Bugün sosyal medyada çöp kamyonu ilkesi karşıma çıkınca , bu birkaç defa tekerrür edince bu konuda yazmak istedim.

Çöp kamyonu ilkesi, insanların taşıdığı öfke, stres, hayal kırıklığı ve olumsuzlukları başkalarına aktarmasıyla ilgili popüler bir iletişim metaforudur.

Hayatta bazı insanlarla karşılaşırız; daha ilk cümlelerinden üzerimize bir ağırlık bırakırlar.Sesleri serttir, yüzleri asıktır, sözleri kırıcıdır. Hiçbir şey yapmadığımız hâlde bizi suçlu hissettirebilir, kendi huzursuzluklarını bizim omuzlarımıza bırakabilirler.İşte “çöp kamyonu ilkesi” tam da burada başlar.Mantığı çok basit:Bazı insanlar tıpkı çöp kamyonu gibidir. İçleri çöple dolduğunda, o çöpü bir yere boşaltmak isterler.Örneğin biri trafikte sinirlenir, iş yerinde azar işitir, evde problem yaşar. Sonra hiçbir ilgisi olmayan birine sert davranır. … Gün boyunca yaşadıkları her olumsuzluğu içlerine atarlar. İş yerindeki tartışma, evdeki kavga, trafikteki öfke, karşılanmayan beklentiler, geçmişten kalan kırgınlıklar…

Sonra bir gün kamyon dolar.

Ve insan, içinde biriktirdiği çöpleri boşaltacak bir yer arar.

Bazen o yer siz olursunuz.

Bir insan size bağırır.

Bir başkası küçümseyerek konuşur.

Bir diğeri hiç hak etmediğiniz hâlde sizi suçlar.

Ve siz saatlerce düşünürsünüz:

“Ben ne yaptım?”

Belki de hiçbir şey yapmadınız.

Belki mesele siz değilsiniz.

Belki yalnızca yanlış zamanda, yanlış yerde, dolu bir çöp kamyonunun önüne çıktınız.

Hayatın en önemli farkındalıklarından biri şudur:Herkesin davranışını kendi üzerimize almak zorunda değiliz.

Bir insanın öfkesi, bizim suçumuz olmayabilir.Bir insanın mutsuzluğu, bizim sorumluluğumuz olmayabilir.

Bir insanın kırgınlığı, bizim taşımamız gereken bir yük olmayabilir.

Çünkü başkasının içindeki çöpleri taşımaya başladığınızda, bir süre sonra kendi hayatınızın temizliğini yapacak gücünüz kalmaz.

Fakat burada ince bir çizgi var onu da es geçmemek gerekir.

“Bana ne!” deyip bütün eleştirileri reddetmek de doğru değildir. Bazen karşımızdaki insanın söylediklerinde bizim görmediğimiz bir gerçek vardır. Olgunluk, her söyleneni kabul etmek değil; hangisinin eleştiri, hangisinin başkasının çöplüğü olduğunu ayırt edebilmektir.

Bir söz bize bir şey öğretiyorsa onu alırız.Bizi küçültmek için söylenmişse orada bırakırız.Bir insanın öfkesi bize ait değilse, onu taşımayız.Çünkü insanın huzuru, biraz da neyi üzerine alıp neyi üzerinden bırakacağını bilmesine bağlıdır.Hayatta herkesle kavga ederek huzurlu olamazsınız. Herkesi düzelterek de…Bazen yapılacak en güçlü şey cevap vermemektir.Bazen bir adım geri çekilmektir.Bazen de içimizden sessizce şunu söylemektir:“Bu senin çöpün. Ben bunu taşımayacağım.”Çünkü hayat zaten yeterince ağır.Bir de başkalarının çöplerini sırtımıza alıp yürümeyelim.Kendi yükümüz bize yeter. Başkasının yükünü taşımak fedakârlık değil, çoğu zaman kendimize yaptığımız haksızlıktır.

Kısacası:

Her üzerimize atılan yükü taşımak zorunda değiliz. Bazı yükler bize ait değildir; sahibine iade edilmelidir.