Elazığ’ın Maden ilçesine bağlı Gezin beldesinde, bakır madeninin Gezin Tren İstasyonu üzerinden taşınmasına yönelik yürütülen çalışmalar tartışma konusu olmaya devam ediyor. SİT alanı, sulak bölge ve nitelikli tarım havzası içerisinde yer alan noktada yapılan çalışmalar, bölge halkının tepkisini çekerken çevresel riskler yeniden gündeme geldi.
VATANDAŞ TEPKİLİ
Bölge sakinleri, maden sevkiyatının neden Maden ilçesi yerine Gezin üzerinden yapılmak istendiğini sorgularken, bir vatandaş tepkisini “Çıkarılan maden neden Maden’den değil de Gezin’den gönderiliyor? Burası SİT alanı ve tarım arazisi. Ağaçlar kesildi. Bölgemize yazık ediliyor. Bu çalışmanın durdurulmasını istiyoruz.” sözleriyle dile getirdi.
TREN İSTASYONU ÜZERİNDEN SEVKİYAT
Edinilen bilgilere göre, Maden ilçesindeki sahadan çıkarılan bakırın sevkiyatı için Gezin Tren İstasyonu’nda yeni bir yükleme alanı oluşturuluyor. Bu kapsamda istasyon çevresinde yükleme rampası yapıldığı ve bazı ağaçların kesildiği belirtiliyor. Vatandaşlar, yürütülen çalışmaların bölgenin doğal yapısına zarar verdiğini ifade ederek sürece tepki gösteriyor.
BÖLGENİN STATÜSÜ KRİTİK
Gezin Tren İstasyonu’nun bulunduğu alan; doğal SİT alanı, “Ulusal Öneme Haiz Hazar Gölü Sulak Alanı” ve nitelikli tarım havzası kapsamında yer alıyor. Aynı zamanda coğrafi işaretli Elazığ geven balına kaynaklık eden bitki örtüsünü barındırması, bölgeyi daha da hassas hale getiriyor.
HAZAR GÖLÜ İÇİN ENDİŞE
Bölge halkı, planlanan sevkiyatın yalnızca Gezin’i değil, çok yakın konumda bulunan Hazar Gölü’nü de etkileyebileceğini belirtiyor. Sulak alan statüsüne sahip gölün ekosisteminin zarar görebileceği endişesi dile getirilirken, özellikle depolama ve taşımada oluşabilecek risklerin göz ardı edilmemesi gerektiği vurgulanıyor.
2 MİLYARLIK İHALE SÜRECİ
Tartışmaların arka planında ise 2022 yılında gerçekleştirilen maden ihalesi yer alıyor. Cengiz Holding bünyesindeki Port Madencilik’in 2 milyar 205 milyon TL bedelle aldığı sahada yalnızca bakır değil; altın, çinko ve kobalt gibi madenlerin de bulunduğu ifade edilirken, rezervin toplam değerinin yaklaşık 30 milyar dolar olduğu belirtiliyor.
MUHTAR SÜRECİ TAKİP EDİYOR
Gezin Muhtarı Yılmaz Selçuk, çalışmalardan sonradan haberdar olduklarını belirterek alanın TCDD mülkiyetinde bulunduğunu ifade etti. Selçuk, ilgili kurumların değerlendirmelerinin belirleyici olacağını vurgulayarak, çevre ve insan sağlığı açısından bir risk oluşmaması halinde projeye kategorik olarak karşı olmadıklarını ancak süreci yakından takip ettiklerini söyledi.
KİMYASAL SÜREÇ UYARISI
Uzmanlar ise bakır üretiminde kullanılan flotasyon yöntemi nedeniyle kimyasal içerikli maddelerin çevreye zarar verme ihtimaline dikkat çekiyor. Bu yöntemle elde edilen bakır konsantresinin taşınması ve depolanması sürecinin, özellikle hassas ekosistemlerde ciddi riskler barındırabileceği ifade ediliyor.
MECLİS ÇAĞRISI YÜKSELİYOR
Yaşanan gelişmelerin ardından bölge halkı, konunun Meclis gündemine taşınmasını isterken, hem SİT alanı hem de sulak alan statüsüne sahip bu bölgede yürütülen çalışmaların durdurulmasını talep ediyor. Vatandaşlar, sürecin şeffaf ve denetlenebilir şekilde yürütülmesi çağrısında bulunuyor.