Elazığ Kent Konseyi toplantı salonunda gerçekleştirilen basın toplantısında, söz konusu çalışmanın Hazar Gölü, Bermaz Ovası ve bölgedeki doğal yaşam üzerinde geri dönüşü olmayan zararlar oluşturacağı ifade edildi.
“MADEN BAKIR İŞLETMESİ BÖLGENİN CAN DAMARIYDI”
Açıklamada, Maden ilçesinin tarih boyunca bakır madenciliğiyle anıldığı belirtilerek, 1936 yılında devletleştirilen Maden Bakır İşletmesi’nin bir dönem hem bölge ekonomisine hem de Türkiye ekonomisine büyük katkılar sunduğu hatırlatıldı. İşletmenin geçmişte binlerce kişiye istihdam sağladığı, ülkenin bakır ihtiyacını karşıladığı ve ihracat yoluyla döviz girdisi oluşturduğu vurgulandı.
“MADEN İLÇESİ YAŞANAMAZ HALE GELDİ”
Açıklamada, 1990’lı yıllardan itibaren uygulanan yanlış politikalar ve özelleştirme süreçleri sonucunda işletmenin işlevsiz hale getirildiği belirtilirken, özel şirketlerin faaliyetleri sonrası ilçede ciddi çevresel sorunların oluştuğu kaydedildi. Özellikle maden atıkları ve hafriyat dökümleri nedeniyle ilçenin yaşanamaz hale geldiği ifade edildi.
“BÖLGEDEKİ KUŞ POPÜLASYONU OLUMSUZ ETKİLENECEK”
Dernek ve kuruluş temsilcileri, kimyasallarla ayrıştırılan bakır cevherinin Maden Tren İstasyonu yerine yaklaşık 41,7 kilometre uzaklıktaki Gezin Tren İstasyonu’na taşınmasının büyük bir çevre felaketine neden olacağını savundu.
Açıklamada, bu durumun Bermaz Ovası’ndaki tarımsal üretimi, coğrafi işaretli keven ve kekik balını, bölgedeki kuş popülasyonunu ve Hazar Gölü ekosistemini olumsuz etkileyeceği dile getirildi.
“BÖLGE SİT ALANI VE SULAK ALAN HAVZASI”
Ayrıca Gezin bölgesinin, 1971 tarihli Ramsar Sözleşmesi kapsamında koruma altında bulunan “Ulusal Öneme Haiz Hazar Gölü Sulak Alanı” havzasında yer aldığına dikkat çekildi. Bölgenin aynı zamanda sit alanı ve nitelikli tarım havzası statüsünde bulunduğu belirtilerek, ilgili kurumların acilen harekete geçmesi çağrısı yapıldı.
“BİR ŞİRKETİN KAZANCI İÇİN DOĞA FEDA EDİLEMEZ”
Ortak açıklamada, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü’nün bölgede inceleme yapması ve Gezin Tren İstasyonu’ndaki çalışmaların durdurulması için gerekli tedbirleri alması istenirken, “Bir şirketin ekonomik kazancı uğruna bölgenin doğası, tarımı ve geleceği feda edilemez” denildi.