Ülkü Ocakları eski Genel Başkanı ve Büyük Birlik Partisi Kurucu Genel Başkanı’nın ölümünün üzerinden tam 13 yıl geçti ancak, O’nu kaybetmemize neden olan kaza ve şüpheler hâlâ aydınlatılamadı…

Türk Siyaseti’nin önemli ve önde gelen isimlerinden Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin YAZICIOĞLU, Ölümü’nün 13. Yılı’nda rahmetle ve özlemle anılıyor…

55 YAŞINDA YİTİRDİK, ÜLKEYİ YASA BOĞDU…

Ülkü Ocakları eski Genel Başkanı, 19, 20, ve 23. Dönem TBMM Sivas Milletvekili, Büyük Birlik Partisi’nin Kurucusu ve İlk Genel Başkanı Muhsin YAZICIOĞLU, 25 Mart 2009 tarihinde Kahramanmaraş’ta helikopter kazasında şüpheli bir şekilde öldü. Her yıl 25 Mart’ta anılan merhum YAZICIOĞLU’nun ölümüne neden olan helikopter kazasının nedenleri aydınlatılamadı…

55 yaşındaki Muhsin YAZICIOĞLU’nun şüpheli bir kaza sonucu hayatını kaybetmesi, ülkeyi yasa boğdu.

Saygın kişiliği, siyasi duruşu ve söylemleri ile Türk siyasetinde iz bırakan Muhsin YAZICIOĞLU, zorluklar ve sıkıntılara göğüs geren, devletine ve milletine hizmet etme aşkıyla ülke yönetimine talipli olan bir lider olarak hafızalardaki yerini korumaya devam ediyor…

TURAN Gazetesi olarak Merhum Muhsin YAZICIOĞLU’na Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı diliyoruz. Mekânı cennet olsun…

MUHSİN YAZICIOĞLU KİMDİR?

31 Aralık 1954 tarihinde Sivas'ın Şarkışla İlçesinin Elmalı Köyü’nde dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini Şarkışla'da yaptıktan sonra Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi'ni bitirdi. Eşi Gülefer YAZICIOĞLU ile burada tanışıp evlenen Muhsin YAZICIOĞLU iki çocuk babasıydı.

1968 Yılı’nda Şarkışla'da Genç Ülkücüler Hareketi'ne katılan YAZICIOĞLU, üniversite eğitimi için 1972'de Ankara'ya geldikten sonra da Ülkü Ocakları Genel Merkezi'nde görev aldı. Sırasıyla Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcılığı ve Ülkü Ocakları Genel Başkanlığı yaptı. 1978 Yılı’nda faaliyete geçen Ülkücü Gençlik Derneği'nin de Kurucu Genel Başkanı oldu. Bu dönemde meydana gelen Bahçelievler ve Kahramanmaraş katliamlarıyla suçlandı, fakat yargı tarafından suçsuz bulunarak serbest bırakıldı. 1980 sonrası yapılan yargılamalarda ise yedi buçuk yıl hapis cezası aldı. Sonrasında suçsuz bulunarak serbest bırakıldı. BBP eski Genel Başkanı Muhsin YAZICIOĞLU, 1980 yılına kadar Milliyetçi Hareket Partisi'nde Genel Başkan Müşavirliği görevini yürüttü. Sosyal Güvenlik ve Eğitim Vakfı'nın da başkanlığını yaptı…

MÇP'DEN AYRILARAK BBP'Yİ KURDU

Muhsin YAZICIOĞLU, 1987'de Milliyetçi Çalışma Partisi'ne (MÇP) girdi ve Genel Sekreter Yardımcılığı görevinde bulundu. 20 Ekim 1991 Milletvekili Genel Seçimlerinde, Refah Partisi (RP), Milliyetçi Çalışma Partisi (MÇP) ve Islahatçı Demokrasi Partisi'nin (IDP) oluşturduğu ittifakın milletvekili adayı olarak Sivas'tan Milletvekili seçildi. YAZICIOĞLU, 7 Temmuz 1992'de beş milletvekili arkadaşı ile beraber MÇP'den ayrıldı. 29 Ocak 1993'te Büyük Birlik Partisi'ni (BBP) kurdu ve partinin Kurucu Genel Başkanı oldu.

24 Aralık 1995'de yapılan erken genel seçimlerde ANAP-BBP İttifakı’ndan 20. Dönem Sivas Milletvekili olarak yeniden TBMM'ye giren Muhsin YAZICIOĞLU, 28 Şubat 1996 yılında ANAP'tan istifa etti ve BBP'ye döndü. 8 Ekim 2000 tarihindeki 4, 20 Temmuz 2003 tarihli 5. ve 30 Nisan 2006 tarihli 6. Olağan ve 15 Nisan 2007 tarihli 2. Olağanüstü Büyük Kurultaylarda yeniden Genel Başkan seçildi. 22 Temmuz 2007 seçimlerinde Sivas'tan Bağımsız Milletvekili olarak TBMM'ye girdi…

17 DEFA ÖLÜMDEN DÖNMÜŞTÜ…

Muhsin YAZICIOĞLU'nun, 25 Mart 2009 tarihinde gerçekleştirilen Kahramanmaraş Mitingi’nden ayrılıp, Yozgat-Yerköy Mitingi’ne hareket etmek üzere bindiği helikopter, bilinmeyen bir nedenden dolayı düştü. Helikopter düştükten sonra İHA Muhabiri İsmail GÜNEŞ yaral hâliyle Televizyonlarda canlı yayında telefon bağlantısıyla tüm ülkeyi kazadan haberdar etmiş, dakikalarca yardım çağrısında bulunmuş, bu arada 112 Acil Servis'i de aramıştı…

Kazadan 48 saat sonra helikopterin enkazı ve Muhsin YAZICIOĞLU dâhil altı kişinin naaşı Keş Dağı Kuru Dere Kanlıçukur Mevkiinde bulundu. YAZICIOĞLU, daha önce on yedi defa trafik kazası geçirmiş, ancak bunların hepsini hafif sıyrıklarla atlatmıştı. Muhsin YAZICIOĞLU’nun cenazesi, Ankara’da Taceddin Dergâhı'nın bahçesine defnedildi.

