BU BAŞKAN ÇOK FARKLI
Geceleri kültürel etkinliklere filan sık sık takılan biri olduğum için genelde TV izleme fırsatım olmi. İzlediğim zaman ise tercihimi mahalli kanallar, belgeseller, mizahi programlar ve filmlerden yana kullanim. Hele o açık oturumlar, tartışma programlarını filan hiç seyretmim. Yalnız merak ettiğim bir şey var: O programlara her gece çıkan kadrolu konuklar masraflarını nasıl karşıliler? İllaki yeme, içme, yol parası gibi giderleri olidir. Ayıptır söylemesi ben de Elazığ'daki TV kanallarımıza sekiz on kere canlı yayın konuğu oldum ve arabamla gittim; çiçeğimi, tatlımı hediye olarak götürdüm. Yani illaki bir masrafın oli. Neyse işte, nerden girdim bu mevzuya bilmim ki.
Ha, aklıma şimdi geldi. 15 Mayıs gecesi televizyonda canlı olarak yayınlanan, Ege Elazığ Dernekler Federasyonunun düzenlediği Elazığ kürsübaşı gecesini izledim ya, ondan girdim.
Oturdum ekranın karşısına, merakla izledim işte. Dedim hele bakam neler oli. İlk önce federasyon başkanı Metin Karataş konuştu. Dinlerken tak bi konu yakaladım. Başkan, protokolde olan —benim de ticaret lisesinden hocam, eski belediye başkanımız Süleyman Selmanoğlu'nun oğlu— AK Parti İl Başkanı Sencer Selmanoğlu'na hitaben, "Sencer Başkanım zorla da olsa sizi buraya getirtebildik hoş geldiniz " dedi. Aldı mı beni bir merak! Yav başkanım niye zorlisin? Sencer gardaş sen niye zorla gidisin? Neyse, bu mevzu ikisinin arasında, bizi ilgilendirmez.
Bizi ilgilendiren mevzu, AK Parti İl Başkanı Sencer Selmanoğlu'nun mikrofonu eline alıp söylediği türkü. Valla yalan yok, hoş söyledi. Sencer gardaşı Karaçor Işkın Festivali'nde halay çekerken de görmüştüm ama türkü söylediğine ilk defa şahit oldum. Başkanın on parmağında on marifet ve gençliği... Sencer Selmanoğlu dolu dizgin yolunda ilerli. Başarılarının devamını dilerim. Çok sevdiğim, saydığım hocam Süleyman Selmanoğlu hocamın da oğlu olunca, kendisiyle sosyal faaliyetlerinden ve yeteneklerinden dolayı gurur duydum. Zaten yıllardır şehrimizin böyle yetenekli ve genç başkanlara ihtiyacı vardı. Diğer partilerde de birkaç tane yetenekli genç başkanların olduğunu bilim ve takipteyim. Yeri geldiğinde parti ayrımı filan yapmadan yazarım.
*****
YURTBAŞI HİPODROMU
Sağdan soldan bi şekilde duymuşsuzdur herhalde. Duymayanlar için de ben yazam.
Elazığ'da at yarışları, yeni sezonu açıldı. Ben de sezon açılışını merakla beklediğim için ödüllü bir sunucumuzla doğru Yurtbaşı'ndaki hipodromun yolunu tuttuk. Giderken yolda, küçük sanayi sitesinin oradaki çıtır tatlıcıdan halka tatlı alıp ünlü mizah sanatçılarının fotoğraflarıyla süslenmiş mekanın önünde fotoğraflar çektik. Gerçekten tatlısı çok güzel. Ne zaman ordan geçsem hemen gidip tatlı alırım.
Hipodroma varınca hipodrom müdürümüzün yanına çıktık. O da F.Ü. Veteriner Fakültesi Koşusu için davetlilerle beraber protokol tribünündeydi ve bizi de oraya davet etti. Yarışı izleyip odasına geçip muhabbet ettik. Anlattığı birkaç olayı dinleyince "yoh yav" dedim.
Mesela 153 kişi hipodromda çalışimiş.
Varlık Fonu'na devredilmeden önce milyonlarca lira Yurtbaşı Belediyesine katkısı olimiş.
At yarışlarının haricinde adeta bir piknik alanı olan hipodroma her gün onlarca kişi piknik yapmaya gidimiş.
At yarışları için buraya gelip günlerce şehirde kalan insanların (at sahibi, seyis, jokey, nakliyatçı, yarış meraklıları) şehrin ekonomisine büyük bir katkısı olimiş.
Değerli müdürümüz Muhammet DEMİRÇELİK Bey'le tanışıklığımız yıllar öncesine dayani. Oraya her gittiğimde muhakkak yanına uğrar, hipodromu güzel bir yer haline getiren projelerini kendisinden dinlerdim. Zaten başarılarıyla adından sık sık söz ettirip TV ve gazetelerde görünen biri.
Benim en büyük meraklarımdan biri de at yarışlarını izlerken oradaki seyircilerin, at sahiplerinin o anki heyecanlarını, yani haletiruhiyelerini videoya çekip izlemektir. Zaten bu durumla ilgili geçmiş yıllarda gene bir yazı kaleme almıştım.
Elazığ'da yaşayanlara bir tavsiyem olacak. Gezip tozmayı, piknik yapmayı filan sevisez doğru Yurtbaşı hipodromuna gidin. Güzel bir hafta sonu geçirirsiz. At yarışı oynayın filan demim. Gidin atları, yarışlarını seyredin, manzara seyredin, piknik yapıp gelin.