VİZE MUAFİYETİ

Gazetelerde 17 Mayıs 2026 tarihinde, okyanus ötesi bir kıta devlet olan Avustralya vatandaşlarına Türkiye’nin karşılıksız vize muafiyeti getirdiği haberleri yer aldı. Haberi okuyunca, doğrusu, ülkem adına üzüntü duydum. Zira Türk vatandaşları, Avustralya’ya vize almadan giremiyor. Uluslararası ilişkilerde mütekabiliyet esası diye temel bir kural vardır. Yani uluslararası kararlar karşılıklılık esasına göre alınır. Ne ki iktidar ve içi boşaltılan Dışişleri Bakanlığı mütekabiliyet esasını uygulamıyor.

Türkiye’de yabancı ülkelerle karşılıklı vize muafiyeti, 1923-1930 yılları arasında yapılan Dostluk ve İkamet Antlaşmaları ile önce Sovyetler Birliği, İran, Afganistan ve komşu ülkelerle gerçekleştirilmiştir.

1957’de Avrupa Konseyi Kişilerin Seyahatleri İle ilgili Avrupa Antlaşması’na taraf olan Türkiye ile Almanya, Fransa, Belçika, Hollanda gibi birçok Avrupa ülkesi arasında karşılıklı vize muafiyeti başlamış, 1980’e kadar devam etmiştir. 1980 darbesinden sonra Almanya, karşılıklı vize muafiyetini iptal etmiştir. Ardından Avrupa ülkelerinin çoğu Türk vatandaşlarına vize uygulamaya başlamıştır. Yani karşılıklı vize muafiyeti Avrupa ülkeleri tarafından tek taraflı olarak sonlandırılmıştır. Ancak Türkiye, Avrupa ülkelerinin vatandaşlarına tek taraflı vize muafiyetini kaldırmamıştır. O yıllarda alınan kararın, o günün koşullarında Avrupa ülkelerinden Türkiye’ye, zengin turistleri çekerek turizm gelirlerini artırma amacına yönelik olduğunu düşünüyorum.

2000-2026 sürecinde Balkanlar, Güney Amerika, Orta Asya, Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkeleri ile yapılan karşılıklı vize muafiyeti uygulamaları AKP hükümetlerince yenilenmiştir.

Günümüzde vize muafiyetinin turist çekmede yararlı olduğu tartışmalıdır. Zira önemli olan ülkemize zengin turistin gelmesi ve Türkiye’de rahat para harcamasıdır. Yani turizm gelirlerimizin artmasıdır. Aksi halde ülkemizde para harcamayan yoksul turistin Türk turizmine yararı olmadığı araştırmalarla tespit edilmiştir. Yıllardır İngiltere, Almanya, İspanya, Fransa vatandaşları Türkiye’ye vizesiz girerken, karşılıklı muafiyeti kaldıran bu ülkeler, Türk vatandaşlarından vize istemektedir. Türk vatandaşlarının bu ülkelerden vize alması da hiç kolay olmuyor. Enflasyonun ve işsizliğin zirve yaptığı Türkiye’de, vize için başvuruda bulunanların sayısının, dünyada Çin’den sonra ikinci sırada olduğu belirtiliyor. Dolayısıyla sadece 2024’de 170 bin başvurunun reddedildiği haberleri basında yer aldı. Yani bir yanda dilediğince Türkiye’ye giren yabancılar, diğer yanda vize alamayan Türkiye Cumhuriyet’i vatandaşları. Ülkemizi yönetenler ne zaman vatandaşlarını adam yerine koymayı öğrenecekler bilmiyorum…

Öyle ki, yıllardır 10 milyon vatandaşı Türkiye’de, Türk halkının sırtından geçinenlerin ülkesi Suriye bile Türk vatandaşlarına vize uyguluyor. Sınırlarımızdan kaçak olarak akın akın Türkiye’ye giren Afgan mülteci ve sığınmacıların ülkesi Afganistan’a ne demeli? Türkiye’de yaklaşık 150 bin vatandaşı olan Afganistan dahi Türk vatandaşlarına vize uyguluyor.

Ayrıca Türkiye, ülkemize gelen ABD vatandaşlarından da vize istemiyor. Buna karşılık Türk vatandaşları vize alma randevusu için dahi aylarca bekliyor. Başvuru yapanların yüzde 70’ine ise vize verilmediği belirtiliyor.. Bu kapsamda eski bir AKP milletvekilinin de vize başvurusunun ret edildiği basında yer aldı. Hepsi bu kadar da değil vize başvurusu için dolar olarak yatırılan vize harcı da geri ödenmiyor.

Şimdi tekrar Avustralya vatandaşlarına yapılan vize muafiyetine dönelim. Avustralya, tarihi 1788’e ulaşan, en eski İngiliz sömürgelerinden biridir. Halen anayasal monarşi ile yönetilmektedir, İngiliz kralını sembolik devlet başkanı olarak kabul etmiştir. İngiliz, İrlandalı ve İskoç kökenli olan Avustralya halkının eski kuşakları, gemilerle kıtaya ulaşan İngilizler ile asırlar boyu İngiltere hapishanelerinden sürülen suçlu ve mahkûmlardan oluşmuş. Dünyanın en eski halklarından biri olan Avustralya’nın yerli halkı Aborjinler, kıtaya gelen İngilizler tarafından sürekli olarak acımasızca katledilmiş. Bilindiği gibi I. Dünya Savaşı'nda Osmanlı Devleti'ne karşı savaşan İngiliz ordusunda, sömürgelerinden getirttiği Avustralya ve Yeni Zelanda askerleri de yer almıştı. Kısaca Anzaklar denilen çok sayıda Avustralya’dan gelen asker, Çanakkale savaşında Türklere karşı savaştı. Bu nedenle Avustralya’dan her yıl 18 Mart ve 25 Nisan tarihlerinde savaşta ölen Anzakları anmak için Çanakkale’ye gelenler oluyor. Zira Avustralya’nın tarihte efsaneleşmiş başka değerleri yok. Bu nedenle eğer karşılıksız vize muafiyeti, turist çekmek için yapılıyorsa gelmeye niyetli olan Avustralya halkı vize muafiyeti olsa da gelir, olmasa da…

Doğrusu Cumhur Başkanı’nın tek imza ile diğer ülkelere yaptığı karşılıksız vize muafiyeti ikramlarının nedenini anlamakta zorluk çekiyorum! Bir yanda elini kolunu sallayarak Türkiye’ye giren yabancılar, diğer yanda vize alamayan Türkiye Cumhuriyet’i vatandaşları. Türkiye’nin sınırları yabancılara açık. İpini koparan geliyor, yolgeçen hanı, herkes gelsin, gelen kalsın!...