ŞAİR VE YAZARLIK YÖNÜ DE VARDI

Merhum Muhsin YAZICIOĞLU, aktif siyasetin yanında şiir, makale ve kitap da yazardı. Siyasetteki güçlü duruşunu kalemine de yansıtan YAZICIOĞLU’nun ‘Dikeni Gül Eylemek’, ‘Gül’ün Şavkı’, ‘Yeni Bir Dünya İçin Yeni Bir Türkiye’ adlı 3 kitabı bulunuyor.
Merhum YAZICIOĞLU’nun kaleme aldığı ve seslendirdiği  ‘Üşüyorum’ adlı şiir, ölümündeki tevaffukla dinleyenleri duygulandırmıştı…
 

YAZICIOĞLU’nun yazdığı “ÜŞÜYORUM” adlı Şiiri’nin sözleri şöyle:
Bir coşku var içimde bugün kıpır kıpır
Uzak çok uzak bir yerleri özlüyorum
Gözlerim parke parke taş duvarlarda
Açılıyor hayal pencerelerim
Hafif bir rüzgar gibi, süzülüyorum
Kekik kokulu koyaklardan aşarak
Güvercinler ülkesinde dolaşıyor
Bir çeşme başı arıyorum
Yarpuzlar arasında kendimi bırakıp
Mis gibi nane kokuları arasında
Ruhumu dinlemek istiyorum
Zikre dalmış her şey
Güne gülümserken papatyalar
Dualar gibi yükselir ümitlerim
Güneşle kol kola kırlarda koşarak
Siz peygamber çiçekleri toplarken
Ben çeşme başında uzanmak istiyorum
Huzur dolu içimde
Ben sonsuzluğu düşünüyorum
Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum
Durun kapanmayın pencerelerim
Güneşimi kapatmayın
Beton çok soğuk, üşüyorum

MUHSİN YAZICIOĞLU SÖZLERİ

Vatan aşkı, maya gibidir; Sütü bozuklarda tutmaz.
Türk ata bindiğinde Alparslan’dır, Yavuz’dur… Attan indiğinde ise Mevlana’dır, Yunustur…

BAKAN’DAN “ELAZIĞ BİZİM İÇİN ÖNEMLİ” VURGUSU! BAKAN’DAN “ELAZIĞ BİZİM İÇİN ÖNEMLİ” VURGUSU!

Bir kar tanesi olsam, Mekke’ye düşmek isterdim.

Önümüzde iki seçenek var: Ya ibret almayanlar gibi tarihin tekerrürüne seyirci kalacağız ya da bu ezberi bozacağız. Bizler ikinci yolu seçiyoruz.

İki saniye sonrasına garantimiz olmayan bir hayat için fırıldak olmaya gerek yok.

İnanmadığım yolda milyonlarla yürüyeceğime, inandığım yolda tek başıma yürürüm.

Zindanmış bu karanlık oda ne gam! Bana imanımın ışığı yeter!

Zor yola kolay insanlarla çıkarsanız… Seni de satar, yolu da satar, yolcuyu da satar!

Bizim milliyetçiliğimiz ete, kemiğe, kana veya ırka değil, kültüre dayanır.

Bu bayrak öyle bir bayraktır ki; içinde vatan vardır, dökülen kan vardır, iki cihan vardır, din vardır, iman vardır.

Kan dökmeyi seven bir millet değiliz, ancak söz konusu vatan ise; dünyanın şah damarını keseriz.

Vatanı sevmenin çilesini biz çektik, edebiyatını onlar yaptı.

Namlusunu millete çeviren tanka selam durmam.

Bu ülkede dürüst olmak başa beladır, ama o bela başımızın tacıdır.

Bizim çocukları kitap okumak sıkar. O yüzden fikri tartışmalarda biraz zayıf kalırlar. Ama kavga var dersen, Ayrancı’dan Kızılay’a koşa koşa gelirler.

Er meydanı kancıklık kabul etmez!
Ölüm inançsız insanlar için korkunç bir sondur ama inananlar için ne kadar zevkli bir başlangıçtır!

Firavun’a karşı çıkmak yetmez, Musa’nın yanında olmak gerekir!

Bir elinde Bilgisayar, Bir elinde KUR’AN olsun.

Hayat böyledir dostum geçer beklemekle. Ümitlerin bittiği yerde abdest al ve sabahı bekle.

İslam hassasiyeti olmayan milliyetçiliğin içi boştur.

Haksız bir davada zirve olmaktansa, haklı bir davada zerre olmayı tercih ederim.

Benim adım Muhsin YAZICIOĞLU! Bana baskı sökmez! Bizim Allah’tan başka kimseden korkumuz yok.

Vatan aşkı maya gibidir. Sütü bozuklarda tutmaz…

Ben Avrupa Birliği kapısında zorlanan, aşağılanan Türkiye istemiyorum. Ben kendi medeniyetimle olurum. Ben yeniden Türk-İslam medeniyetinin inşaasını istiyorum.