PARKOMAT
Ev alisin, araba alisin, arsa alisin. ötv, çtv, mtv gibi onlarca vergi verisin, değil mi? Apartman gibi evler yapılırken de ya garajını yapacaksın ya da yapmayınca belediyeye parasını yatıracaksın, değil mi? Bunlar bilinen şeyler. Bir de belediye seçimlerinde vaat edilenler var: "Kazanırsak park sorununu ve yollarda oluşan trafik karışıklığını biz çözeceğiz." Vatandaş ne yapi? En güzel vaadi yapanı seçi. Aradan aylar geçi; kapalı otoparklar yapili, ücretli ! Yollar parsellenip parkomat koni, ücretli !
Dünya kadar vergiler vermişsin, ev, dükkân kirası ödisin ve ardından gelip arabanı park edisin, dakikası parayla. Olur mu yani, böyle de yapılmaz ki! Bu mu sizin çözüm şekliz? Millete nefes aldırmamakla mı çözeceksiz park sorununu, trafiği? Önceki yıllarda da uygulamaya kalktız parkomat işini ama tutmadı ve vazgeçildi. O dönemde de insanlar evinin, dükkânının önüne arabasını park etmeye çalışırken istenen paralar yüzünden bir sürü olaylar olup kavgalar çıkmıştı.
Şimdi bu kadar vergi veren, seçim vaatlerine inanan biri olarak evimin önüne para vermeden arabamı park edemiyecem mi? Çözüm bu mu? Tahminime göre biri çıkar, bu konuyu yargıya taşır ve kararı iptal ettirir. Zira başka şehirlerde de konu yargıya taşınmış ve yargı da vatandaşın lehine karar vermiş. Şehirdeki sivil toplum kuruluşları ve üzerine vazife olanlar bir an önce harekete geçerse çok iyi olur.
*****
ARAPGİR DE DERTLİ
"Sahipsiz Elazığ" deyince bizim vekiller ve yetkililer çok kızıp "Sahipsiz demeyin, ayıp oli, biz şehrin sahibiyiz." deyince artık biz de korkumuzdan tırsıp "Sahipsiz Elazığ" dememeye başladık. Onun için baktım Arapgirliler yolları için isyan edip meselelerine sahip çıkılmasını istiler, bari ben de onlara "sahipsiz" diyem dedim.
Bizim eski ilçemiz Arapgirliler, "Duble yol isteriz!" diye ayağa kalkmışlar. Bi ara da "Bizi Elazığ'a bağlayın." diye isyan etmişlerdi. Bunların temel sebebi, Malatyalı yetkililerin Arapgir'e olan duyarsızlıkları ve oranın sorunlarıyla yeteri derecede ilgilenmemeleri olabilir. Buradan Arapgirlilere bir tavsiyem olacak: Hani bi ara çok kızıp "Bizi Elazığ'a bağlayın." diyidiz ya, bakın burdan diyim Elazığ'a bağlanınca sorunlarınız hallolacak diye hayal kurmayasız. Size ulaşımla ilgili Elazığ'dan birkaç örnek vereyim.
Elazığ'da Pertek'e 40 senedir köprü yapılmi. Baskil'in 30 km'lik yolunu senede 5 km yaparak çözmeye çalişiler. Özellikle yaz aylarında ve tam da turizm zamanı Keban ve Malatya yollarında şantiyeler açıp kazmayı vuriler ve işkence ediler. Kuzey Çevre Yolu diye bir yol yapılacaktı, yarısı yapıldı, yarısı ortada yok. Alt geçit yerine akıllı kavşak yaptılar, her gün kaza oli. Arapgirliler; sizin de başlıca sorununuz yol olduğu için Elazığ'dan birkaç yol problemi örneği verdim. Daha "Bizi illa Elazığ'a bağlayın!" der misiniz, demez misiniz artık tercih sizin.
Ha bu arada, geçen sene Arapgir'de bir reyhan şerbeti içmiştim ve tadı damağımda kalmıştı. Fiyatı da çok ucuzdu. İlk fırsatta tekrar reyhan şerbeti içmeye gidecem. Yav sizin reyhan şerbetiniz, üzümünüz, biberiniz de çok meşhur. Biraz fazla üretin, satın bu ürünlerinizi, yapın yollarızı. Şaka yaptım şaka. Hemen ciddiye almayasız.
*****
DİL YARASI
Bugünlerde dilimin üstünde hafif lekeler oldu. Tembel biri olduğum için doktora gitmeye erindim ve çok koşup dili bir karış dışarı çıkan hayvanlar gibi dilimi bir karış dışarı çıkarıp resmini çektim ve tanıdık doktorlara resmi yolladım. Doktorlar bakıp teşhis koyup sebep ve tavsiyelerini yazdılar. Ben de "dil yaramın" sebepleri hakkında tahminler yürütmeye başladım. En ilginç tahminim de şu oldu: Acaba farkında olmadan köşe yazılarımın birinde bir yalama, diğer bir deyişle yalakalık mı yaptım acaba? Valla sebep olarak ilk aklıma bu mevzu geldi. Başka neden ola ki? Gardaş, böyle yalaka bir durumum olursa ve ben de ayıkmazsam aman ha beni ayıktırın. İlaç, doktor fiyatlarını bilisiz işte. Başta ayıkıp tedbir almazsam bana pahalıya mal olur.