Bazı binalar yalnızca duvarlardan, pencerelerden ve çatılardan ibaret değildir. İnsanların yollarının kesiştiği, mektupların umut taşıdığı, şehrin gündelik hayatına karıştığı yerlerdir. Elazığ’ın tarihî Postane binası da bu yapılardan biri. Bugün kapıları kapalı olsa da şehrin hafızasındaki yeri hâlâ açık.
Bu binanın korunması gereken bir kültür varlığı olduğu 20 Nisan 2011’de tescil kararıyla kayıt altına alındı. Kurul kararında, yapının Elazığ’da Cumhuriyet Dönemi kamu mimarisinin ilk örneklerinden biri olduğu ve özgün mimari nitelikler taşıdığı belirtildi. Ardından rölöve, restitüsyon ve restorasyon kararları alındı. Yani binanın tarihî değeri yıllar önce tespit edildi; korunması ve geleceğe taşınması için de resmî süreç başlatıldı.
Aradan geçen yıllar, ne yazık ki bu sürecin tamamlanmasını sağlayamadı.
24 Ocak 2020 depreminden sonra bina hizmete kapatıldı. Güçlendirme ve restorasyon beklentisi doğdu. Ancak 30 Temmuz 2026 tarihli kurul kararı, revize restorasyon projesinin eksikleri nedeniyle uygun bulunmadığını ortaya koydu. Müdahale paftası iletilmemiş, kesit ve planlar arasında uyumsuzluklar tespit edilmiş, mahal isimleri projede yer almamıştı. Kurul, eksiklikler giderildikten sonra projenin yeniden değerlendirilebileceğini bildirdi.
Şimdi yanıt bekleyen sorular ortada: Eksikler giderildi mi? Proje yeniden kurula sunuldu mu? Restorasyon ve güçlendirme için ödenek ayrıldı mı? Çalışmalar hangi tarihte başlayacak, ne zaman tamamlanacak?
Bu soruların yanıtı, yalnızca bir binanın geleceğini değil, Elazığ’ın tarihî mirasına nasıl sahip çıktığını da gösterecek. Çünkü korunması gerekli olduğu tescil edilen bir yapının yıllarca kapalı kalması, ardından proje eksikleriyle gündeme gelmesi, sürecin artık açık ve anlaşılır biçimde yürütülmesini zorunlu kılıyor.
Postane binasının yeniden hizmete açılması, şehrin geçmişiyle bağını güçlendirebilir. Elbette bunun için önce restorasyon sürecinin bilimsel ve teknik gerekliliklere uygun biçimde tamamlanması gerekir. Sonrasında binanın hangi işlevle kullanılacağı da açıklanmalıdır. Elazığlıların beklentisi, tarihî yapının kaderinin belirsizliğe bırakılmaması ve asli işleviyle ya da kent hafızasına yakışan bir amaçla yaşatılmasıdır.
2027 bütçesi hazırlanırken milletvekillerinin ve ilgili kurumların bu dosyayı gündeme alması gerekiyor. Bütçede ödenek, kurumlar arasında koordinasyon ve kamuoyuyla paylaşılacak gerçekçi bir uygulama takvimi… Artık beklenti bunların somutlaşmasıdır.
Elazığ’ın merkezindeki bu yapı, geçmişten kalan bir hatıra olduğu kadar geleceğe bırakılacak bir emanettir. Tescil kararıyla koruma altına alınan tarihî Postane, daha fazla bekletilmemeli. Şehrin hafızasına sahip çıkmak, önce o hafızayı yaşatacak adımları atmaktan geçiyor.