VATANDAŞIN VE ESNAFIN FERYADINI DUYUN

Duyun artık…

Yorulduk…

Usandık…

Umutlarımız tükendi…

Yaşama sevincimiz kalmadı…

Vatandaş da, esnaf da perişan…

Sanki sistematik bir işkence yapılıyor…

Yirmi dört yıldır bu ülkeyi tek başınıza yönetiyorsunuz…

Bu sıkıntılara siz vesile oldunuz…

Vatandaşı da esnafı da sürekli krizlerin içine sürüklediniz…

Lafla peynir gemisi yürümüyor…

Çözüm üretmek yerine sürekli siyasi çekişmeler ve gerilim stratejisiyle ülkeyi yönetmeye çalışıyorsunuz…

Paramızın değeri kalmadı…

Paramız pul oldu...

En büyük banknotumuz olan 200 lira, 2009 yılında tedavüle girdiğinde yaklaşık 133 dolara karşılık geliyordu…

Bugün ise yaklaşık dört buçuk dolar değerine karşılık geliyor…

İki yüz lira ile bir lokantaya gidip bir kebap bile yenilemiyor…

İki yüz lirayla kasaptan ancak iki yüz gram et alınabiliyor…

Oysa 2009 yılında 200 lira ile yaklaşık 17 kilogram et alınabiliyordu…

Metropol şehirlerde iki asgari ücretle ancak bir ev kiralanabiliyor…

Metropol şehirlerde yaşayan insanların büyük bir bölümü artık yaşamıyor, adeta sürünüyor…

Esnaf günlerce siftah etmeden dükkânını kapatıyor…

Artan maliyetler nedeniyle elli yıllık firmalar konkordato ilan ediyor…

Çiftçi artık ekemiyor; ektiğini de biçemiyor…

Hayvancılık her geçen gün bitme noktasına geliyor…

Adalet ise tamamen siyasi iktidarın keyfine göre uygulanıyor…

Aileler yıkılıyor, gençler uyuşturucunun tuzağına düşüyor…

Gençler işsizlik nedeniyle büyük sorunlar yaşıyor…

Bu böyle gitmez artık…

Mutlak butlana ne gerek vardı!?

Siz, yirmi dört yıllık icraatlarınıza güveniyorsanız vatandaşın karşısına başınız dik çıkarsınız…

Şayet ülkeyi müreffeh bir seviyeye getirmiş, gelir dağılımında adaleti sağlamış ve vatandaşın güven ile huzur içinde yaşayacağı bir ortam oluşturmuş olsaydınız; ne ayak oyunlarına ne de mutlak butlana gerek kalırdı…

Yeter değil mi bu kadar zulüm!?

Bu ülkede üniversite okumanın da artık bir değeri kalmadı…

Çünkü ülkemizdeki işsizlerin önemli bir kısmı üniversite mezunu…

Fırsatını bulan ülkemizi terk ediyor…

Ülkemizde yaşanan bu derin ve ciddi ekonomik kriz, vatandaşı da esnafı da perişan etmiş durumda…

Yandaş medya ile bu gerçeği gizleyemezsiniz…

Gitmiyor ve yürümüyor…

Bankalarda ödenmeyen kredilerin, kredi kartı

borçlarının, senetlerin ve çeklerin haddi hesabı yok…

Daha nereye kadar vurdumduymaz davranacaksınız?..

Bırakın artık sürekli suni gündemler oluşturmayı da çözüm üretin…

Sizin tuzunuz kuru…

Saltanat da sizde, keyif de sizde…

Bu şekilde ülke yönettiğinizi mi zannediyorsunuz!?

Vallahi de billahi de yeter artık!

Bu ülkede esnaf olmak da, masum bir vatandaş olarak yaşamak da adeta suç hâline geldi…

Ez cümle; vatandaşın da, esnafın da sesini artık duyun…