız.”
06-FOTO-6-5

“SU İŞLERİNDE ELAZIĞ’A BAĞLI MALATYA’NIN SULAMA ALANI %80, ELAZIĞ’IN İSE %20...”
“Elazığ’da son 40-45 yılda tarımsal sulama için ilimizde büyük övünç kaynağı olmuş DSİ Bölge Müdürlüğümüz’den gurur duyarak hep bahsederdik. İşte bununla ilgili serzenişimiz var bizim. Her ne kadar DSİ Bölge Müdürlüğü Elazığ’da olsa da 45 yıl içerisinde Elazığ’a gerekli değeri, desteği, fikri, projeyi gösterdiğini söyleyemem. Bunun nedenini açıkça belirtmek isterim. Malatya’nın 2018 DSİ 9. Bölge Programı’ndaki yıllık ihale ya da proje değer tutarı 500 Trilyon olurken, 2018 Yılı’nda Elazığ’daki değer 10 Trilyon idi. Bunun 2 Trilyonu Kuzova Bölgesi’ne, diğer Uluova ya da Altınova gibi bölgelere ayrılmıştı. Bunlar sadece sembolik rakamlardı. Bu ihalelerin ayakta tutulması, raftan indirilmemesi konusundaki küçük bir rötuştu. Genel ya da fizikî bir iş akışı oluşmamıştı. Bugün Malatya, Tunceli, Bingöl su işlerinde Elazığ’a bağlı. Malatya’nın şu anda sulama alanı %80 Elazığ’ın %20...”
 

“SÜN, CİP, POYRAZ’I SULAYABİLECEK ARINDIK BARAJI, ARINDIK’IN %30’UNU SULAYABİLİYOR!”

“DSİ Bölge Müdürlüğü, gurur duyduğumuz müdürlüğümüz 2 yıl arasındaki kıyaslamasını sormak istiyorum. Buradaki projelerin yapılması ile ilgili imkânsızlık mı var? Farklı talepler mi var? Bunlar ile ilgili bir değerlendirme yaparlarsa bir üretici olarak, çiftçi olarak mutlu olurum. Malatya’nın coğrafi koşulları daha zor, Elazığ kadar uygun değil. Hem iklim olarak hem de toprak olarak. Ama ne acıdır ne tesadüftür ki durum böyle. Ben Türkiye’nin birçok bölgesinde tarım alanını gördüm. Malatya da en az 11 adet gölet ile sulamanın %40’ı tamamlandı. Biz Elazığ’da büyük barajları kullanamıyoruz. Hatta küçük göletleri de kullanamıyoruz. Elazığ’da Arındık göleti var, eğer bu gölet planlanırsa Arındık, Sün, Cip, Poyraz bölgelerine rahatlıkla bu barajdan su verilebilir. Bu mümkündür fakat acıdır ki Arındık Barajı, Arındık Köyü’nün %30’undan fazlasını sulayamıyor. Çünkü drenaj, sulama tertibatı gibi bir adım atılamamış. Biz 4 köyün sulamasını bile tamamlayamamışız.”
11-FOTO-11- (MEHMET SALİH KIRAN)

MEHMET SALİH KIRAN; ‘’ELAZIĞ KEŞFEDİLMEMİŞ BİR ÇUKUROVA’DIR!’’

Tarım İşletmesi Formeni Mehmet Salih KIRAN ise Gazeteniz TURAN’a yaptığı açıklamada; ‘’Urfa Siverek doğumluyum. Biz Harran Ovası olarak, Urfa -Mardin bölgesi olarak atadan ve dededen 1000 senedir tarımın özüyüz. Bu ülkede tarım ekonomisinde en az %40 paya sahip bir bölgeyiz. Gerek iş gücümüz ile gerek çalışma imkânı ve heveslerimiz ile biz bu ülkenin tarımına büyük katkı sağlıyoruz. Biz Güneydoğu ve Doğu Anadolu Bölgesi’nde süre gelen ya da gideceğimiz, araç kullanacağımız alanlar 2 saatten fazla değil. Biz bunu değerlendirmek istiyoruz. Diyarbakır’da Tunceli’de Malatya’da Urfa’da bu işi yapmak istiyoruz. Her yer bizim. Fakat, Elazığ bu bölgede keşfedilmemiş bir Çukurova’dır. Ş.Urfa’da daha emek isteyen tarım, Elazığ’da coğrafya ve toprağı sayesinde daha rahat olmaktadır. Biz Elazığ’da emeğimiz ile varız, kimsenin emeğiyle, işiyle alakamız olmaz. İsteriz ki Elazığ’da, devlet büyükleri bizim bu emeğimiz ile daha büyük katma değerler kazanacağımız alanlar tahsis etsin. Bize bu alanlar içerisinde yol, barınma, enerji konusunda pozitif destekler verilsin. Elazığ’ın, Elazığlıların, Elazığ bürokrasisinin bize destek olmasını, yanımızda olmalarını istiyoruz.’’ Dedi.

 12-FOTO-12- (TAHSİN BOZKURT)

TAHSİN BOZKURT; “DİĞER BÖLGELERDE TARIM İŞÇİLERİNE İYİ İMKÂNLAR SAĞLANIYOR!”
Tarım İşletmesi çalışanı Tahsin BOZKURT ise TURAN’a yaptığı açıklamada şunları söyledi; ‘’Yaklaşık 35 senedir babamızdan, dedemizden tarım ile uğraşıyoruz. Tarımın her tarafında, iş yapabilecek tecrübedeyiz. Biz Urfa’dan Çukurova’ya, Akdeniz’den Ege’ye tüm tarım alanlarında işçi olarak çalıştık. Artık kendi coğrafyamızda iş yapmak, buradan 1200 km uzağa gidip İzmir’de çalışmaktansa Elazığ’da tarım yapmak istiyoruz. Elazığ’ın Akdeniz kadar, Ege kadar tarımda aktif olmasını istiyoruz. Ege, Akdeniz bölgelerine tarım işçileri için o ilin kaymakamlıkları, valiliklerinin yaptığı geçici konaklama yerleri sayesinde doğudan gelen işçiler konaklayabiliyor, iyi olanaklar sağlanıyor ve bu hizmetlerden dolayı işçiler tarafından tercih ediliyor. Karadeniz’e fındığa giden işçiler için en olumlu şey konaklama alanlarının iyileştirilmiş olmasıdır. Fakat kendi coğrafyamızda 2 saatlik bir yere biz konuşlanamıyoruz. Ya etraf köylerden tepki çekiyoruz. Ya da alt yapının eksikliğinden su, enerji, ulaşım gibi konularda mağduriyet yaşıyoruz. Biz bu bölgedeki potansiyeli Elazığ lehine çevirmek istiyoruz. Biz neden burada kayısı, şeker pancarı için iş gücü oluşturmayalım? Neden Elazığ’a pancar işçiliği içi gelen yok? Neden Elazığ bu konuda tutulmuyor? Bunun cevabı yeterli alt yapının olmamasıdır. Elazığ’a yeterli olanaklar sağlanırsa ve temel ihtiyaçlar konusundaki eksikler giderilirse Elazığ’da tarımsal ekonomide büyük şeyler olacaktır.’’