Ziraat Odası Başkanı HACIOĞULLARI tarıma örnek gösterdiğimiz desteğini anlattı…

02-FOTO-2-16

MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ’NDE IŞIKVER SESLERİ! MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ’NDE IŞIKVER SESLERİ!

Gazeteniz TURAN’ın “Elazığ’a Örnek Üretim” Başlıklı Manşet Haberi’yle kamuoyuna duyurduğu Altunkuşak Köyü yakınlarında Keban Barajı havzasında yapılan kurutmalık domates üretimine arazi temini ve sulama amaçlı elektrik tesisatı çekimiyle en büyük desteği sağlayan Elazığ Ziraat Odası Başkanı İbrahim HACIOĞULLARI, gazetemizin haberini değerlendirirken, üreticilerin vurguladığı gibi sulama sorunu yaşayan Elazığ’a sulama ve üretim konusunda her bakımdan “örnek” olabilecek daha büyük projeler yapacaklarını söyledi…

Uluova ile Kuzova Sulama Projeleri’nin yılan hikâyesi’ne dönmesiyle âdeta susuzluktan kırılan ve tarımsal üretimi bırakan çiftçinin zorunlu olarak köyünü de terketmesiyle birçok ova köyü boşalan 3 tarafı sularla çevrili ilimiz Elazığ, Devlet Su İşleri’nin (DSİ) devasa sulama projelerini bekleyedursun, Elazığlı hemşehrimiz “Torpak Tarım Gıda İşletmeleri AŞ” Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet TOSUN’un, Elazığ’a ve üreticimize “örnek” olacak bir sulama yöntemi ve üretime imza atmasına en büyük desteği sağladığını haber yaptığımız Elazığ Ziraat Odası Başkanı İbrahim HACIOĞULLARI, “Elazığ’a Örnek Üretim” Başlıklı Özel Manşet haberimizi değerlendirirken özellikle elektrik temini konusunda Gazeteniz TURAN'a çarpıcı açıklamalarda bulundu…


01-FOTO-1- İBRAHİM HACIOĞULLARI

HACIOĞULLARI; “ADAMLAR TEK BAŞINA 2000 DÖNÜMLÜK ARAZİYİ KENDİ ÇABALARI İLE SULADI!”
Elazığ Ziraat Odası Başkanı İbrahim HACIOĞULLARI, üreticilere yaptığı yardıma karar verişinin sebeplerini anlatırken; “Ben adamların yüzüne baktım. İşçi oldukları belli, yapabilirler diye düşündüm ve kendi arsamı verdim. Kira olarak bana 150 Bin TL verdiler, ben ise direkt 140 Bin TL dedim. Onlar söylemeden yardımcı olmak için arsamı verdim. Göreyim sizi dedim, acaba yapabilecek misiniz? Diye. Arsayı verdiğimin ertesi günü adamların yanına gittim. Bir baktım ki adamlar arsaya su getirmiş, deneme çalışmaları yapıyor. Büyük bir şaşkınlığa uğradım. Elazığ’ın toprağı yüksek, suyu aşağıda ama dört bir yanı su, bu emekçi kardeşlerim yaptıkları çalışma ile çok rahatlıkla bir gün gibi kısa bir sürede araziye suyu getirdiler. Bu adamlar tek başına 2000 dönümlük araziyi kendi çabaları ile suladı. Ben de hemen elimi taşın altına koyup bu adamlar için elektrik direği diktim. Çeşitli çalışmalar da bulundum. Konaklama ve temel ihtiyaçlarını gidermelerini için bir şeyler yapmaya çalıştım. Ben bu adamların emeğini, çabasını görünce yardımcı olmak için elimden geleni yaptım.” Açıklamasında bulundu…

