Yeniden Refah Partisi Elazığ Belediye Başkan Adayı Faruk SEPTİOĞLU, 31 Mart tarihinde yapılacak olan yerel seçimler öncesinde seçim çalışmalarına aralıksız devam ediyor. Gazeteniz TURAN’a nezaket ziyaretinde bulunan Yeniden Refah Partisi Elazığ Belediye Başkan Adayı Faruk SEPTİOĞLU önemli açıklamalarda bulundu… 

‘’BİZ HIRSIZLIK YAPMAYACAĞIZ!’’ 

‘’Bir söz var; düşmanını öldür ama hakkını yeme. Bizim insanımız Hakyemez'dir. Biz hak yemeyeceğiz, kimsenin hakkını da yedirtmeyeceğiz’’ diyerek sözlerine başlayan Yeniden Refah Partisi Elazığ Belediye Başkan Adayı Faruk SEPTİOĞLU şöyle konuştu; ‘’Bu memleket hepimizin. Biz Elazığ’ın evladıyız, biz hiçbir zaman edepsizliğe müsamaha göstermedik göstermeyeceğiz. Biz hırsızlık yapmayacağız, biz çalışanı, halkımızı, garip gurebayı ezmeyeceğiz, ezilenin yayında yer alacağız ve zaten Elazığ bütün tarihi boyunda hep ezilenin yanında yer almıştır.’’

-44

‘’BUGÜN ÇALIŞANLAR VE EMEKLİLER FERYAT İÇİNDE!’’ 

Bugün bazı çalışanlar, emekliler bazı kesimler büyük bir feryat içerisinde. Şimdi bizim bu feryadı duymamız mümkün mü? Nasıl bir kulaktır da bu feryadı duymuyorsun. Örnek vermek gerekirse; bugün belediye personelinin maaşının yetersiz olduğunu dengenin düzgün sağlanamadığını biliyoruz. Bir defa bu dengelerin hepsinin sağlanması, aynı seviyeye gelmesi lazım.  

‘’TÜM KESİMLERDEN ÇOK GÜZEL TEPKİLER ALIYORUM!’’ 

‘’Mesela emeklinin durumunun düzeltilmesi gerekiyor. Yani yerelde bazı şeyler başlarsa Allah’ın izniyle ulusala da bu yansır. Bu sürecinde adaletli, mertçe, adilce götürülmesi lazım. Elazığ her zaman adildir, merttir, her zaman doğrunun yanında yer almıştır. Sahada bunu görüyoruz, tüm kesimlerden çok güzel tepkiler alıyoruz.’’   

‘’BİZİM İNSANIMIZ HAK YEMEZDİR, BİZ HAK YEMEDİK YEMEYECEĞİZ’’ 

‘’Biz reklamla değil işle iş yaparak, vücuda getirerek bugün bu kadar dost edindik. Bu misali her zaman anlatıyorum; rahmetli babam anlatırdı, tavuk mahalleyi gezer, bütün mahalleyi sere döker en son gider bir çeperin dibinde bir yumurta yapar. Evin altında bir inek, bir at bir dünya doğurur, evin üstünde ev sahibinin haberi yoktur. Diyordu oğlum; tavuk cinsi olmaya insan!’’   

‘’MADEN İLÇESİ ÇÖPLÜK OLMASIN!’’ ‘’MADEN İLÇESİ ÇÖPLÜK OLMASIN!’’

‘’AHLAKİ ÇÖKÜNTÜNÜN ÖNÜNE GEÇMEMİZ LAZIM…’’  

‘’Yani biz yaptıklarımızı çok anlatmıyoruz, zaten bu memleketin insanı neler yaptığımızı, hizmetlerimiz biliyor ve görüyorlar. Bir söz var; düşmanını öldür ama hakkını yeme. Bizim insanımız Hakyemez'dir. Biz hak yemeyeceğiz, kimsenin hakkını da yedirtmeyeceğiz. Edebi bir defa getirmemiz lazım, ahlaki çöküntünün önüne geçmek lazım. Hakkın, hukukun, refahın gelmesi gerekiyor. İşte biz inşallah bunlara vesile olacağız. Tabi söylenecek çok şey var, meseleler o kadar birikmiş ki benin anlattıklarım sadece başlıklar. Her şeyin farkındayız, sorunların ne olduğuna vakıfız.’’  

''BELEDİYE PERSONELİNİN YÜZÜNÜN GÜLMESİ LAZIM…’’  

‘’Burada çok önemli bir konu var; bir defa Elazığ Belediyesi personelinin yüzünün gülmesi lazım. Çalıştığın insanların yüzü gülmezse zaten orada oturmanın bir anlamı yok. Eğer bizimkisi makam sevdası olsaydı şimdi benim mecliste bir kürsüm vardı ve ben orada oturuyordum. Büyük konuşmak istemem; Türkiye’de bana yapılan siyasi teklifi reddedecek bir kişi çıkmazdı mecliste benden başka.’’  

‘’SIKINTILARI VE SORUNLARI ÇÖZMEK İÇİN BİZ GELDİK…’’  


‘’Bugün Elazığ’ımızda bu sıkıntıları bize anlatan dostlarımızdan dolayı biz geldik. Siyaset, makam bir hizmet yeridir, yoksa ben oturmuşum orada dostuma, Elazığ’ımıza, insanıma, memleketime, milletime faydam yoksa ne diye oturayım orada? O yüzden bazı şeylerin başlangıcı Elazığ’da başlayacak ve bunun ışığı genel seçimde de yansıyacak tüm ülkede. Elazığ’dan bir işaret fişeği atıldığı zaman bu ışık tüm Türkiye’yi saracak Allah’ın izniyle. Seçim gezilerimizde bizlere gösterilen sevgi seli de bunun başlangıcıdır. Bunu da tüm hemşerilerimiz 31 Mart seçimlerinde ispat edecek inşallah. İlimizin ve ülkemizin düzelmesi için hepimiz sadece elimizi değil başımızla beraber gövdemizi de taşın altına koyduk ve koymaya da devam edip her şeyi düzelteceğiz.’’   
 

Editör: İzzet TUMAY