İnsanın hayatında bazı anlar vardır; kelimeyi boğazında düğümler, saati ağırlaştırır, eşiği sessizce değiştirir. Bir yakınımızı kaybettiğimizde, acının kendisi zaten omuzumuza çöker; geriye kalan “işler” ise o acının üstüne bir de yük olur. Hangi kurumun, hangi hizmetin gerçekten kıymetli olduğu da çoğu zaman tam bu anlarda anlaşılır: Vatandaşın en zor gününde elinden tutabilen, işi insanca ve vakar içinde yürütebilen hizmetler, şehrin gerçek medeniyet ölçüsüdür.

Elazığ’da cenaze hizmetleri tam da bu ölçünün sınandığı yerde kendini gösteriyor. Elazığ Belediyesi Mezarlıklar Müdürlüğü’nün cenaze süreçlerini “hiçbir ücret talep etmeksizin” yürütüyor. Yıkama, kefenleme, nakil ve defin işlemlerinin dini hassasiyetlere uygun biçimde, düzenli bir organizasyonla yerine getirilmesi; acının ortasında kalan aile için “en azından bir şeyler yolunda gidiyor” duygusunu ayakta tutan hayati bir güvence.

Bu noktada hakkı özellikle teslim edilmesi gereken bir emek var: gassal hizmeti. Gassallık, dışarıdan bakıldığında “görev” diye geçiştirilen; fakat gerçekte hem ciddi bir mesleki dikkat hem de güçlü bir manevi dayanıklılık isteyen, toplumun en mahrem anlarına saygıyla eşlik eden sessiz bir emek. Gassal, bir insanın dünyadaki son yolculuğunun ilk adımını usulüne uygun, temiz, itinalı ve saygılı biçimde hazırlar. Bunu yaparken gösterdiği özen, yalnızca bir “iş” değildir; geride kalanların kalbine de bir ferahlık bırakır: “Yakınımız emin ellerde, usulünce uğurlanıyor.”

Elazığ Belediyesi’nin bu hizmeti bir telefonla başlatılabilir hale getirmesi de (Alo 188 hattı üzerinden) vatandaşın en dağınık anında bile “tek bir kapı” bulabilmesini sağlıyor. Alo 188 üzerinden gelen taleplerin karşılandığı, bu hattın yıllardır cenaze hizmetlerinin temel iletişim kanallarından biri. Alo 188 üzerinden çağrı alındığı; ekiplerin din görevlisi nezaretinde hareket ederek yıkama-kefenleme dahil defin sürecini organize ettiği bilinmektedir. Bu “erişilebilirlik” meselesi basit görünür ama aslında çok kıymetlidir: Çünkü acılı bir evde en çok ihtiyaç duyulan şey, karmaşayı azaltan netliktir.

Bir de işin altyapı tarafı var. Mezarlık hizmetleri sadece defin anından ibaret değildir; mekânın düzeni, temizliği, su hatları, çeşmeler, duvarlar, çevre düzenlemesi… Bunların hepsi, bir yakınımızı ziyaret ettiğimizde hissettiğimiz saygının parçasıdır. Yerel haberlere göre Elazığ genelinde 23 farklı noktada, 2 milyon metrekareyi aşan alanda hizmet verildiği; mezarlık alanlarında su hattı, çeşme, duvar ve çit gibi altyapı işlerinin yapıldığı belirtiliyor. Bunlar “gündelik siyaset” malzemesi değil; şehir hafızasına, insanın yasına ve dua kültürüne saygının somut karşılığıdır.

Daha da önemlisi, cenazenin nakli gibi hassas konularda da belediyenin destek sunduğunun belirtilmesi. İl dışına ya da il dışından Elazığ’a nakil gerektiğinde cenaze nakil araçları ve hava yolu imkânlarıyla destek sağlandığı; nakil sırasında bir refakatçinin hava yolu ulaşım giderinin karşılandığı biliniyor. Bu, “sosyal belediyecilik” kavramının en sahici karşılıklarından biridir: Zengin-fakir ayrımı yapmadan, en kırılgan anda, en maliyetli kalemlerden birinde ailenin yükünü hafifletmek. Hizmet binası ve fizikî kapasite meselesi de bu ciddiyetin göstergesi. Fevzi Çakmak Mahallesi’nde Hz. Ali Camiinin de bulunduğu yerleşkede hizmet veren mezarlıklar müdürlüğü binasında 20 morg, 5 gasilhane ve bekleme salonu gibi birimlerin bulunduğu aşikardır. Bu tür altyapı, “işler rastgele yürümüyor” demektir; süreçlerin planlı, hijyenik, düzenli ve kurumsal standartla yürütüldüğünü ima eder. Ve bu düzen, acılı ailenin “orada ne olacak?” kaygısını azaltır.

Köşe yazısı dediğiniz şey bazen bir eleştiri, bazen bir itirazdır; ama bazen de hakkı teslim etmenin, iyi örneği görünür kılmanın adıdır. Elazığ Belediyesi’nin cenaze ve gassal hizmetleri, tam da bu ikinci kategoriye giriyor. Çünkü bu hizmet; insanın en mahrem anına saygı duyan, dini vecibeyi usulünce yerine getiren, aileyi koşuşturmadan kurtaran, maddi yükü azaltan ve bütün bunları “vakar” içinde yapan bir hizmettir.

Şehrin kaldırımı, asfaltı elbette önemlidir; ama bir şehrin gerçek asaletini bazen bir gasilhanenin temizliğinde, bir gassalın titizliğinde, bir cenaze aracının zamanında kapıda oluşunda, Alo 188’in öte ucunda “tamam, biz ilgileniyoruz” diyen seste görürsünüz. Elazığ’da bu sesin duyuluyor olması; kaybın ağırlığını azaltmasa da, acının üzerine bir de çaresizlik binmemesini sağlar. Ve bazen belediyecilik dediğimiz şey, tam olarak budur: İyi günde de zor günde de “yanındayım” diyebilmek.