Bu hafta okulda çocuklarımla sohbet ederken yine şunu fark ettim: Büyükler plan yapıyor, projeler konuşuyor, bütçeler hesaplıyor… Ama asıl vizyonu bazen minicik yürekler koyuyor ortaya.

Onlara sordum: “Hayalinizdeki Elazığ nasıl bir yer?” Cevaplar o kadar saf, o kadar netti ki… Bizim yıllardır konuşup bir türlü kuramadığımız cümleleri, onlar iki kelimeyle kurdu: “Çocuk kütüphanesi olsun.” “Oyuncak müzesi olsun.”

Ve sonra biri ekledi: “Harput’ta çocuklara özel bir bilim ve kazı yeri olsun.” İşte o an anladım. Bir şehrin geleceği, çocukların hayal ettiği yerlerle şekilleniyor.

Elazığ’a bir çocuk kütüphanesi yakışmaz mı? Kütüphane deyince aklımıza hâlâ sessiz, ağır, yetişkin mekânları geliyor. Oysa çocuklar için kütüphane sadece kitap alınan yer değil, hayal kurma alanıdır.

Raflar boylarına göre, kitaplar renk renk… Yerde minderler, duvarda Harput evlerinin çizimleri… Bir köşede masal saati, bir köşede “Benim Hikâyem” panosu. Elazığ’ın çocukları yaşadıkları şehri kitaptan tanısın.

Çünkü okuyan çocuk sadece bilgili olmaz; ait olduğu şehre bağlanır.

Çocukların ikinci hayali bir Oyuncak Müzesi oldu. Eski tahta arabalar, bez bebekler, topaçlar, misketler… Bir vitrinde dedelerin çocukluğu, diğer vitrinde annelerin anıları… Bu müze sadece çocuklara değil, büyüklere de dokunur.

Bugünün çocuğu ekrana bakarken, bir köşede “Bak, annen bununla oynardı” diyebileceğimiz bir yer… İşte bu, sadece bir müze değil; nesiller arası bağ kuran bir köprü olur.

Harput’ta çocuklara dokunarak tarih öğreten bir merkez… Küçük kazı alanları, fırçayla eser çıkaran minik arkeologlar… Harput’un geçmişini oyunla öğrenen çocuklar…

Bir çocuğun toprağın altından bir parça seramik çıkarıp “Ben buldum!” dediği an, o çocuk artık o şehre yabancı değildir.

Şehirler betonla değil, hayalle büyür. Çocuklara ait alanlar arttıkça şehre aidiyet artar, kültür aktarılır, turizm canlanır ve aileler şehri birlikte yaşar.

Belki de Elazığ’ın geleceği; bir çocuğun yere oturup kitap okuduğu bir kütüphanede, annesinin çocukluğuna dokunduğu bir oyuncak müzesinde, Harput toprağında fırçayla tarih arayan küçük ellerde saklıdır.

Çünkü bazen bir şehri kurtaracak şey; büyük projeler değil, küçük insanların büyük hayalleridir.

Sevgiyle kalın ..