Elazığ'da 42 yıldır hayatını öğrencilere adayan Fırat Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Görevlisi Recep Bağcı, aynı zamanda öğrencilerin geçmişten günümüze gelen iletişim cihazlarını tanımaları için 'İletişim Müzesi' kurdu.
Elazığ'da 1984 yılında Fırat Üniversitesi bünyesine katılan Öğretim Görevlisi Recep Bağcı (65), 1998 yılında İletişim Fakültesi'nin kurulmasında yer aldı. 42 yıllık eğitim öğretim hayatında sayısızca öğrenci yetiştirerek mezun eden Bağcı, iletişim teknolojileri dersini alan öğrencileri için geçmişten günümüze kullanılan iletişim cihazlarını içeren bir müze kurmaya karar verdi. Bağcı, kendi envanterinde olan cihazların yanında, yakınları ve kentte yaşayan vatandaşlara ulaşıp, evlerinde kullanmadıkları 'İletişim Cihazlarını' kendilerine getirmelerini rica etti. Bir süre topladığı cihazları depoda muhafaza ederek koruma altına alan Bağcı, Cumhuriyetin 100'üncü, Fırat Üniversitesi İletişim Fakültesinin de 25. yılında, hayali olan müzeyi açtı.
Müzenin kurulma aşaması hakkında bilgi veren Recep Bağcı, '45 yıldır iletişim teknolojileriyle haşır neşir olan bir iletişim uzmanıyım. Gazetecilik, televizyonculuk ve radyonun içerisinde bulunmuş, daha sonra akademik düzeyde de bu işin dersini verdim. İlk günden beri, içimde bir uhteydi. Kimisi pul veya farklı bir koleksiyon yapar ben de bu müzecilik aklıma geldi. Eğitimci olduğum için dünden bugüne iletişim teknolojileri ne aşamada madem bunun dersini anlatıyoruz onu da öğrencilerimize gösterelim dedim. Asıl amacım öğrenciler içindi, yoksa benim müzecilikle bir alakam yok. Bu malzemeleri Elazığ Belediyesi tarafından açılan Basın Müzesine de verebilirdim fakat fakültemizde eğitim amaçlı iletişim teknolojilerinin dünden bugüne gelen bütün aşamalarını görebilsinler diye vermedim. Son 500 yılda iletişim teknolojilerini öğrencilerimize burada uygulamaları olarak anlatıyoruz. Bu dersi veren bütün hocalarımız öğrencilerle buraya gelerek müzemizin başında ekipmanları anlatıyor. Son 40 yılda gerek kurumlardan, kuruluşlardan ve özellikle Elazığlı hemşerilerimizden rica ederdik, evlerinizde varsa eski ekipmanlar getirin diye. Onlar da sağ olsunlar getirip bizlere teslim etti. Bugün bunları isimleriyle birlikte armağan edilmiştir diye not alarak sergiliyoruz. Bunlar 40 yıllık eserler. Gün geldi, 2023 yılında Cumhuriyetimizin 100 yılı, İletişim Fakültesinin de 25'inci yılında buranın açılışını yaptık. Burası müstakil bir müze değil. Oda da veya binada değil. Okulun koridorlarında ve girişlerinde öğrenciler her gün yaşasın ve iç içe olsunlar diye burada sergilemeye başladık' dedi.
Bağcı, 'Bütün İletişim Fakültelerine baktığınızda, bugün 50'nin üzerinde 70'e yakın İletişim Fakülteleri var. Bunun gibi derli toplu bir müze yok. Bunun için çok mutlu oluyorum. Hem öğrencilerimize eğitim amaçlı tekrar gösterdiğimiz için hem de fakültemize böyle bir müze kazandırdığımız için mutlu oldum. Buraya halen daha bağış yapan vatandaşlarımız var. Burada sadece iletişim cihazlarından fotoğraf makinesi veya kamera yok. Burada sinema makinesinden, matbaa makinesine, radyodan tutun gramofona kadar her şey var. Çok yönlü iletişim teknolojileri, burada sergileniyor. Bizlere destek olanlara teşekkür ederim. Bir şehrin kültür seviyesini ne kadar üst düzey noktada olduğunu gösteren yerler müzelerdir' ifadelerini kullandı.
(MK-CK-