Türkiye’de inşaat sektörünün sorunlarını değerlendiren Adnan Yüksel, üretimin devamlılığıyla vatandaşın alım gücünün birlikte gözetilmesi gerektiğini söyledi. Sektörün çok sayıda meslek grubuna iş sağladığını hatırlatan Yüksel, sağlıklı bir üretim ortamının istihdama ve ekonomiye de katkı sunacağını ifade etti.

MALİYET VE FİNANSMAN SORUNLARI ÇÖZÜLMELİ

Malzeme, işçilik, arsa ve finansman giderlerinin konut fiyatlarını doğrudan etkilediğini belirten Yüksel, “Üretici başladığı projeyi hangi maliyetle tamamlayabileceğini öngörebilmeli. Vatandaş da gelirine uygun ödeme koşullarıyla ev sahibi olabilmeli. Özellikle ilk konutunu alacaklara yönelik uzun vadeli finansman modelleri geliştirilmeli. Üretici de vatandaş da nefes alabilmeli” dedi.

Arsa temininde projenin yapılabilirliğini gözeten bir denge kurulması gerektiğini kaydeden Yüksel, yeni yerleşim alanlarının ulaşım ve altyapı yatırımlarıyla birlikte planlanmasının önemine dikkat çekti.

BÜROKRATİK SÜREÇLER ÖNGÖRÜLEBİLİR OLMALI

Ruhsat ve izin işlemlerinde kurumlar arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesini isteyen Yüksel, “Başvuru şartları açık, işlemler izlenebilir olmalı. Etkin denetimle birlikte belirli bir takvimde ilerleyen süreçler, zaman ve kaynak kaybını azaltacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

GÜVENLİ KONUTA ERİŞİM KOLAYLAŞTIRILMALI

Kentsel dönüşümde ailelerin ekonomik koşullarının dikkate alınmasını isteyen Yüksel, geçici barınma ve kira giderlerinin de planlamaya dâhil edilmesi gerektiğini kaydetti.

Yüksel, “Kaliteli malzeme, doğru uygulama ve etkin denetimden taviz verilmemeli. Mesleki eğitim desteklenerek nitelikli iş gücü yetiştirilmeli. Firmalar da çalışanların eğitimine ve iş güvenliğine yatırım yapmalı” ifadelerini kullandı.

Konut üretiminde enerji verimliliğinin de gözetilmesini isteyen Yüksel, “Hedefimiz, vatandaşın satın alabileceği, güvenle yaşayabileceği ve kullanım giderlerini karşılayabileceği konutlar üretmek olmalı” dedi.