Yıpranma payı, fiili hizmet süresi zammı olarak adlandırılan uygulama kapsamında, ağır ve riskli işlerde çalışanların yıllık prim günlerine mesleğin risk durumuna göre 60, 90 veya 180 gün ilave ediliyor. Bu sayede normalde yılda 360 gün prim kazanan bir çalışan, yıpranma payı sayesinde SGK’da daha fazla prim gününe sahipmiş gibi sayılıyor. Böylece emeklilik için gerekli prim gün sayısı daha kısa sürede tamamlanabiliyor.
Prim avantajının yanı sıra biriken ek süreler emeklilik yaş haddini de düşürüyor. SGK düzenlemesiyle riskli işleri icra eden çalışanlar, hak ettikleri süreye göre emekliliği orta ve çok ağır işlerde 5 ila 8 yıl daha erkene çekebilecekler.
2026 düzenlemesi kapsamında yıpranma payı hakkından yararlanabilecek meslek grupları şöyle sıralanıyor:
-
Sağlık çalışanları: Doktor, hemşire, ebe, hasta bakıcı, röntgen teknisyeni ve ambulans şoförleri,
-
Gazeteciler: Sarı basın kartı sahibi basın mensupları,
-
Maden ve yeraltı işçileri: Yıllık en yüksek yıpranma payına sahip grup,
-
Güvenlik güçleri: Asker, polis, MİT personeli, cezaevi infaz koruma memurları,
-
Ağır sanayi çalışanları: Demir-çelik, cıva ve kimyasal madde üretimi gibi tehlikeli alanlarda çalışanlar,
-
İtfaiye personeli: Yangınla mücadele ekipleri.
Ayrıca düzenlemeyle yeni sektörler de kapsam içine alındı; çimento fabrikası işçileri, alüminyum sanayi çalışanları, dökümhane personeli ve cam sanayi çalışanları da yıpranma payı avantajından faydalanabilecek.
Bu düzenleme milyonlarca çalışanı doğrudan ilgilendiriyor ve özellikle ağır ve tehlikeli iş kollarında emeklilik planı yapanların hesabını yeniden yapmasını gerektiriyor.