Hazar Gölü ve havzası, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası Ramsar Sözleşmesi'nin koruma anlayışı doğrultusunda 2015 yılından itibaren "Ulusal Öneme Haiz Hazar Gölü Sulak Alanı" olarak tescil edilmiştir. Bu statü, Hazar Gölü ve havzasının yalnızca Elazığ için değil, ülkemizin doğal mirası açısından da korunması gereken özel bir ekosistem olduğunu ortaya koymaktadır. Ancak bu statünün yeterince önemsenmemesinden ve göl kıyılarında veya sulak alan sınırlarının geçtiği karayolu güzergâhlarında, vatandaşları bilgilendiren ve uyaran yeterli tanıtım levhalarının bulunmamasından dolayı birçok kişi farkında olmadan, koruma altındaki bir ekosistemin içinde bulunduğunu bilmeden hareket etmektedir.
NELER YAPILABİLİR?
Hazar Gölü ve havzası, sulak alan özelliği ile göçmen kuşlar için dinlenme ve beslenme alanı oluştururken, bölgenin biyolojik çeşitliliğinin korunmasında da hayati rol üstlenmektedir. Yani göl ve havzası yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin de ortak mirasıdır. Bu yüzden öncelikle Hazar Gölü Sulak Alanı'nın tüm giriş noktalarına, sahil şeridine ve havza sınırlarının geçtiği karayollarına görünür tanıtım ve uyarı levhaları yerleştirilmelidir. Vatandaşlar bulundukları alanın koruma statüsünü açıkça görebilmelidir. Bunun yanında başta Sivrice ve Maden olmak üzere tüm yerel yönetimler, kamu kurumları, üniversite, sivil toplum kuruluşları ve medya kuruluşları iş birliğiyle sulak alan farkındalık çalışmaları yürütmelidir. Okullarda eğitim programları düzenlenmeli, bilgilendirici broşürler hazırlanmalı ve Hazar Gölü'nün ekolojik değeri toplumun her kesimine ciddiyetle ve sıklıkla anlatılmalıdır. Ayrıca Hazar Gölü'nü ziyaret eden herkesin, bulunduğu yerin sıradan bir göl kıyısı ve havzası değil, ulusal ve uluslarası öneme sahip korunan bir ekosistem olduğunu öğrenmesi sağlanmalıdır. Çünkü bir doğal alanı korumanın ilk şartı, o alanın değerini topluma anlatmaktır.
BU SINAV HEPİMİZİN
Elazığ bugün bir sulak alan sınavıyla karşı karşıyadır. Hazar Gölü ve havzasının "Ulusal Öneme Haiz Sulak Alan" statüsü, yalnızca resmi belgelerde yazan bir ifade olarak kalmamalıdır. Ulusal ve uluslararası kriterlerle belirlenen bu statünün hem koruma hükümleri, hem de çevresel hassasiyetleri toplumun hafızasında ve günlük yaşamında karşılık bulmalıdır. Ve bu sınav ancak bilgiyle, bilinçle ve ortak sorumluluk duygusuyla başarılabilir.
İlk iş olarak da Gezin Tren İstasyonu'ndaki ''doğal olmayan işler'' acilen durdurulmalıdır. Çünkü Hazar Gölü ve havzası, öyle üzerinde herkesin istediği gibi tasarrufta bulunabileceği herhangi bir alan değildir.