GEZİNE DOKUNMA İHANETİ DURDUR

GEZİN’E İDAM SEHPASI, ELAZIĞ’A SÖMÜRGE REVAÇI: BU YAĞMAYA DUR DEYİN!
Bir kente ihanet bazen sessizce, bir sabah vakti birkaç ağacın devrilmesiyle başlar. Bugün Gezin’de yükselen o yükleme rampası, sadece bir demiryolu projesi değildir. O rampa; Elazığ’ın geleceğinin, doğasının ve hukukunun üzerine kurulan bir idam platformudur.
Cengiz Holding bünyesindeki Port Madencilik, 30 milyar dolarlık o devasa rezervin iştahıyla hareket ederken, devletin "koruma altına aldığı" toprakları bir lojistik çöplüğe çevirmeye yelteniyor. Ve herkesin sorması gereken o can yakıcı soru ortada duruyor: Maden ilçesinden çıkarılan cevher, neden kendi evinden değil de ısrarla Gezin’in bağrından, Hazar’ın kıyısından sürülüyor dünyaya?
ELAZIĞ’IN BAKIRI ELAZIĞ’A NEDEN YABANCI?
Şimdi masaya en çıplak gerçeği yatıralım: Elazığ’dan çıkarılan bu devasa bakır rezervinin, bu şehre ne faydası var?
Dağımızı deliyorlar, toprağımızı kazıyorlar, suyumuzu kirletiyorlar ama parsayı başkaları topluyor. Eğer çıkarılan bu maden Elazığ’da kurulacak tesislerde işlense, burada katma değere dönüşse, binlerce gencimize iş kapısı, istihdam sahası olacak. Ama hayır! Onlar "al-götür" mantığıyla, şehre sadece tozu ve atığı bırakıp, parayı kasalarına istiflemeyi seçiyorlar. Elazığ’ın öz kaynağı, Elazığ’ın evladına ekmek olmuyor, sadece holdinglerin bilançosunu parlatıyor.
GEZİN SİZİN ARKA BAHÇENİZ DEĞİL!
Gezin Tren İstasyonu’na kurulmak istenen bu kimyasal düzenek, beş ayrı kilit başlıkta bu şehrin namusudur:
* SİT ALANI VE HUKUK: Burası kanunla korunan bir SİT alanıdır. "Koruma" altındaki bir bölgeye maden depolama alanı kurmak, kanunun arkasından dolanmaktır.
* TARIM VE GEVEN BALI: Burası nitelikli tarım havzası ve coğrafi işaretli Geven Balı’nın merkezidir. Kimyasal tozun çöktüğü çiçekten bal, zehirlenmiş topraktan mahsul olmaz!
* HAZAR GÖLÜ’NÜN İDAMI: 4 Nisan 2014 tarihli Resmi Gazete’deki Sulak Alanlar Yönetmeliği’ni hiçe sayamazsınız. Hazar Gölü’nün dibine kimyasal bakır konsantresi yığmak, ekosisteme dinamit koymaktır.
* TURİZMİN GÖZBEBEĞİ: Elazığ turizminin can damarını, bir holdingin lojistik rahatlığı için feda mı edeceksiniz?
KİMYASAL SAATLİ BOMBA: SEVKİYAT MI, ZEHİR Mİ?
Bakır üretiminde kullanılan flotasyon yöntemi, ağır metal ve kimyasal riskler barındırır. Bu tozlar havaya karıştığında, yeraltı sularına sızdığında geri dönüşü yoktur. Biz bu ülkede projeler başlarken "zarar vermez" denip, felaket olunca "inceleme başlatıldı" denmesine alışığız. Ama Gezin, sizin deney alanınız değildir!
SON SÖZ: YA İSTİHDAM YA İNSAF!
Eğer gerçekten "milli servet" diyorsanız, bu madeni Elazığ’da işleyin, istihdamı burada yaratın. Ama hem şehre bir kuruş fayda sağlamayıp hem de şehrin en güzel coğrafyasını, turizm merkezini ve tarım havzasını lojistik istasyonuna çevirmek; bu şehre yapılabilecek en büyük kötülüktür.
Elinizi Gezin’den, Hazar’ın maviliğinden, çiftçinin toprağından çekin! 30 milyar dolarınız sizin olsun; bizim bir avuç toprağımız, bir yudum temiz suyumuz ve Elazığlı gencin hakkı olan o istihdam bizim önceliğimizdir.
Bugün Gezin susarsa, yarın Hazar susar; Hazar susarsa, Elazığ kaybeder!