Elazığ; kadim şehir...
Tarih kokan, yiğitliğin şan saldığı, vatan aşıklarının ve evliyaların şehri...

Cümlelerin tarif etmekte yetersiz kalacağı bir şehir. Üç tarafı barajlar ve nehirlerle çevrili coğrafyasıyla sanki küçük bir Türkiye...

Tarihin derinliklerinden süzülüp gelen bir kültürü yaşayan Elazığ, aslında bugün bulunduğu noktadan çok daha ileride olmalıydı. Ne yazık ki son yirmi beş yıldır plansız yapılaşma ve benzeri sebeplerle hak ettiği ivmeyi yakalayamamıştır.

Gözbebeğimiz Elazığspor
Konuyu dağıtmadan gözbebeğimiz Elazığsporumuza getirelim. 10 Mayıs Pazar günü Muğlaspor ile oynadığımız 1. Lig’e yükselme final maçını, maalesef şanssız bir şekilde penaltılarla kaybettik. Çok üzüldük; lakin futbol bu, her türlü sonuca "eyvallah" demeyi bilmeliyiz. Üst lige çıkan Muğlaspor’u da tebrik eder, başarılar dileriz; sonuçta o da bizim ülkemizin takımıdır.

Unutmamalıyız ki futbol; sosyal bir faaliyettir, bir eğlence aracıdır. Futbol bir savaş aracı değildir; hele hele bir küfür etme aracı hiç değildir. Futbol, aynı zamanda bir şehrin tanıtımını yapan en önemli vitrindir. Her spor dalı gibi futbol da gençlerimizi kötü alışkanlıklardan korur.

İşin özü, nasıl ki bir ürünün üretimi için bir fabrika gerekiyorsa, futbolcu yetiştirmenin de bir temeli vardır. Elazığ, geçmişte çok önemli sporcular ve futbolcular yetiştirmiştir. Ancak yeniden o günlere dönmek için işin mutfağına inmek şarttır. Bunun için köklü projelerin devreye sokulması gerekir.
Belediyemiz, Valiliğimiz, Üniversitemiz, okullarımız ve iş adamlarımız el ele vererek projeler üretmelidir.
Bireysel sporlar için her mahallede salonlar açılmalı; buralarda görev yapacak antrenörler belediye ve valilik bünyesinde istihdam edilmelidir.
Başta okullar olmak üzere yetenekli gençlerimiz titizlikle tespit edilmeli; milli sporcu olma yolunda her türlü destek sağlanmalıdır.

Özellikle belediyemiz bu konuda ciddi bir misyon üstlenmelidir. İmkansızlıklar yüzünden sporu bırakmak zorunda kalan yetenekli evlatlarımıza sahip çıkılmalıdır.

Elazığsporumuzun altyapısına hayati bir önem verilmelidir. Şehrimizde Eren Kurnaz ve İlhan Aydın gibi çok değerli teknik adamlar ve spor insanları var. Bu isimlere sporcu yetiştirme konusunda yetki ve görev verilmelidir. Altyapı güçlenirse Elazığspor kalıcı olarak başarılı olur.

Şehrimizin kurumları ve iş adamları sadece final maçlarında sponsor olmakla kalmamalı, işin mutfağına destek vermelidir. Şimdi kolları sıvama zamanı! Hedeflerimiz için bugünden hazırlanmalıyız. İşi son güne bırakmadan, sistemli bir şekilde hareket etmeliyiz.
Bu şehir her şeyin en iyisine ve en güzeline layıktır.
Çünkü bu şehir EL-AZİZ’dir.