Ramazan yaklaşırken… İçimize bir sessizlik çöküyor bazen. Hepimiz çocukluğumuzun Ramazanını, bayramlarını hatırlıyoruz ve fark etmeden aynı cümleyi kuruyoruz: “Nerede o günler…”

Bu sadece geçmişe duyulan bir özlem mi, yoksa bugünü tutamamanın, anı yakalayamamanın içimizde bıraktığı boşluk mu… Bilmiyorum. Bildiğim tek şey şu: İnsan en çok, kalbinin en saf olduğu zamanları özlüyor.

Ben de özlüyorum.

Elazığ’ın eski Ramazanlarını… Büyük sofralarda yediğimiz yemekleri, çocukluğumun mahalle fırınlarından yükselen o sıcak pide kokularını… İftar saatine yaklaşırken sokaklara yayılan telaşı, evlerin camlarından sızan ışıkları, kapı aralıklarından gelen duaları… Hepsi bir hatıra değil sadece, hepsi kalbimin bir köşesi.

Ama en çok da büyüklerimizin varlığı varken kurulan sofraları özlüyorum. Çünkü o sofralarda eksik olan hiçbir şey yoktu. Şimdi masalar kuruluyor belki ama bazı sandalyeler hep boş kalıyor…

İşte insan tam da burada anlıyor.

Aslında özlediğimiz Ramazan değil sadece… Özlediğimiz; kaybettiklerimizle birlikte eksilen duygularımız, yavaş yavaş unutmaya başladığımız değerler, sessizce uzaklaştığımız insanlığımız…

Ama yine de umudumu kaybetmiyorum.

Çünkü şuna yürekten inanıyorum: Bu duyguları yaşatmak da bizim elimizde. Elimizde tek bir zaman var ve o da şu an. Geçmişi geri getiremeyiz ama bugünü onarabiliriz. Kırılan yerlerden yeniden merhamet büyütebiliriz. Çocuklarımıza, “Biz de böyle Ramazanlar yaşadık” diyebilecekleri anılar bırakabiliriz.

Ramazanı da bayramı da düğünü de ölümü de yaşatan biziz.

Bize ait olan hisler… Yapılan ibadete duyulan saygı… Hoşgörüyü çoğaltmak, kalpleri yumuşatmak, susan bir gönle ses olmak… Bunlar vicdanımızın aynasıdır. İnsan kalbi ne kadar temizse, yaşattığı zaman da o kadar güzeldir.

O yüzden artık “nerede o günler” demek istemiyorum.

Onun yerine “biz ne yaptık” diye sormak istiyorum. Daha çok sevebildik mi? Daha çok affedebildik mi? Daha çok paylaşabildik mi?

Çünkü nefes aldığımız her an bir fırsattır.

Yaratıcıya şükürle, insana sevgiyle, hayata merhametle bakabildiğimiz sürece Ramazan yeniden doğar. Sofralar bereketlenir, kalpler yumuşar, zaman yeniden anlam kazanır.

Ve belki o zaman…

Aradığımız şeyin geçmişte değil, tam da bugün elimizin içinde olduğunu fark ederiz.

Sevgiyle kalın…