ÖZEL HABER

‘’HARPUT KÜLTÜRÜ DAR BİR COĞRAFYANIN ESERİ DEĞİLDİR!’

Mehmet Ali TALAYHAN’dan tarihi çağrı; ‘’Harput ile ilgili yazılan ciltler dolusu eserlerin tamamı maziyi unutmamıza engel olmaktadır ancak gelecek için Harput’a beton dikmek dışında yeni şeyler yapmamız gerekmektedir. Harput’u sakillikten elbette kurtulmanın bir yolu vardır, Harput derhal vilayet olarak ilân edilmelidir!’’

İzzet TUMAY - Elazığ’ın eğitim, kültür, toplum ve siyaset hayatına damga vuran yazarımız Mehmet Ali TALAYHAN, ‘’Harput ile ilgili yazılan ciltler dolusu eserlerin tamamı maziyi unutmamıza engel olmaktadır ancak gelecek için Harput’a beton dikmek dışında yeni şeyler yapmamız gerekmektedir. Harput’u sakillikten elbette kurtulmanın bir yolu vardır, Harput derhal vilayet olarak ilân edilmelidir!’’ diyerek Harput için tarihi bir çağrıda bulundu ve yetkililere seslendi… 


‘’HARPUT KÜLTÜRÜ DAR BİR COĞRAFYANIN ESERİ DEĞİLDİR!’’

Elazığ’ın eğitim, kültür, toplum ve siyaset hayatına damga vuran yazarımız Mehmet Ali TALAYHAN, ‘’Harput ile ilgili yazılan ciltler dolusu eserlerin hemen tamamı maziyi unutmamıza engel olmaktadır ancak gelecek için Harput’a beton dikmek dışında yeni şeyler yapmamız gerekmektedir. Harput’u sakinlikten elbette kurtulmanın bir yolu vardır, Harput derhal vilayet olarak ilan edilmelidir!’’ diyerek Harput için tarihi bir çağrıda bulundu ve yetkililere seslendi… 


6 ADET KÖŞE YAZI İLE MEHMET ALİ TALAYHAN HOCA YETKİLİLERE ÇAĞRIDA BULUNDU! 
Toplamda 6 adet seri köşe yazısını ‘Niçin Harput?’ başlığı adı altında yazıya döken Mehmet Ali TALAYHAN, ‘’Harput’ ta yapılan sakillikten elbette kurtulmanın bir yolu vardır. Anlaşılacağı gibi Harput Kültürü, dünya üzerinde ender rastlanan bir sonuçtur. Bu sonucun farkına varmak gelecek için umut beslemenin de kaynağı olacaktır. Harput üzerine yazılan hu kadar eser varken seri yazılardan nasıl bir maksat hasıl olacağını okuyucuların ve insaf sahiplerinin vicdanlarında bir nebze tesir bırakmak maksadı taşıdığını itiraf etmeliyim. Sonuçta bir teklifimizde olacaktır. Tesiri olur mu bilmem ama bizimkisi karınca misalidir. Harput vilayet olarak ilan edilmelidir.’’ Dedi.  

‘’ESAS OLAN HARPUT KÜLTÜRÜ VE BUNUN YAŞATILMASIDIR’’

‘’Harput isminin heyecan yaratacağından şüphe edilmesin’’ diyen Mehmet Ali TALAYHAN’ın Harput ile ilgili yazdığı köşe yazılarını siz değerli TURAN okuyucuları için derledik… 
‘’İşsizlik, yatırım, kalkınma gibi konularında bununla birlikte hızlanacağını da belirtelim. Yıllar önce ‘Yukarı Şehir’ isimli bir roman okumuştum. Bu roman ödül alan bir eser olarak Harput’u anlatıyordu. Ünlü’nün romanında anlattığı Harput artık mazide kaldı. Onlarca mahalleyi yeniden inşa etmek gibi kimsenin böyle bir derdi de yok.

Esas olan Harput Kültürü ve bunun yaşatılmasıdır. Bin yıla yaklaşan maziyi hovardaca harcayarak sona yaklaştık görüntüsü vardır. Belki de son bir gayret ile bazı olumsuzlukları tersine çevirme fırsatı da kendi elimizdedir. Son yıllarda Harput Ağzı, Harput Evliyaları, Harput Divan şairleri gibi konularda ciddi ilmi eserlerin ortaya çıktığını biliyoruz. Bu eserler mazinin hatırlarını unutulmaktan kurtarmıştır. Vatanlaşan Harput topraklarının tapusu gibi kabul etmek gerekir. Hepsi çok kıymetli eserlerdir. Bu eserlerin son yüzyılı kapsadığını da söylemek gerekir. Ancak, irfan ilim ve sanat erbabı üstatların beslendikleri kaynakları da araştırmak yazmak gerekmez miydi? Elbette az da olsa çalışmalar vardır. Harput Kültürü dar bir coğrafyanın eseri olmadığını biliyoruz. 12. Asrın başlarında Türk hakimiyeti altında kalarak doğudan gelen göçlere daha batıya gitmeleri için yol açmıştır. Fikret Memişoğlu’nun ifadesi ile buraya biriken yiğitler birer bozkurt olarak görevlerini yerine getirmişlerdir.’’

‘’ELÂZIĞ ZORLAMA BİR İSİMDİR’’

‘’Ömrümün büyük kısmı yaklaşık 50 yılını gurbette geçirdim. Her karşılaştığım muhatabımın nerelisin sorusuna Elazığlıyım derken içimde bir acı duyarak cevap verdim. Elazığlıyım demek yerine Harputluyum deseydim daha çok mutlu olacağımı bildiğimden bu acıyı duyuyordum. Samimi bir ortam olduğunda da Harput üzerine derin sohbetler yaparak bu acımı dindirirdim. Elâzığ zorlama bir isimdir. Hiç kimse Türkçe zorlama olmadan bu ismin verildiğini söyleyemez. Cumhuriyet öncesi ve sonrasında yapılan çeşitli değişiklikler sonrasında bugünkü halini almıştır. Ben dahil herkes artık bu ismi benimsemiştir. Elâzığ isminin değiştirilmesini teklif etmiyorum. Önce Mamuratü’l Aziz, El-azık son olarak da Elâzığ olmuş olması doğru olduğu manası taşımaz. Yapılacak iş Elâziz olarak kalmasıdır. Elâzığ isminin yakın tarihimizde bile Harput’un sadece bugünkü virane şehirden ibaret olmaması ile meşhurdur.’’

‘’HARPUT EVLİYALAR ŞEHRİ OLARAK ANILIR’’

‘’Bazı topraklar üzerinde yaşayan insanlarla anılırlar. Harput üzerinde yaşayanlar değil altında taşıdıkları ile anılır. Nasıl anılmasın ki? Topraklarında sanki türbe ekmişlerde bitmişler gibi. Bu sebepten evliyalar şehri olarak anılır. Harput’un meşhur evliyalarını elbette topraktan bitmediler. Ama toprakları yaşadıkları müddetçe yoğurdukları gibi terki hayat ettikten sonra aynı vazifeyi öğrencileri devam ettirmiştir. Harput’un sıradan bir yerleşim yeri olmadığını artık herkes idrak ediyor. Bir zamanlar Sancak olarak görev yapan bu beldenin tekrar eski ihtişamına kavuşamayacağını biliyoruz. Ancak, son iki yüzyıl içinde sayısız medreseleri, çarşıları, hanları ile bölgenin ticaretini yöneten Harput il olarak bundan sonra tarihten aldığı hızla daha da ileriye taşıyacaktır. Harput vilayet ismi olsun.’’