Coğrafi konumu, ulaşım üstünlüğü, akarsuları, yer altı ve yer üstü zenginlikleri, Harput’u, Elazığ’ı, bölgesininönemli bir yerleşme merkezi haline getirmiştir.
Bölgesinde kendisine has kültürel özellikleri ile temayüz etmiş olan Elazığ, yetiştirmiş olduğu nitelikli insan tipi ile Harput Efendisi imajını oluşturmuştur.
Âlimleri, arifleri, sanatkârları, mektep ve medreseleri ile bölgenin cazibe merkezi olan Harput, 1834 Yılı’nda kendi mezrasına taşınarak yaklaşık 100 yıl süren bir göç sonunda bugünkü yerleşim yerinde günümüz Elazığ’ını kurmuştur.
Harput terk edilirken tarihî yapıları, meskenleri Harput’ta kalmışsa da, efsanevi Harput şehri, musikisi, oyunları, masalları, hatıraları ile birlikte Elazığ’da yaşamaya başlamıştır.
Harput Efendisi günümüz Elazığ’ında; özü sözü bir, yardımsever, sanata ve sanatçıya saygılı, vatansever özellikleri ile Elazığ’da yaşamaya başlamıştır.

Harput’un Elazığ’a taşınması ve sonrasında kültürel değerlerimizi, şehrimizde olup bitenleri bizlere aktaran, duyuran önemli yayın organlarımız olmuştur.
Tanzimat Fermanı ile birlikte Osmanlı’da basın ve yayın hayatına daha fazla önem verilmeye başlanmış ve ilk özel gazeteler bu dönemde çıkmaya başlamıştır.
Agâh Efendi ilk özel gazete olan Tercüman-ı Ahval’ı 1860 yılında çıkarır.
İlimizde ilk matbaa 1866 yılında Vali Hacı İzzet Paşa zamanında kurulmuştur. Bu matbaanın ilk yayını da Ömer Naimi Efendi’nin 46 sahifelik Manzüme-i Naima isimli eseri olmuştur.
7 Ekim 1883’te ilk gazete Mamurat-ül Aziz Vilayet Gazetesi yayınlanmıştır. Daha sonra Şark Gazetesi, Satvet-i Milliye, Yeni Mefkûre gibi özel gazeteler yayınlanmış, bir süre sonra kapanmışlardır.

Söz konusu matbaada Hacı Kerim Efendi’nin müdürlüğünü yaptığı matbaada madeni harflerle baskı yapan bir makine satın alınmış 1883-1884 tarihinde Mamürat-ül Aziz Gazetesi yayınlanmaya başlamıştır. Baş Muharrir Hacı Hayri Bey zamanında bu gazetenin Tercüman-ı Hakikat ayarında çıktığı ifade edilmektedir. Bu gazete de daha sonra Çırpanızade Ali Haydar Bey gibi ünlü isimler görev yapmışlardır.
Uzun yıllar varlığını sürdüren matbaa 1926 yılında Vali Cemal Bardakçı zamanında özel idareye ait dükkânlar, iş yerleri satılmış ve bu arada vilayet matbaası da satılmıştır.
Mehmet Çakıroğlu’nun satın aldığı matbaa ve Mamürat-ül Aziz Gazetesi, bir müddet sonra tam 40 yıl yayınlandıktan sonra kapanmıştır.
Mehmet Çakıroğlu işlerini yürütemeyince gazete ile birlikte matbaayı satışa çıkarmış ve matbaayı İhsan Turan satın almıştır.
Bilindiği gibi 1 Mayıs 1930 tarihinde İhsan Turan tarafından alınan matbaada Turan Gazetesi yayınlanmaya başlanmıştır. Görüldüğü gibi Turan gazetesi bir bakıma Mamürat-ül Aziz Gazetesi’nin devamı sayılabilir.

POLİS LOJMANLARI’NIN YIKIMI DEVAM EDİYOR! POLİS LOJMANLARI’NIN YIKIMI DEVAM EDİYOR!

İhsan Turan ve oğulları İsmet, Kemal, Turan, Celal, 3. Kuşakta ise Murat ve EşrefTuran’ın gayretleri ile 2015 yılına kadar gelen gazete, Basın İlan Kurumu’nun yaptığı bir düzenleme sonunda, Elazığ’daki gazetelerin birleştirilerek sayılarının düşürülmesi sırasında birden bire asırlık Turan Gazetesi kapanmıştır. Bu olay ilimiz adına kültürel bir şoktur. Bu birleşme sonunda gazetenin neden Turan Gazetesi adıyla çıkmadığını doğrusu anlamış değiliz.
Zira gelenekler ve geleneksel potansiyelin yaşatılması bir il için son derece önemlidir. Elazığ’ın bildik bütün değerlerinin yetiştiği 40 yıllık Mamürat-ül Aziz Gazetesi ve aynı matbaada basılan bu gazetenin devamı sayabileceğimizTuran Gazetesi, ilimizin kültürel anlamında marka değeridir.
85 yıllık yayın hayatında şehri sürekli olarak bilgilendiren, olaylar hakkında bilgi veren gazete, yine bir kültürel kurum olan Gölcük Sineması’nın bitişiğinde tahta çerçeveli pano içinde asılması, o panonun önünde insanların gazeteyi ilgi ile okuduğu dönemlerin heyecanını o günleri yaşayanlar bilir elbet.
3. Kuşak olarak başta Murat Turan olmak üzere şehrin bir marka değeri olan Turan Gazetesi’ni Elazığ insanı ile yeniden buluşturan Turan Ailesi’ni, bu marka değerinin farkında olan, emek veren Turan Gazetesi mensuplarını, Gazete’nin geleneksel kıymetinin farkında olarak titiz ve hassas çalışmalarını yakından bildiğimiz Vehbi Coşkun Bey’i yürekten kutlarım.
TURAN Gazetesi’ni yaşatacak olan kadirbilir Elazığ halkına teşekkür ediyor. Turan Gazetesi’nin marka olarak Elazığ’a sonsuza kadar hizmet etmesini yürekten diliyorum.