SAVAŞIN EKONOMİK YÜKÜ

Amerika’nın İsrail’le İran’a başlattığı savaş, faiz etkisini büyütmesinden ötürü Türkiye’nin borçlanma maliyetinin yükselmesine neden olacak. Bundan dolayı artan faiz ödemelerinin bütçeyi olumsuz etkileyeceği ve yıl sonunda 2.7 trilyon lira olarak öngörülen faiz yükünü 3 trilyon liranın üzerine çıkaracağı tahmin ediliyor.

Bütçeden bu yılın Ocak ve Şubat aylarında 640.1 milyon liralık faiz ödemesi yapıldı. Hazine’nin Nisan ayında 515.4 milyar lira, Mayıs ayında ise 354.7 milyar lira olmak üzere toplamda yaklaşık 870 milyar liralık borçlanma planladığı açıklanıyor. (1)

Savaş nedeniyle küresel petrol fiyatları yükseldi. Mart başında varili 70 dolar olan ham petrolün fiyatı Mart sonunda 114 dolara çıktı. Petrol fiyatları düşmezse enerji faturamızın bu yıl 25-30 milyar dolar artabileceği söyleniyor. Bu durum sadece enflasyon beklentilerini etkilemeyecek, borçlanma maliyetlerini de artıracak. Piyasa faizleri geçmiş ayda 7 puan artarak yüzde 43’ü aştı. Enflasyon beklentisindeki bozulma nedeniyle sadece 2 yıllık tahvillerde değil, daha uzun süreli tahvillerin faiz oranlarında da artış görülüyor. Borçlanma faizlerinde görülen bu artış, yani artan bu faiz yükü Hazine’nin bütçe dengesini de olumsuz etkileyecek. Yılın ilerleyen aylarında beklenen kur artışı ve altın fiyatlarındaki yükselişlerin de Hazine’nin altın ve döviz cinsi borçlanmalarını etkileyecek ve bu tür borçların yükünü artıracak.

Hazine’nin altın borcu, 2026 yıl başı itibariyle yaklaşık 184 ton seviyesinde olup, bu borcun güncel dolar karşılığı 32.5 milyar doları aşarken, toplam maliyetinin 800 milyar liranın üzerinde olduğu belirtiliyor. (2)

Türkiye’nin toplam brüt dış borç stokunun 2025 yılı sonu verilerine göre 564. 9 milyar dolar seviyesinde olduğu açıklanıyor. (3) Bunun güncel kurla karşılığı 25.1 trilyon lirayı buluyor.

Altın fiyatlarındaki sürekli artışın Hazine’ye altın borçlanmasından ötürü ciddi bir yük getireceği, sadece altın ons fiyatındaki yükseliş sonucunda net faturanın 6 milyar 180 milyon dolar olacağı hesaplanıyor.

Döviz cinsinden borçlanmaya gelince, Hazine daha önce yurt dışından dolar bazında yüzde 6-7 gibi oranlarda borçlanırken, şimdi bir yandan borç bulma zorlukları, diğer taraftan alınacak borçların faizleri yaklaşık yüzde 10’ların üzerine çıkarak döviz cinsinden borçlanma seçeneğini zorlaştırdı. Ayrıca dış borçlanmanın maliyetini yükseltti. Bunun yanı sıra dolar, sadece 27 Şubat’tan bu yana bir ayda yüzde 1.3 artışla 44.68 liraya yükselirken, Euro 0.9 yükseldi. Dolayısıyla kurlarda meydana gelen bu belirsizlik ve yükseliş ayrı bir risk ve maliyet oluşturuyor. (4)

Sonuç olarak, önümüzdeki aylarda yaşanan savaşın uzaması ve büyümesi nedeniyle küresel petrol fiyatlarındaki yükselme sadece enflasyon, kur ve altın fiyatlarını etkilemeyecek, borçlanma maliyetlerimizi de artırarak bütçe açığının en önemli kalemi olan faiz yükünü 3 trilyon liranın üzerine çıkacağı tahmin ediliyor. Bundan ötürü yılsonunda bütçe açığının da yeni bir rekor kırması bekleniyor.

Kaynakça :

(1) Coşkun Cangöz

(2) Para Medya

(3) Hazine ve Maliye Bakanlığı gov.tr

(4) Ekonomi Alla Turca