“Ele Ya”: Bir Şehrin Diline Sinen Ruh
Her şehrin kendine has bir sesi, her sokağın kendine özgü bir karakteri vardır. Elazığ dendiğinde ise o karakteristik ses, bir "Gakgo"nun ağzından dökülen en samimi, en içten ifadede hayat bulur: “Ele ya!” Dışarıdan bakan bir yabancı için sadece iki kelimelik basit bir ünlem gibi görünen bu kalıp, aslında koca bir duygu dünyasının kapısını aralayan tılsımlı bir anahtardır. Bir Elazığlı için "Ele ya", yerine göre derin bir sitem, yerine göre büyük bir şaşkınlık, bazen de içten bir muhabbetin en kısa özetidir.
Bir Kelime, Bin Duygu
Elazığ şivesinin bu meşhur mührü, hayatın her anına eşlik eder. Ne tamamen kaba ne de tamamen yumuşaktır; tam kararında, tam yerinde bir duruştur. Kelimeler dudaklardan dökülürken, aslında o anki ruh hali de ortaya konur:
* Sitemin ve Özlemin Sesi: Bir dost meclisinde, demli bir çay koyulurken duyarsınız: "Ele ya, nerelerdeydin?" Bu cümle bir sitem gibi tınlasa da içinde derin bir özlem saklıdır.
* Hayretin ve Kabullenişin İfadesi: Beklenmedik bir durum karşısında kaşlar hafifçe kalkar ve dökülür: "Ele ya, bu da mı oldu?" Bu bir hayrettir ama içinde bir o kadar da kabulleniş barındırır.
* Tasdik ve Samimiyet Makamı: Bazen de bir tebessümle, takdir etmek için söylenir: "Ele ya, helal olsun!" O an akan sular durur, mutabakat sağlanmış, samimiyet mühürlenmiştir.
Kültürel Bir Miras Olarak Aidiyet
Günümüzde dijital dünyanın getirdiği tek tipleşme ve modern hayatın hızı, ne yazık ki yerel ağızlarımızı ve o kendine has tınılarımızı sessizleştiriyor. Ancak "Ele ya" gibi ifadeler, sadece bir iletişim aracı değil, aynı zamanda Harput’un rüzgarını ve sokağın sıcaklığını bugüne taşıyan kültürel miraslarımızdır.
Bu kelimeler, beton binaların ötesinde, o binaların arasında yankılanan asıl ruhu oluşturur. Bir Elazığlı dünyanın neresine giderse gitsin, karşılaştığı bir hemşehrisinden duyacağı o iki kelimeyle kendini anında evinde hisseder. Çünkü o seslenişte yapaylık yoktur, rol yoktur, mesafe yoktur. Sadece insan ve samimiyet vardır.
Sonuç Yerine
Elazığlı olmak, o ruhu iliklerine kadar hissetmek ve bu kültürel hazineyi gururla yaşatmaktır. "Ele ya" demek, bir bakıma "ben buradayım, bizdenim" demektir. Bir aidiyetin, kadim bir kültürün ve sönmeyen bir sıcaklığın ilanıdır.
Bazı kelimeler vardır; sadece söylenmez, adeta yaşanır. Elazığ’ın sözlükteki imzası olan bu ifade de tam olarak öyledir. Şehrin bu eşsiz tınısına sahip çıkmak, onu nesilden nesile aktarmak her Elazığlının boynunun borcudur.
Öyle değil mi?
Ele ya!
DİLİMİZİN KADİM MÜHRÜ
SERHAT YILDIRIM
Yorumlar