Sağ olsunlar vekiller ve meclis bildiğimiz gibi. Gün geçmiyor ki kavgasız bir oturum görelim. Birbirine kinlenmiş patlamaya hazır bomba misali vekiller topluluğumuz var hamdolsun. Sağduyunun olmadığı meclis sayesinde karşılıklı sataşmalara ve laf dalaşına yeterince alıştık millet olarak. Beklentilerimizin çok uzağında kalan vekilleri kavga etmeden ayırmayı akıl eden vekillerimizi de göremiyoruz artık. Ne şiş yansın ne kebap. İbretlik bir şekilde seyrettik Tanal ve Gökçek’in it dalaşını. Sadece kendileriyle de sınırlı kalmadı kavgaları. Kimin kime vurduğu belli olmayan ve meclis başkanlık kürsüsünün önüne kadar uzanan bir hengâmeye dönüştü. Bu hengâmeyi durdurması gereken meclis başkanımız Bekir Bozdağ ise oturumu ilk terk edenlerden oldu. Sükûneti sağlamasını gerekenlerin oturumu hemen terketmesi ise ayrı bir muamma.

Medeni ve uygar ülkelerle kıyaslandığında meclisimizdeki bu gerginliğin sebebini anlamak çok da zor değil aslında. Zira toplum nezdinde karşılığı olmayan lakin parti adı altında aday gösterilen sağduyudan yoksun, oturmasını ve kalkmasını bilmeyen birçok insanın vekil olduğunu görmemek ne mümkün! İçlerinde dokunulmazlık zırhına bürünmek için ya da menfaatlerini koruma dürtüsüyle aday yapılanlar da azımsanmayacak durumda.

Şahsen ben vekil olabilmek için artık bazı etik ve ahlaki şartların aranmasının daha doğru ve yerinde bir karar olacağına inanmaktayım. Aday gösterilecek bir kişi öncelikle psikolojik bazı testlere tabi tutulmalı ve örgün eğitim veren devlet üniversitelerinden alınmış bir lisans diplomasına mutlaka sahip olmalı. Kesinlikle özel üniversite mezunları partiler tarafından aday gösterilmemelidir. Çünkü kendi gelişimini tamamlamamış bir birey ülke sorunlarına çözüm üretemez. Edebi olarak tartışmasını bilmeyen insanların kavga etmesi kaçınılmazdır. Ne demişler: ’’Edep olmadan edebiyat olmaz.’’ Bu sebeple milletin sorunlarını dile getirecek vekillerin; varlık içinde yüzerken şımaran, terbiye ve tediyeden yoksun olması ülkemizin imajına büyük zarar vermektedir. Meclis tarafından kınama cezasıyla sınırlı kalır mı bilemem ama vatandaşın yaşanan kavgalara vereceği cevaplar muhakkak olacaktır. Kısaca izlerken utandık ve ziyadesiyle üzüntüye gark oldu. Nedir bu rezillik demekten kendimizi alamadık.