NEDEN ELAZIĞ

Her ay Malatya’ya gidiyorum.
Satır Arası Kitap Kulübü’nün moderatörlüğü için…

Her gidişimde şehrin hızla toparlandığına şahit oluyorum. Depremin izlerini silmeye çalışan bir irade, kültür ve sanatla ayağa kalkmaya çalışan bir şehir görüyorum. Kültür sanat etkinliklerine dahil olabiliyor, festivallerin takviminde yer bulabiliyor. Bunu görmek beni mutlu ediyor. Yürekten “iyi ki” diyorum.

Elazığ’a sadece iki saat uzaklıkta…
Ortak kültürel değerlere sahip…
Aynı coğrafyanın, aynı tarihsel hafızanın bir parçası…

Peki o zaman soruyorum:

Harput gibi bir açık hava müzesine sahip olan Elazığ neden Kültür Yolu Festivali’ne alınamıyor?
Ve neden buna dair tatmin edici bir açıklama yapılamıyor?

Merak ediyorum gerçekten.

Yine mi bir “gönül alma” politikası izlenecek?
Yine mi “TRT konseri verdik, size düşen pay bu” denilecek?

Bu mudur Elazığ’a reva görülen?

Harput sadece yemek yenilen, kabir ziyareti yapılan bir yer midir?
Harput yaşayan bir tarih değil midir?
Harput bir sinema platosu değil midir?
Harput konserlerin, belgesellerin, uluslararası festivallerin doğal sahnesi olabilecek bir mekân değil midir?

Taşına dokunduğunuzda tarih konuşur.
Sokağında yürüdüğünüzde musiki duyarsınız.
Bir kürsübaşı gecesinde Anadolu’nun en rafine kültür damarını hissedersiniz.

Böylesine bir kültürel miras nasıl görmezden gelinebilir?

Bu bir ihmalkârlık mı?
Bir vurdumduymazlık mı?
Bir üşengeçlik mi?
Yoksa yıllardır süregelen sistematik bir yok sayma hali mi?

Anlam yükleyemiyorum.
Gerçekten bulamıyorum.

2026 yılında 26 şehir Kültür Yolu Festivali kapsamında yer alacak. Büyükşehir olmayan iller dahi listeye dahil edilmişken, Elazığ’ın hâlâ dışarıda bırakılması artık “kriter” tartışmasının ötesindedir.

Bu mesele bir festival meselesi değildir.

Bu mesele;
bir şehrin görünürlüğü,
ekonomik hareketliliği,
gençlerinin umudu,
sanatçısının sahne bulması,
esnafının nefes alması meselesidir.

Elazığ kültür üretmiş bir şehirdir.
Tüketen değil, üreten…

Musikisiyle, mutfağıyla, folkloruyla, Harput’u ile…

Ama görünen o ki mesele kültür değil, tercih meselesidir.

O zaman biz de soralım:

Kültür Yolu Festivali kültürü olan şehirleri mi seçiyor,
yoksa seçilen şehirler mi kültürlü sayılıyor?

Elazığ’ın cevabı hazırdır.
Bu şehir kültürünü kimsenin onayına ihtiyaç duymadan üretmeye devam eder.

Ama hak ettiği yerde olmayı da ister.

Siz de sorun kendinize:
Neden?