GELİN-GÖRÜMCE SIRT SIRTA VERDİ, LAVANTA BAHÇESİ KURDU GELİN-GÖRÜMCE SIRT SIRTA VERDİ, LAVANTA BAHÇESİ KURDU

Elazığ'ın Nimri Dağında altın çıkarmak için açılan ve sadece cücelerin girip çalışabildiği iddia edilerek efsanelere konu olan tüneller, halen gizemini koruyor. Vatandaşlar tarafından büyük ilgi gören tüneller, görenleri şaşırtıyor. 
Keban ilçesindeki Nimri Dağında bulunan ve sadece cücelerin girebildiği tüneller yıllardır gizemini korumaya devam ediyor. Rivayete göre yıllar önce Ermeniler tarafından açılan bu tünellerde sadece cüceler çalışarak altın çıkarıyordu. Kimsesiz çocukların ense köklerine vurularak cüce kalması sağlandığı ve bu şekilde tünellerde çalıştırıldığı rivayeti, kulaktan kulağa aktarılarak günümüze kadar ulaştı. Efsaneyi merak edenler ise Nimri Dağına çıkarak bu tünelleri görmeye geliyor. Bölge halkı bu alanların turizme kazandırılması için çalışma yapılması istiyor. 
Rivayet hakkında bilgi veren Fethi Oruç, ''Burada Ermenilerin yaşadığı dönemde birçok tünel açılmış. Bu galerilerin özelliği dar olmalarıdır. Rivayete göre, Ermenilerin yaşadığı dönemde burada altın çıkarılıyormuş. Bu da kulaktan kulağa bizim zamanımıza kadar geldi. En büyük özelliği dediklerine göre burada cüceler çalıştırılıyormuş. Ne kadar doğru ne kadar yanlış o kadarını bilemiyoruz. Bu mağaralar çok geniş bir alana yayılmış durumda. İlginç mağaralar. Bu mağaraların turizme kazandırılması güzel olur. Vatandaşların bu mağaraları gelip görmelerini istiyoruz. Hakikaten çok ilginç efsanelere göre, o dönemlerde kimsesiz çocukların kafataslarına bir işlem yapılıyormuş bundan dolayı da gelişimleri engelleniyormuş. O çocuklar da bundan dolayı maden ocaklarında çalıştırılıyormuş” dedi. 
Duyanların bölgeye giderek görmek istediğini aktaran Oruç, “Bundan önceki yıllarda maden anlamında ekonomik olarak bir şeyler kazanılmış ama bundan sonra da turizme kazandırılabilir. Burada bulunan mağaranın içerisine girdik. İçeri de kollara ayrılıyor. Bunlar sadece altın damarını takip etmişler. Yukarısında da aynı mağaradan var muhtemelen o kısım da havalandırmasıdır. Dar ve ilginç bir yer. Babalarımızın ve dedelerimizin çalıştığı maden ocaklarından çok farklı bir yer. Buranın içerisinde ise eğilerek bazı yerlerde ise sürünerek hareket ediyorsun” diye konuştu. 

Editör: İzzet TUMAY