6 Şubat depremlerinin ardından Türkiye’nin birçok şehrinde kentsel dönüşüm çalışmaları hız kazanırken, deprem gerçeğini en ağır yaşayan illerden biri olan Elazığ’da özellikle Nailbey, Zafran ve Yeni Mahalle sakinleri yıllardır bekledikleri dönüşümün başlamamasından şikâyet ediyor.
İstanbul’un özellikle Avcılar, Küçükçekmece, Bahçelievler, Esenler ve Gaziosmanpaşa gibi deprem riski yüksek ilçelerinde onlarca bina aynı anda yıkılıyor, yenileri yükseliyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı da dönüşümü hızlandırmak amacıyla destek paketlerini artırarak uygulamaya devam ediyor.
DEVLETTEN MİLYONLUK DESTEK!
Bakanlığın yürüttüğü “Yarısı Bizden” kampanyası kapsamında hak sahiplerine;
* 875 bin TL hibe,
* 875 bin TL düşük faizli kredi,
* 125 bin TL taşınma desteği
olmak üzere her konut için toplam 1 milyon 875 bin TL’ye varan destek sağlanıyor. Ayrıca kampanyanın kapsamı genişletilerek 31 Aralık 2026’ya kadar riskli yapı tespiti yapılan binaların da destekten yararlanmasının önü açıldı.
ELAZIĞ’DA BEKLENTİ BÜYÜYOR?
Elazığ Belediyesi daha önce Nailbey Mahallesi başta olmak üzere çeşitli bölgelerde kentsel dönüşüm çalışmalarının sürdüğünü ve vatandaşlarla uzlaşma görüşmeleri yapıldığını açıklasa da, mahalle sakinleri sahada bekledikleri dönüşümü göremediklerini ifade ediyor.
Depremden zarar gören ve yapı stokunun önemli bölümünün ekonomik ömrünü tamamladığı belirtilen Nailbey, Zafran ve Yeni Mahalle’de yaşayan vatandaşlar, yıllardır süren belirsizliğin sona ermesini istiyor.
VATANDAŞIN SORUSU NET…
İstanbul’da devlet desteğiyle mahalleler birer birer yenilenirken, Elazığ’da neden süreç ilerlemiyor?
* Bakanlığın sağladığı desteklerden Elazığ ne ölçüde faydalanıyor?
* Nailbey, Zafran ve Yeni Mahalle’de dönüşüm hangi aşamada?
* Uzlaşma sağlanamayan alanlar için yeni bir model geliştirilecek mi?
* Vatandaşın beklediği somut takvim ne zaman açıklanacak?
Deprem gerçeğinin değişmediği Elazığ’da vatandaşlar artık yeni vaatler değil, iş makinelerini ve yükselen güvenli konutları görmek istiyor. Kentsel dönüşümün siyasi tartışmaların değil, can güvenliğinin konusu olduğu gerçeği ise her geçen gün daha fazla önem kazanıyor.