04-FOTO-4- TARIMSAL ALAN

“KOSKOCA DEVLETİMİZ ELAZIĞ’DAKİ DİĞER ARAZİLERİ SULAYAMIYOR MU?”
Ziraat Odası Başkanı İbrahim HACIOĞULLARI, üreticilerin kendi çabalarıyla yaptıkları sulamaya karşılık devletin sulama yapamayışı konusuna eleştiri getirerek, açıklamasını şu ifâdelerle sürdürdü; “Önümüzdeki sene bu 2000 dönümlük alanda GES projesi yapacağız, daha büyük projeler yapacağız. Bir soru sormak istiyorum yetkililere, bu adamlar tek başına 2000 dönümlük araziyi suluyorsa, koskoca devletimiz Elazığ’daki diğer arazileri sulayamıyor mu? Boru getiremiyorlar mı? Suyu kullanamıyorlar mı? Bu adamların yaptığını yapamıyorlar mı? Uluova sulama projesinde su yok, Kuzova sulama projesinde su yok, bir boru ile bir tepe ile çabalarsak tüm Elazığ’ı sulayabiliriz. Bu adamlar gibi çabalarsak Elazığ’da sulanmadık yer kalmaz. Hem sulama hem de içme suyu için çeşitli butik sulama projeleri gerçekleştirilmelidir.”
07-FOTO-7- TARIMSAL ALAN

“BU BUTİK SULAMA PROJESİ ELAZIĞ’IN GENELİNDE YAPILABİLİR!..” 
“Kuzova Sulama Projesi’ni 1969 Yılı’nda ortaya attılar. Askere gittim geldim, proje devam ediyor. Temel attılar. Ha temel attık, ha temeli baştan attık dediler 1984’te attılar. 1984’te temel atıldıktan sonra 2008 Yılı’nda açılışı yapıldı. Gazeteler manşetler attı, Elazığ sulanacak, Kuzova sulandı diye fakat 6 köy sulandı. 6 Köy faydalandı bu sulamadan fakat bu köyler de ise tamamen faydalanma olmadı.  Yani bir adam sürekli bir işi, kendi başına, kendi imkanları ile yapıyorsa devletimiz bu teknolojide yapamıyor mu? Avrupa’da su nerede olursa olsun yetkililer suyu istedikleri yere getiriyor. Fakat bizim şehrimizde öyle bir şey yok. Şunu belirtmek istiyorum Elazığ’ın hemen hemen tüm ilçelerinde suya olan uzaklık 2 Km’dir. Bende çizimler mevcut, gelsinler vereyim görsünler. Bu butik sulama projesi Elazığ’ın genelinde yapılabilir. Sadece insanlar ekmek, biçmek, üretmek istesin. Yetkililer gerekli yardımları etsin insanlara.”

“BU YAŞIMA GELDİM, ELAZIĞ’DA MUTLU ŞEKİLDE BAHÇESİNİ SULAYAN VATANDAŞ GÖRMEDİM!”
“Ben bu adamlara konteynır almak için çok uğraştım. Bir konteynır için başvurmadığım yer kalmadı. Bizim yetkililerimiz sorumsuzca davranıyor. Bu adamlar şimdi 2000 dönümlük arsada üretim yapıyor. Yakın zamanda bu adamların yanında yani kurutmalık domates için 600 kişi ekmek yiyecek. Bu 600 kişiyi 4 ile çarpsan yaklaşık 2400 insan ekmek yiyecek. Butik Sulama Projesi’nden dolayı hem Elazığ’ımızda üretim hem de 2400 vatandaşın ekmek yemesi sağlanıyor. Malatya Sulama işlerinde Elazığ’a bağlı fakat Elazığ ve Malatya’yı sulama alanlarında karşılaştıracak olursak, Malatya bizden çok daha önde, bizim yaklaşık olarak sulanan toprağımız %20’iken, Malatya’nın yaklaşık olarak %80’lik bir bölümü sulanabiliyor ve işin kötü yani Elazığ’ın dört bir yanı su ile çevrili, toprağı daha verimli fakat Malatya bizden sulamada çok daha önde. Malatya’da en yakın suya yakınlık 5 kilometre, Elazığ’da ise en yakın alan 150 metre, en uzak ise 2 kilometre fakat sonuçları görüyorsunuz. Ben bu yaşıma geldim, Elazığ’da mutlu şekilde bahçesini sulayan vatandaş görmedim.”
06-FOTO-6- İBRAHİM HACIOĞULLARI
“ELAZIĞ ŞEHRİ SULAMA ALANINDA PİLOT İL SEÇİLMELİDİR!..”
“Benim Elazığ’da her yerde tanıdığım var. Nerede su sorunu varsa hepsini bilirim. Vatandaşlar yıllardır kangren olmuş sulama projelerinden dolayı büyük sıkıntılar çekiyor. Elazığ şehri sulama alanında pilot il seçilmelidir. Biz devletimizden bedava elektrik istemiyoruz. GES konusunda bizlere yardımcı olsunlar, sulama konusunda bize yardımcı olsunlar tüm Elazığ’ı sulayalım. Devletimizin mühendisleri Kuzova Bölgesi’nin GES için çok verimli olduğunu bana bizzat söylediler. Fakat GES Konusunda bizlere yapılan hiçbir yardım ve destek yok. AKSA şirketi GES konusunda vatandaşlara karşı çıkıyor. Çeşitli bahaneler üretip köylü vatandaşa enerjiyi satıyor. Köylü GES istiyor, AKSA müsaade etmiyor. AKSA parayı cebine koymak için vatandaşlara GES yapamazsın diyor. Benim burada param düşer, gelirim düşer diyor.”

