Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu verilerine göre, bankacılık sektörü 2025 yılını rekor kârlarla kapattı. Sektörün net kârı bir önceki yıla göre yüzde 12 artarak 940 milyar 183 milyon lira olarak gerçekleşti. Bankalar sadece Aralık ayında 97.3 milyar lira net kâr elde etti.

Türkiye’de bankacılık sektöründeki en yüksek aktif büyüklüğe sahip 10 banka bir önceki yıla göre kârlarını yüzde 40 artışla 2025 yılında 674.8 milyar lira kâr elde etti. En yüksek kârı 161.5 milyar lira ile Ziraat Bankası elde ederken, bu bankayı 110.6 milyar lirayla Garanti BBVA, 70.1 milyar lirayla Vakıfbank izledi.

Türkiye İş Bankası 67.4 milyar lirayla dördüncü ve Akbank 57.2 milyar lirayla beşinci sırayı aldı. Kârlılık bazında bankaları sırasıyla, 54.9 milyar lira ile Denizbank, 47.8 milyar lirayla QNB Bank, 40.4 milyar lirayla Kuveyt Türk, 37.8 milyar lira ile Yapı Kredi ve 27.8 milyar lirayla Halkbank izledi. Bu dönemde kârını en fazla artıran banka yüzde 73.5’le Vakıfbank oldu. (1)

2025 yılında Ziraat Bankası, Vakıfbank, Türkiye İş Bankası, Halkbank, Garanti BBVA, Akbank, Yapı Kredi, QNB Bank, Denizbank ve Kuveyt Türk en yüksek aktif büyüklüğe sahip bankalar olarak sıralandı.

Türkiye’nin en büyük 10 bankasının geçen yıl itibariyle aktif büyüklüğü bir önceki yıla göre yüzde 41 artarak 38 trilyon liraya ulaştı.

Ziraat Bankası, geçen yıl 8.5 trilyon lira ile sektörün en büyük aktifine sahip bankası iken ikinci en yüksek aktife sahip olan Vakıfbank’ın aktif büyüklüğü 5.4 trilyon liraya ulaştı. Aktif büyüklük sıralamasında, 3’üncü sıraya 4.6 trilyon lira ile özel bankalar arasında Türkiye İş Bankası aldı. (2)

Bankalar elde ettikleri bu yüksek kârlarla sermaye gücünü gösteren öz kaynaklarını güçlendirdi ve sektörün toplam öz kaynakları 4.1 trilyon liraya yükseldi. Öz kaynak büyüklüğünde 731.1 milyar lirayla Ziraat Bankası birinci sırada yer aldı. Bankalar yönünden işler iyi giderken tam tersine kredi borcu olanların durumu kötüye giderek ağırlaştı. Borcunu zamanında ödemeyerek takibe alınanların oranı yükseldi. Takip oranı, Kasım ayında yüzde 2.43 iken, Aralık sonunda bu yüzde 2.47’ye çıktı. Toplam kredi hacmi 23.1 trilyon liraya, mevduat hacmi ise 27.2 trilyon liraya ulaştı.

Sonuç olarak, gelişen ve büyüyen ekonomimizde üretimi artırmak adına bankaların çok yüksek kâr elde etmeleri yerine daha az kâr elde ederek düşük faizle işletmelerin, özellikle imalat sektörünü desteklemeleri, hem enflasyonu düşürmek ve hem de ithalatımızı azaltmak ve böylece daha sağlıklı bir ekonomik yapıya ulaşmak için çözüm olacaktır. Kısaca faizden beslenen bankacılık sektörünün bu denli büyümesi, yüksek kârlarının, yüksek faiz oranları ve kredi maliyetlerinden kaynaklanması ekonomi için yüktür. Bu nedenle bankacılık sektörüne aşırı bağımlı olmak ve tüketim yerine üretime dayalı bir ekonomik modelin büyümede esas alınması rasyonel bir tercih olacaktır.

Kaynakça :

(1) Bigpara

(2) ekonomimanset.com