Tarihin Canlı Hafızası: Harput’un Sönmeyen Meşalesi Belek Gazi
Anadolu’nun Türk vatanı haline gelmesi, bir tesadüfün değil; asırlar süren bir imanın, sarsılmaz bir iradenin ve eşsiz bir stratejinin neticesidir. On birinci yüzyıldan itibaren Kızıl Elma ülküsünün peşinde Anadolu içlerine uzanan Türk beyleri, sadece sınırları belirlememiş; attıkları her adımda toprağa bir kimlik, şehirlere bir ruh üflemişlerdir. Bu büyük yürüyüşün, Harput’un bağrında yükselen en görkemli nişanesi ise kuşkusuz Belek Gazi’dir.

"6 Mayıs, şehadetinin 902. yıl dönümünde Belek Gazi’yi anmak; sadece geçmişe dair bir yad ediş değil, bu coğrafyanın nasıl vatanlaştığını yeniden idrak etme davasıdır."

Haçlı Surlarında Bir Türk Kasırgası
Selçuklu’nun efsanevi komutanı Artuk Bey’in torunu olan Belek Gazi, 1115 yılında Harput’ta Türklük sancağını açtığında, aslında bir medeniyetin kalesini inşa ediyordu. Onun mücadelesi yalnızca yerel bir hâkimiyet kavgası değildi. O, İslam coğrafyasını istila etmek isteyen kana susamış Haçlı güruhun önüne set çeken, bölgenin makûs talihini değiştiren stratejik bir aklın adıydı.
Urfa Kontu Joselin ve Birecik Senyörü Galeran gibi dönemin en mağrur Haçlı liderlerini esir alarak dize getiren bu irade, Türk’ün yenilmezliğini tarihin sayfalarına altın harflerle kazımıştır. 5 Mayıs 1124 günü Menbiç yakınlarında on bin kişilik Haçlı ordusunu bozguna uğratan Belek Gazi, zaferin hemen ertesi günü, 6 Mayıs’ta bir kuşatma esnasında şehadet şerbetini içmiştir.
O gün bedenini ruhundan ayıran o ok, Türklüğü yolundan döndürememiş; aksine o ruhu, bin yıllık bir hafızaya dönüştürmüştür.
Taş Değil, Ruh; Geçmiş Değil, Gelecek!
Bugün Harput’un yükseklerinden şehre bakan Belek Gazi heykeli, sadece bir anıt değildir. O, yenilmez bir Türk ruhunun cisimleşmiş halidir. Elazığ’ın mayasında Belek Gazi’nin alın teri, mücadelesi ve kanı vardır. Bu yüzden onu anmak bir nostalji değil, bir hafıza tazelemedir.
Şehirler, üzerinde yaşayanların cesareti kadar vatandır. Bugün Elazığ toprakları, Belek Gazi’nin namına uygun şekilde; vatanının ve milletinin yanında dimdik duran binlerce insanıyla, aynı Haçlı zihniyetinin bugünkü uşaklarına karşı aynı sarsılmaz duruşu sergilemeye devam etmektedir.
Rahmet ve Minnetle
Suriye topraklarında medfun olsa da gönlü ve mirası her daim Harput’un burçlarında yaşayan; Anadolu’nun Türkleşmesi ve İslamlaşmasının mimarı büyük Türk kumandanı Behramoğlu Belek Gazi’yi rahmetle anıyoruz.
Bazı isimler tarihe yazılır, Belek Gazi gibi isimler ise bizzat tarihin kendisi olur. Onun açtığı yolda, bıraktığı mukaddes emanet; ay-yıldızlı bayrağın gölgesinde ebediyen yaşayacaktır.