O BOYDA GALASIN
Bu aralar şehirde kültürel etkinlikler çok olunca, ben de oralara takılıp yazılarımda bu olaylardan bahsedince siyaset ve mizahdan biraz uzak kaldım. Diyim ki bu hafta da siyaset ve siyasete mizahi bir bakış yazam.
Aklıma ilk gelen konu, geçmiş dönemde bağımsız aday olan Muhtar Hacı Güneş oldu. Hacı Güneş, bir mitinginde ne demişti:
“Yav, biraz da benim peşim sıra gezin ha!”
İşte bu söz bana “Biraz da beni eleştirin.” diyen milletvekilimizi hatırlattı. Ahan da yazim… Ama peşinen söylim: Öle kızmaca, darılmaca yok! “Cızzz ederim, ağzan acı biber sürerim” falan demek de yok ha… Milletvekilimiz dedi, ben de yazim.
Gerçi bahsi geçecek olan milletvekilimizi daha önce de birkaç kez yazmıştım ama, demek ki ya okumamış ya da kurmayları kendisine iletmemiş. Ne bilem işte, belki de okumuştur. En son “Çimento ve Nahna” başlıklı bir yazı yazmıştım. Hatta köşe yazım, Nedisin Gakgo adlı üçüncü kitabımın 43 ve 44. sayfalarında da yer almıştı.
Neyse işte… Gelelim zurnanın zırt dediği yere.
Geçenler de bahsedeceğim milletvekilimiz Semih Işıkver, Kanal Fırat’ta Zeki Akbıyık’ın proğramına konuk olmuştu. Ben de proğramın son bölümünü izlemiştim. Yalnız başını nasıl kaçırdım diye de dizlerimi dövdüğümü belirtem. İzlediğim kadarıyla oldukça keyifli ve ilginç bir proğramdı.
Milletvekilimiz proğramda kendi kendine kızıp durdu, bol bol öz eleştiri yaptı. “Yav, beni niye eleştirmisiz, biraz da beni eleştirin.” dedi. “Yeterince başarılı olamadım.” diye sitem etti. Milletvekillerinin çoğunun şahsi işlerinin peşinden koştuğundan, şehirdeki vekillerle olan diyaloglarından, yapmak isteyip de yapamadıklarından falan bahsetti.
Zeki Akbıyık’la olan “fitne” mevzusu ise en ilginç bölümdü. Aralarında ne daha ne geçmişse, imalı imalı söylenip durdu.
Ben de, proğrama bir mesaj atıp:
“İlimiz milletvekilleri bir araya gelip bakanı ziyaret ettikten sonra neler oldu neler… Tekrar bir araya gelip bakanı ziyaret etseler daha neler olur neler…”diyerek yorumda bulundum.
Mesajımın ardından stüdyoda kısa bir gülüşme oldu.
Şimdi gelelim yazımın başlığının neden "bu boyda galasın" olduğu mevzusuna
Sayın milletvekilim başta şöyle bir iltifatta bulunam:
“Dünya döndükçe, zaman akıp gittikçe Elazığ’da çimento fabrikasını bulunduğu yerden, yani şehir merkezinden uzak bir yere taşıtmaya çalışan tek milletvekili olarak anılacaksınız.”
Ben, o fabrikanın ordan kaldırılabileceğine pek ihtimal vermeyenlerdenim. Hatta kimsenin de bu fabrikayı bulunduğu yerden kaldırmaya gücünün yetmeyeceğini düşünenlerdenim. Ama milletvekilimizin bu konudaki ısrarı da takdir edilecek bir olay.
İşin sonunda, eğer o fabrikayı bulunduğu yerden kaldırtamazsan, meşhur bir Elazığ sözüyle derim ki :
“O boyda galasın!” Niye? Çünkü bizi çok ümitlendirisin ondan.
Siyasi konulara çok girmem aslında. Ama milletvekilimiz televizyon proğramında “Niye beni eleştirmisiniz, yazmisiz?” diye sitem edip, özellikle eleştiri beklediğini ısrarla söyleyince dayanamadım, ben de yazdım.
Ahan da eleştirdim, Sayın Milletvekilim…
Nasıl iyi olmuş mu? Beğendiz mi?
Okuyup beğendiysen,beğen butonuna basıp bir emoji bırakırmısın. Ama lütfen… gülen emoji olsun!
*****
ASFALT YILI
MÖ 625’te icat edilip ilk olarak Babil yollarında kullanılmaya başlanan asfalt, 1868 yılında Osmanlı döneminde Taksim–Beyoğlu arasında yapılan ilk asfalt yol ile ülkemizde de kullanılmaya başlanmıştır.
Köklü bir geçmişe sahip olan asfalt, 2026 yılından itibaren Elazığ’da da uygulanmaya başlanmış; hatta bu yıla kısaca “asfalt yılı” denmiştir!
Şehrimizde ki Altyapı çalışmaları bitmeye başlayınca, bozulan yolların düzgün hâle getirilmesi zaruri olunca; MÖ 625’te icat edilip 158 yıl önce de ülkemizde kullanılmaya başlanan asfaltı Elazığlı yetkililer de görüp beğenmiş ve şehrimizde kullanmaya karar verince asfalt yılımız başlamış oldu. Biz de bittiği zaman asfaltı görüp beğenip mutlu olacak ve yapanlara kocaman teşekkür edeceğiz.
Yav, ben de ne yazı yazdım… Asfaltı icat edenler sağ olup bu yazıyı okusalardı mutluluktan ağlarlardı; biz de “asfaltçılar ağladı” derdik. Ya da kaymak gibi asfalt yollarımız bittiğinde atlarız arabamıza; fren–gaz yapıp, tekerleri “cıvvv cıvvv” diye öttürüp patinaj çekerek son sürat gider, “asfalt ağladı” deriz.
(Son sürat kısmı şakaydı.)
Lütfen trafik kurallarına uyalım.