POLİTİKA

SÖNMEZ: PAZARTESİ BU ÜLKEDE HÜKÜMET DEĞİŞECEK, ÜLKEMİZE BAHAR GELECEK

Seçime sayılı günler kala İYİ Parti Milletvekili Adayı Av. Dr. İrfan Sönmez’in çalışmaları yoğun bir tempo ile devam ediyor. 
Seçim çalışmaları kapsamında, köy, belde mahalle ve kurum ziyaretlerini sürdüren Sönmez’e ülkenin dört bir yanından destek açıklamaları da geliyor. Ziyaretlerini de sürdüren Sönmez,  Elazığ Şeker Fabrikası’nı ziyaret ederek çalışanlarla bir araya geldi. Şeker fabrikası ziyareti sonrası değerlendirmelerde bulunan Sönmez: ’Şeker Fabrikamızı ve çalışanları ziyaret ettik. Elazığ'ın problemlerini biliyoruz. Şeker fabrikası gibi ekonomimize katma değeri yüksek olan kurumların yaşatılması, büyütülmesi gerekir. Maalesef Türkiye'de son yıllarda birçok şeker fabrikası satıldı. Amerika'nın Kargil isimli şirketi Türkiye'ye açıldı. Ülkemizde pancar üretimini engelleyecek, pancar kotalarını düşürerek  şeker fabrikalarını işlevsiz hale getirecek bir uygulama yapıldı. Bugün Türk piyasasının neredeyse %20'si, %25'i Amerikan Kargil şirketinin eline geçmiştir. Biz inşallah geldiğimizde bu kapanan fabrikaları yeniden hayata geçirmek, çiftimize sahip çıkmak, çiftimizin üretimini desteklemek maksadıyla gerekli tedbirleri alacağız. 
Çiftçisine sahip çıkmayan bir toplumun ülkesinin problemlerini çözebilmesi mümkün değildir. Özellikle pandemi sürecinde, Ukrayna Savaşı'nda çiftçiliğin tarımcılığın ne kadar değerli bir beka meselesi olduğunu hep beraber gördük. Onun için çiftçiyi koruyacak ürünlerini fiyatında değerlendirecek düzenlemelerin yapılması elzemdir. Biz buna destek olacağız. ‘’

İYİ PARTİ TÜRKİYE’DE HÜKÜMET ORTAĞI OLACAK.

Türkiye Umut siyasetine dönebilmeli, insanlar baharı beklemeli. Hep kışta kalmamalı. Biz Türkiye'ye Pazartesi için müjdeli bir haber vereceğimizi biliyoruz. Pazartesi başka bir Türkiye olacak. İYİ  Parti hükümetin ortağı olacak, en az 6 bakanla hükümete dahil olacak. Elazığlı hemşerilerimizin, sağın  alternatifi sağdır düsturuyla bize destek olmalarını, bizi yükselterek büyüterek onların problemlerine hükümetteyken aracılık yapmamıza imkanı tanımalarını istiyoruz. Yarın Bizimdir Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın.’’

PAZARTESİ BU ÜLKEDE HÜKÜMET DEĞİŞECEK, BAHAR GELECEK

Sönmez daha sonra Yurtbaşı Beldesi ile programlarına devam etti. Orada esnaf ve vatandaş ziyareti yapan Sönmez’e vatandaşlar büyük bir ilgi gösterirken, esnaf da yaşadığı sıkıntı ve taleplerini anlatarak çözüm beklediklerini dile getirdiler. 
Sönmez’in yumruğunu masaya vuracak, Elazığ’ın sesi olacak bir vekil olduğunu ve mecliste İrfan Sönmez’i görmek istediklerini ifade eden vatandaşlar, seçimlerle birlikte değişim istediklerini de ifade ettiler 
Beldedeki su sorununun çözülmesini isteyen vatandaşlar, işsizlik sorununun da çözülmesini beklediklerini ifade ederek Sönmez’e desteklerini bildirdiler. 

