Tarihin akışını değiştiren bazı anlar vardır; sessizce başlar ama dalga dalga tüm ülkeye yayılır. İşte 23 Temmuz 1919, bu topraklarda kaderin yeniden yazılmaya başladığı, umutsuzluğun yerini çelikten bir iradeye bıraktığı o tarihi dönüm noktalarından biridir.
Mondros Mütarekesi’nin ardından Anadolu’nun dört bir yanı işgal edilirken, Osmanlı Devleti fiilen dağılma sürecine girmişti. Bir yanda işgal altındaki memleket, diğer yanda kurtuluşu yabancı devletlerin mandasında arayan çaresiz fikirler… Böylesine karanlık günlerde, dondurucu ve zorlu coğrafyasıyla bilinen Erzurum’da toplanan bir avuç inanmış insan, umutsuzluğa teslim olmayı reddetti. Mustafa Kemal Paşa ve dava arkadaşlarının önderliğinde yükselen bu hareket, milletin kendi iradesini ve gücünü esas alan bir var oluş mücadelesine dönüştü.
"Milli Sınırlar İçinde Vatan Bir Bütündür, Parçalanamaz"
Kongreden yükselen bu efsanevi haykırış, emperyalist güçlerin paylaşım masalarına indirilmiş en ağır darbeydi. Erzurum Kongresi’nde alınan kararlar sadece o günün askeri ve siyasi şartlarını değil, gelecekte kurulacak olan Türkiye Cumhuriyeti’nin de temel ilkelerini şekillendirdi:
Manda ve Himaye Reddedildi: Türk milleti, hiçbir gücün vesayetini kabul etmeyeceğini ve bağımsızlığından asla taviz vermeyeceğini tüm dünyaya ilan etti.
Milli İrade Esas Alındı: Bir milletin kaderinin saraylarda, yabancı başkentlerde ya da işgal masalarında değil; bizzat milletin kendi iradesiyle belirleneceği vurgulandı.
Geçmişten Yarına Uzanan Bağımsızlık Meşalesi
Erzurum Kongresi, binbir imkânsızlık içinde dahi bir milletin tek bir ülkü etrafında nasıl birleşebileceğini gösteren muazzam bir örnektir. O gün Erzurum’da yakılan meşale; Sivas Kongresi’ne, Ankara’ya ve nihayetinde bağımsız Cumhuriyet’e uzanan yolun ilk güçlü ışığı oldu.
Aradan geçen yüzyılı aşkın zamana rağmen Erzurum Kongresi’nin ruhu hâlâ tazedir. Zira o ruh; zor zamanlarda umudu kaybetmemeyi, kenetlenmeyi ve başı dik yaşamayı öğretir. Bugün bizlere düşen asil görev; o tarihi emaneti korumak, birlik ve beraberliğimizi güçlendirerek Cumhuriyetimizin temel değerlerine sahip çıkmaktır.
Çünkü tarih bize tekrar tekrar göstermiştir ki: Milletin iradesi ve kararlılığı varsa, hiçbir güç o milleti esir alamaz.
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Erzurum Kongresi’nin tüm delegelerini ve Millî Mücadele kahramanlarımızı saygı, minnet ve rahmetle anıyorum. Onların çizdiği yol haritası, bugün de geleceğimizi aydınlatmaya devam ediyor.