ÇANAKKALE’DEN SAMSUN’A UZANAN DEHA VE RUH: HARPUT’UN İKİ PAŞASI VE 19 MAYIS’IN MEŞALESİ
Tarih kitapları bazen devasa olayları sadece rakamlara ve soğuk tarihlere hapseder. Oysa Çanakkale ve ardından gelen İstiklal Mücadelesi, sadece birer savaş değil; imanla çeliğin, inançla emperyalizmin karşı karşıya geldiği, bir milletin küllerinden doğduğu ebedi bir destandır. Bugün 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nın coşkusunu yaşarken, sönmeyen o bağımsızlık meşalesinin ilk güçlü kıvılcımlarının çakıldığı Çanakkale’yi ve o destanın gizli mimarlarını anmak, boynumuzun borcudur.
Çanakkale’den Samsun’a uzanan o şanlı köprüde, Anadolu’nun her köşesinden olduğu gibi, Harput diyarının yiğitliği ve Elazığ’ın bağrından çıkan iki büyük komutanın stratejik dehası kazılıdır. 19 Mayıs 1919’da Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’da başlattığı o büyük yürüyüşün özgüveni, aslında Çanakkale’de "yenilmez" denilenlerin mağlup edilmesiyle kazanılmıştı.
Denizde ve Karada Elazığ Mührü
Bugün "Çanakkale Geçilmez" mührünü tarihe gururla vuruyorsak ve bu özgüvenle Kurtuluş Savaşı’nı başlatabildiysek, bu başarının denizdeki askeri mimarlarından biri kökleri Elazığ’ın kadim toprağı Arapgir’e dayanan, "18 Mart Kahramanı" Orgeneral Cevat Çobanlı’dır. Cevat Paşa; bir matematikçi titizliğiyle deniz savunmasını kuran, imkânsız denileni inançla birleştiren bir komutandı.
Ancak Elazığ’ın Çanakkale’ye, dolayısıyla cumhuriyete giden yola vurduğu mühür sadece denizle sınırlı değildi. Karada, o en kanlı siper savaşlarının yaşandığı Anafartalar hattında ise bir başka hemşehrimiz, askeri disiplini ve sarsılmaz iradesiyle devleşen Yakup Şevki Paşa (Subaşı) vardı. Mustafa Kemal Paşa ile omuz omuza çarpışan, daha sonra Milli Mücadele’nin de en kritik safhalarında (gerek Tahkimat Komisyonu Başkanlığı gerekse de Büyük Taarruz'un 2. Ordu Komutanlığı gibi görevlerde) yer alacak olan Yakup Şevki Paşa, Harput’un bağımsızlık karakterini cepheye taşıyan isimdi.
Denizde Cevat Paşa’nın zekası, karada Yakup Şevki Paşa’nın azmi ve dirayeti düşmana geçit vermedi. Boğazın serin sularına gömülen o kibirli armada, 19 Mayıs’ta Samsun’da şahlanacak olan Türk mukavemetinin de habercisiydi. Bu iki Elazığlı komutanın duruşu, tıpkı bir Elazığ dik halayı gibi mağrur ve sarsılmazdı.
Çanakkale Ruhu, Gençliğin Aynasıdır
Çanakkale’yi ve 19 Mayıs’ı sadece askeri başarıyla açıklamak yetersiz kalır. Harput’un iki paşasının kurduğu o çelikten savunmanın ve Atatürk’ün Samsun’a çıkarken yüreğinde taşıdığı inancın arkasında, bu toprakların maneviyatıyla yoğrulmuş bir "ruh" vardı.
Bugün Atatürk’ün bu büyük bayramı emanet ettiği Türk Gençliği, işte bu ruhu iyi anlamalıdır. Çanakkale’yi geçilmez kılan; mermiden önce imanın, açlıktan önce vatan aşkının olmasıydı. Harput’tan çıkan bir delikanlı ile Rumeli’den gelen bir Mehmetçiği aynı siperde buluşturan, "bayrak yere düşmesindense can vermeyi" tercih ettiren ortak bir millet şuuruydu. İşte o şuur, 19 Mayıs’ta "Ya istiklal ya ölüm!" parolasına dönüştü.
Geleceğe Yürürken...
Elazığlı komutanların ve askerlerin cephede gösterdiği kahramanlık, tarihimizin en şerefli sayfalarından biridir. Onlar o gün cepheye maaş veya makam için değil; ezan susmasın, vatanın namusu çiğnenmesin diye koştular. Cevat Paşa ve Yakup Şevki Paşa’nın askeri dehası, Mehmetçiğin sarsılmaz iradesiyle birleşince, sadece düşman orduları değil, bir milletin makûs talihi de yenildi ve cumhuriyetin kapısı aralandı.
Bizlere ve aziz gençliğimize düşen görev, bu büyük mirası sadece yıldönümlerinde hatırlamak değil, o ruhu karakterimize nakşetmektir. 19 Mayıs, geçmişin bittiği yer değil, geleceğin başladığı gündür. Ve o geleceğin harcında Elazığ’ın alın teri, stratejik akıllı paşaları, duası ve şehit kanı vardır.
Bugün 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutlarken; Samsun’dan yükselen bağımsızlık nidasının içinde Cevat Paşa’nın denizdeki çelik iradesini, Yakup Şevki Paşa’nın karadaki sarsılmaz dik duruşunu, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının asil ruhunu ve Harput’un yiğit evlatlarının nefesini hissetmeye devam ediyoruz.
Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, Harput'un gururu paşalarımızı ve bu vatan için canını feda eden tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.
19 Mayıs Bayramımız kutlu olsun! Ruhları şad, mekanları cennet olsun.