SÖNMEZ: YA DEMOKRASİ VE ADALET DİYECEĞİZ, YA DA SİYASETİN ADALETE HÜKMETTİĞİ BİR TÜRKİYE DİYECEĞİZ

Yurtbaşı ziyaretinde vatandaşlara hitaben bir konuşma yapan Sönmez çarpıcı açıklamalarda bulundu. 
‘’ İki gün sonra Türkiye'nin kaderini değiştirecek seçime gireceğiz. Sadece ülkeyi yönetecek, sadece bir parti iktidara getirecek,  bir partiyi iktidardan edecek bir seçime girmeyeceğiz. Bu seçimde aynı zamanda başkanlık sistemine, tek adam sistemini, adaletin siyasetin emrine girdiği bir Türkiye'ye devam edeceğiz.  Yani kısacası ya demokrasi diyeceğiz; ya tek adam sistemi diyeceğiz. Ya adalet diyeceğiz; ya da adaletin siyasetin emrine girdiği bir Türkiye'ye devam edeceğiz. Ya enflasyon diyeceğiz, ya da enflasyonu bitirecek yeni bir iktidara yol açacağız.
Ya bu yolsuzluk düzenine hep birlikte son vereceğiz;  ya da yeni bir Türkiye'ye kanat çırpacak, artık insanların partisini söylemekten korkmadığı, mensubiyetini ifade etmekten korkmadığı bir Türkiye'ye evet diyeceğiz. 
Biz yaklaşık bir aydır Elazığ’ı karış karış geziyoruz. Vatandaş eğer muhalefet partilerini destekliyorsa korkusundan söyleyemiyor.  Korkusundan kameraların karşısına geçemiyor, sorduğunuz zaman ‘benim oğlum polis, benim oğlum kaymakam, çocuklarım zarar görür’ diyorlar.  

ARTIK ÇOCUKLARINIZ İŞE GİRSİN DİYE İL BAŞKANLARININ ÖNÜNDE EĞİLMEYECEKSİNİZ

Demokratik bir ülkede kimse hangi partili olduğunu söylemekten korkmamalıdır. Bir insan AK Partili olabilir, MHP'li olabilir, İYİ Partili olabilir. Başka bir partili olabilir. Ama göğsünü gere gere ben buyum diyebilmelidir. Eğer bunu diyemiyorsa o ülkede demokrasi ve hukuk yoktur. İnsanların korktuğu bir ülkede adalet düzeni yoktur. Adalet olan yerde İnsanlar kendilerini ifade etmekten korkmazlar. Adaletin olduğu yerde insanlar ‘partim yüzünden benim başıma bir şey gelir mi’ diye korkmazlar. Korkmamalılar. Bizim yapacağımız şeylerden birisi bu ülkede partizanlığı bitirmek. Artık çocuklarınızı işe sokarken il başkanlarının önünde önünüzü iliklemeyeceksiniz, partilere gidip başınızı önüne eğmeyeceksiniz. Çünkü biz iktidara gelir gelmez mülakatları kaldıracağız. Mülakat denen sistemle çocuklarımızın, gençlerimizin haklarını yandaşlara, adam kayırmacılığa kurban ediyorlar. 

BÜYÜK TÜRK MİLLETİNİN BİR PARÇASI OLARAK DÖVÜŞMEYELİM DİYORUZ

Artık barışmalıyız, enerjimizi birbirimizle kavga yaparak tüketmemeliyiz. Alevi Sünni yok, Türk Kürt yok. Hepimiz bu Büyük Türk Milleti’nin bir parçasıyız, dövüşmeyelim diyoruz. siyasetçiler bizi dövüştürmesin diyoruz. Kötü mü ediyoruz? Onun için rahat olun. Bütün anketler, Millet İttifakı’nın seçimi kazanacağını gösteriyor. Pazartesiden sonra başka bir Türkiye var.