“ELAZIĞ’A GES PROJESİ AKSA’DAN DOLAYI VERİLMİYOR!”
Ziraat Odası Başkanı İbrahim HACIOĞULLARI, GES projelerinin engellendiğini iddiâ ettiği açıklamasında şu düşüncelere yer verdi; “Elazığ’a GES projesi AKSA’dan dolayı verilmiyor. Örnek vereyim size mesela 50 dönümlük bir üzüm bağında GES projesi yapman için AKSA’ya başvuran arkadaşımız oldu. Fakat AKSA, senin bahçen kurulmuş, bağın hazır durumda buraya GES kuramazsın diyor. GES kurabilmen için ağaçlarının yetişmemesi lazımmış, AKSA öyle diyor. Üstüne üstlük bazı çiftçilerimize Ticari Alan Elektriği veriyorlar. Çıkmak istesen de 4 ayın parası peşin alınıyor. Gariban çiftçi ne yapacak? Nasıl geçinecek?  Kaç kere bunun için devreye girdim, alttan al üstten al, mecburen arkadaşlarımız 4 aylık elektrik parası sanayi tarifesinden peşin şekilde alındı. Bunların nedeni AKSA’nın karşı çıkmasıdır. AKSA’nın emekçi çiftçiye sahip çıkmamasıdır. Allah’tan korkun böyle bir şey olur mu? Yazıktır, günahtır. Neden böyle yapıyorsunuz?”

“ELAZIĞ OLARAK AĞLAYACAĞIZ Kİ DEVLETİMİZ BU SORUNLARI ÇÖZSÜN!”
Ziraat Odası Başkanı HACIOĞULLARI, Gazeteniz TURAN’a yaptığı değrlendirmeyi şu ifâdelerle tamamladı; “Çocuk ağlamaz ise anne emzik vermez. Bizim Elazığlılar olarak ağlamamız lazım. Bugün de, yarın da ağlayacağız ki devletimiz sulama ve elektrik konusundaki yıllardır süren bu sorunları çözsün. Bir ülkede gıda malzemesi üretilmezse ekonomi çöker. Çiftçi çalışmaz ise, uygun çalışma koşulları sağlanmaz ise hepimiz aç kalırız. Yaklaşık olarak ülkemizde 15 milyon mülteci besleniyor. Bu 15 milyon mülteciyi besleyeceğimize tüm ülkemizi suya kavuşturup tarıma dayalı ekonomiye geçebiliriz. Üretebilir, satabiliriz, çalışabiliriz. Ayriyeten şunu da belirtmek istiyorum. Biz toprak emekçileri eskiden kazmamızı, küreğimizi kapının önüne bırakırdık. Şimdi kapının önünde pantolon bile bırakamıyoruz. Elazığ’ın köylerinde son zamanlarda çok hırsızlık olayı oldu. Bunun için kaç kere jandarmayı, polisi aradık. Hiçbir çözüm alamadık. Köylü, çiftçi sulama ve elektrik sıkıntısından sonra bir de hırsızlardan çekiyor. Kaç tane kazmamız, küreğimiz çalındı. Yetkililerin bu konuda da bir çözüm üretmelerini istiyoruz’’