Dünya Kuşları Koruma Kurumu’nun (BirdLife International) Kenya'nın başkenti Nairobi'de gerçekleştirdiği Küresel Göç Yolları Zirvesi’nde Dünya Kuş Raporu’nu yayımladı. Dünya Kuş Raporu’na göre; Göçmen kuş türlerinden her iki tanesinden birisinin sayısı azalıyor, her dokuz türden biri nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya. Bu sene ilk kez göçmen kuşlar ve göç yolları için hazırlanan raporla ilgili hükümetler, bilim insanları, STK’lar ve finans kuruluşları 11 Eylül 2026'da imzaladıkları Nairobi Göç Yolları Deklarasyonu’nu ile göçmen kuşları ve habitatlarını koruma ve işbirliğini artırma taahhüdünde bulundu. Ayrıca deklarasyonda göçmen kuşların sınırları ve kıtaları aştığını; hayatta kalmalarının ulusal çabalara değil, tüm göç yolları boyunca tüm paydaşların iş birliğine bağlı olduğu kabul edildi.

BirdLife International Baş Bilim Danışmanı ve Dünya Kuş Raporu’nun Editörü Dr. Stuart Butchart, rapora ilişkin yaptığı açıklama şöyle:

"Göçmen kuşlar ekosistemin nöbetçileridir. Nüfuslarındaki azalma, doğal alanlar üzerindeki artan baskıyı gözler önüne seriyor. Ancak bilim de aynı derecede net: Koruma çalışmaları işe yarıyor; koordineli eylemler nesillerin tükenmesini önlerken popülasyonların toparlanmasına da yardımcı oluyor. Çözüm ise çok açık: koruma çalışmalarının göç yolu ölçeğinde uygulanması."

Küresel Göç Yolları Zirvesi için Kenya’da bulunan Doğa Derneği Genel Koordinatörü Serdar Özuslu'nun açıklaması ise şöyle:

''120’den fazla ülkeden 125 uluslararası ortağımızla Nairobi’de göçmen kuşlar için bir aradayız. Türkiye, biyoçeşitlilik açısından barındırdığı üç sıcak nokta ile Avrupa ve Afrika arasında süzülerek göç eden kuşlar için en kritik ekolojik köprülerin başında geliyor. 2022 yılından bu yana Türkiye’nin farklı bölgelerinde kritik izolasyon çalışmalarını sürdürerek kuşların güvenle göç etmeleri için ulusal ve uluslararası çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Küresel Göç Yolları Zirvesi partnerlerimizle kuşların geleceğine yönelik çalışmaları ele aldığımız bir buluşma oldu.'' dedi.

EN BÜYÜK TEHDİT İNSAN FAALİYETLERİ

Kuşların göç sırasında kullandığı yaşam alanlarının tahrip edilmesi, yok edilmesi, popülasyonlardaki düşüşün başlıca nedenleri arasında yer alıyor. Yoğun tarım, sürdürülemez avcılık, kirlilik, istilacı türler ve iklim değişikliği de göçmen kuşlar üzerindeki baskıyı artırıyor. Özellikle deniz kuşları ve kıyı kuşları, deniz habitatları ile kıyı sulak alanlarının kaybından ciddi şekilde etkileniyor.

GEZİN TREN İSTASYONU VE KUŞLAR…

Dünya Kuş Raporu’nda göçmen kuşların karşı karşıya olduğu en önemli tehditlerin başında yaşam alanlarının tahrip edilmesi, kirlilik ve insan faaliyetlerinin gösterilmesi, gözleri bir kez daha Ulusal Öneme Haiz Hazar Gölü Sulak Alanı havzasındaki Gezin Tren İstasyonu’na çevirdi.

İstasyondaki konsantre bakır taşımacılığı ve yükleme faaliyetlerinin oluşturabileceği toz, sızıntı ve kirliliğin yanı sıra ağır tonajlı kamyon trafiğinin yaratabileceği olumsuz etkiler, sulak alan ekosistemi ve kuşların yaşam alanları açısından dikkate alınması gereken kritik bir sorun olarak öne çıkıyor.

Çünkü sulak alanlar, göçmen kuşların uzun göç yolculuklarında beslenme, dinlenme, barınma ve üreme açısından hayati öneme sahip yaşam alanları arasında bulunuyor. Bu alanların kirlenmesi veya doğal yapısının bozulması, yalnızca suyu ve çevresindeki canlı yaşamını değil, bölgeyi kullanan kuş türlerini de doğrudan etkileyebilecek riskler taşıyor.

Yani dünya, “Kuşların konacak yeri kalmıyor” diye uyarırken, Ulusal Öneme Haiz Hazar Gölü Sulak Alanı’nda kuşların konacağı yaşam alanlarının korunması artık yalnızca Elazığ’ı ilgilendiren yerel bir mesele olmaktan çıkıyor; göç yollarının bütünlüğü açısından uluslararası bir önem kazanıyor.

I M G 2618