KURULACAK HÜKÜMETTE EN AZ 6-7 BAKANLIK İYİ PARTİ’NİN OLACAK

 En az 6 bakanlık bizim olacak. Televizyonda ilan edildi. Ekonomi Bakanlığı bizim. Bakın ekonomi nasıl yönetiliyor? Sayın cumhurbaşkanı ‘ben ekonomistim’ dedi. Ülkenin geldiği ekonomik uçurumu görüyorsunuz. 
Bundan sonra Milli Eğitim Bakanlığı bizim. Bundan sonra öğretmenlerin tercümanı biziz. Elazığ'da bir öğretmen evi bile yok. Elazığ'da bir milli eğitimin müstakil binası bile yok. Sağlık Bakanlığı bizim. Sağlıkta çalışanlara sesleniyorum. Tüm haklarınızı teslim edeceğiz.  Afet Bakanlığı bizim. Bundan sonra konut ihalelerinde rüşvet dönmeyecek, bundan önce rüşvet alanların da aldıklarını tahsil edeceğiz. Kılıçdaroğlu ‘deprem konutlarını bedava vereceğiz’ dedi. Birileri buna güldü. Bu absürd bir taahhüd değildir.  Afet kanununda bir yer afet bölgesi ilan edildiğinde bu bölgeye ne yapılır yazar. Bir yer afet bölgesi ilan edilmişse orada vatandaşın bütün maddi manevi kayıplarını Devletimiz karşılamak zorundadır. Kılıçdaroğlu kanunu söylüyor, devlet bunu yapmak zorundadır.

BİZ BÜYÜK BİR ÜLKEYİZ, TÜM İMKÂNLARIMIZ VAR, TEK ŞEYİMİZ YOK: İYİ YÖNETİLMİYORUZ

Devlet, devletse depremzedelerimize sahip çıkmalıyız. Onların üstündeki yükü azaltmalı. Bunu bugünküler de yapmalı, yarınkiler de yapmalı.
İnşallah Türkiye'nin imkanları geniş emin olun eğer doğru yönetilirsek Eğer iyi yönetilirsek biz Almanya'yı, Norveç'İ,  İsveç'i rahat geçeriz. Biz büyük bir ülkeyiz. Her şeyimiz var, bir şeyimiz yok. İyi yönetilmiyoruz!! Bizi kavga ettiriyorlar. Netice itibarıyla da enerjimizi boşuna tüketiyoruz’’

YURTBAŞI İLÇEMİZDEKİ ÇİFTÇİLERİMİZ, VATANDAŞLARIMIZ, ELEKTRİK BORÇLARI ÖDENMEDİĞİ İÇİN AK PARTİ TARAFINDAN CEZALANDIRILARAK SULARI KESİLMİŞ.

Konuşmasının devamında Yurtbaşı’nın sorunlarını ve çözümü konusundaki yapılacakları da dile getiren Sönmez, bölgede yıllardır çözülemeyen sulama sorunlarının Millet İttifakı’nın iktidarında çözüme kavuşturulacağını belirterek şunları söyledi:
‘’Gittiğimiz her yerde yaptığımız gibi buradaki Vatandaşlarımızın problemlerini sorunlarını da dinlemeye çalıştık. Yurtbaşı’nın sulama kanalı ne yazık ki 15 yıldır kapatılmış. Elektrik borçları ödenmediği için AK Parti tarafından cezalandırılarak suları kesilmiş. Aradan 15 yıl geçmiş, bu kanalların çoğu işlemez hale gelmiş, kırılmış tahrip edilmiş. Buraya daha önceden Koçkale'den su pompalamakta, insanlarımız çiftçilik yaparak geçimini sağlamaktaydı. Pompaları da sökerek bir kısmını Bingöl'e, bir kısmını bir ara Diyarbakır'a götürmüşler. Buradaki insanlara yapılabilecek en büyük kötülüklerden bir tanesidir, aynı zamanda Elazığ'a da yapılmış bir kötülüktür. Bu insanlar hem çiftçilik yapma imkânı kaybetmişler, toprakları Kerbela’ya dönüşmüş. Susuz kalmışlar, hem de geçimleri daha da zor bir hale gelmiş. Bir an önce buradaki sulama kanalının yapılması, çiftçimizin toprağının suya kavuşması gerekiyor. İnşallah pazartesinden itibaren Türkiye'de yeni bir iktidar olacak. Biz de bu iktidarın bir parçası olacağız. Yurtbaşı’ndaki hemşerilerimin bu problemlerini acil olarak gündemde tutacağız ve İnşallah çözmeye çalışacağız. Diğer partileri de bu meselede kamuoyu oluşturmaya, 38 tane köyümüzün sulanması için gerekli destek ve gayreti göstermeye davet ediyorum.’’